Ubuntu üzerinde BIND9 DNS Kurulumu

MeeGo Türkiye’yi yeni VPS sunucusuna taşırken DNS ayarlamalarını yapmayı da öğrenmiş oldum, şimdiye kadar pek de uğraşmadığım bu konuda ortaya hızlı bir şeyler çıkartmak zamanımı aldı, bu yüzden sizin de zamanınız benzer şekilde boşa gitmesin diye BIND9 DNS kurulumu ve basit ayarlamalarını anlatmak istedim. Bu yazı BIND9 üzerine gelişmiş bir anlatım değil, basitçe onun nasıl işinizi görmenizi sağlayacağı üzerinedir.

 

Bu yazının tamamını oku »

VPN Kullanımı: OpenVPN ile Anonimlik, Sansürü Aşma ve Kriptolama

Geçenlerde 22 Ağustos Sansürünü Aşma Yolları ile ilgili bir şeyler karalamıştım. Orada genel hatlarıyla sansürün nerelerden vurabileceği ve alternatifler üzerine yazmıştım ama fazla teknik detay yoktu. Bu sefer biraz daha işin mutfağına gireceğiz ve OpenVPN kullanımını anlatacağım.

VPN kullanacaksak önce ne istediğimizi bilmemiz gerekiyor; iki seçeneğimiz var, PPTP ve OpenVPN. Ben başlıktan da anlaşılacağı üzere OpenVPN anlatacağım, ikisi arasındaki fark nedir derseniz: OpenVPN, PPTP’den çok daha güvenli ve stabil bir servis, ancak çalışmak için ekstra yazılıma ihtiyaç duyuyor ve dolayısıyla bu yazılımı desteklemeyen cihazlarda (bazı gudik mobil cihazlarda) çalışmıyor, diğer yandan PPTP çalışmak için ekstra bir istemciye ihtiyaç duymadığı için bu cihazlarda da kullanılabiliyor. Masaüstü veya akıllı cihazlar (N900 mesela) için düşünüyorsanız bunun bir önemi yok tabii. Ben VPN’i bilgisayarım, netbookum ve Nokia N900 üzerinde kullandığım ve hepsi OpenVPN desteklediği için tercihimi bu yönde kullandım.

Bu yazının tamamını oku »

Penguen Dondurma

Geçen gün N900′ümle yakaladığım bir kare, fırsat bulup bir gün gitmek istiyorum bu mekana:

Nokia, Özgür Yazılım Dünyasından Ayrıldı


Nokia ve Microsoft’un sunduğu canlı webcast birkaç dakika önce bitti, sanıyorum ki FOSS’un, özellikle mobil Linux’ların yiyebileceği en ağır darbelerden biri oldu bu, Maemo ile birlikte ilk kez ana akım cihazlarda GNU/Linux görmeyi beklerken, Nokia tüm FOSS camiasından ayrıldığını açıklamış oldu.

Kısaca gelişmeler şöyle: Artık Nokia R&D (Araştırma/Geliştirme) bütçesini kısacak, Symbian’ın gelişimine tamamen son verilecek, Ovi mağazası Microsoft Marketplace’e entegre edilecek, MeeGo’ya yapılan yatırım %50 oranında kısılacak, Qt için bir açıklama gelmedi sanıyorum ama, ona da Nokia’nın destek vermek için bir amacı yok, çünkü Nokia Windows Phone kullanan yeni cihazlarında Qt kullanmayacak. MeeGo ilk defa bu kadar büyük bir güçle, mobil cihazların etrafını (netbook,IVI,smartphone,tablet..) saracakken Nokia’nın bu yaptığına küfür etmemek çok zor. Sonuçta Nokia, Dell gibi, HTC gibi sadece cihaz üreten uyduruk bir üreticilerden biri olacağı gibi, tüm geliştirme projelerinin fişini çekiyor ve FOSS desteğine son vererek baş düşmanlarından biri olan Microsoft ile anlaşıyor.

Bu yazının tamamını oku »

1 Yılda Maemo/N900 Gelişmeleri (veya: OSS 101)

Bundan yaklaşık 1 yıl kadar önce N900 ve Maemo üzerine bir inceleme yazmıştım. Halen muhtelemen Nokia N900 üzerine bulabileceğiniz en detaylı incelemedir, ve oldukça da tuttu, amaç sadece dökümantasyon eksiğini gidermek iken Maemo üzerine yazdığım üç yazı, blogumun en çok yorumlanan üç yazısı oldu, yine ilk 10′da Maemo ile ilgili 5 yazı var. İncelemeyi bitirirken sonlara doğru Maemo’nun açık bir platform oluşunun bu cihazı daha çok daha geliştirebileceği ve açık kaynak mobil cihaz tasarımının faydalarını dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım. O gün incelemeyi yazarken insanları çok fazla heveslendirip yanlış bir alışverişe yol açmaktan kaçındığımı söyleyebilirim ama bugün için aslında ne kadar doğru konuşmuşum, keşke detaylıca anlatsaymışım diyorum. Bu yazımda Maemo bir yılda ne kadar ilerledi ve OSS (Açık Kaynak Yazılım) bu gelişime ne kadar katkıda bulundu, biraz bunlardan bahsedeceğim. İşin mutfağıyla ilgilenmeyenler için sıkıcı olabilir, uyarımı yapayım.

Bu yazının tamamını oku »

GNU/Linux’da Açılışta Komut Çalıştırmak

Buna aslında neredeyse bir senedir ihtiyacım vardı ama açıp okuma zahmetine katlanmamıştım, geçenlerde gelen bir ilham sonucu aradan çıkmış oldu ve aslında çok basitmiş. Çok kısa bir şekilde, açılışta nasıl komut çalıştırabileceğinizi anlatayım. Bu örnekte biz Logitech G15′in sürücülerini çalıştıracağız. Çalıştırdığımız bütün komutlar süperkullanıcı yetkilerine sahip olacağından dikkatli olun.

Bunu yapmak için düzenleyeceğimiz dosyanın adı /etc/rc.local başka yerlerde önce şuraya ekle, sonra buraya sembolik link yap vs. uzun anlatımlar var ancak bu işimizi görecektir.  Terminalden,

sudo nano /etc/rc.local

yapıyoruz. Karşımıza şöyle bir şey çıkacak:
Bu yazının tamamını oku »

OpenSOZLUK

“Tomorrow is the only day in the year that appeals to a lazy man.” ~Jimmy Lyons

Bilmeyenler için; OpenSOZLUK benim kendimi geliştirme amaçlı giriştiğim bir PHP (dolayısıyla CSS/HTML/SQL ve istemeye istemeye JS) projesi, amacı açık kaynaklı, patlayıp çatlamayan, saçmasapan lisans problemleri olmayan bir interaktif sözlük yazılımı oluşturmak, yani “kendi minik ek$i-sözlük  klonlarımızı host etmek” amacı var diyebiliriz.

OpenSOZLUK üzerine sonunda çalışmaya başlayabildim, hatta sallantıda diyebileceğimiz CSS bilgim ve yeni yeni geliştiğim Gimp ile (öyle bir yetenek düşmanıyımdır ki, Gimp’le bunları yapabildiğime halen inanamıyorum diyeyim, büyüksün Gimp!) default şablon adayı bile hazırladım ona, biraz fazla devlet dairesi gibi oldu, aslında aklımdaki tasarım çok renkli, canlı, web2.0 bir şeydi ama oturup çizebilecek bir adam olmadığımdan en azından şimdilik basit bir şey yapmayı tercih ettim. Şablon desteği sayesinde belki ileride daha farklı tasarımlar da çıkarabilirim ortaya (aslında renkleri değiştirsem bu da canlı görünebilir), ya da bu işi benden daha iyi yapabilecek birileri el atabilir de. Her şekilde, “teorik olarak” çalışan bir tasarıma bakıp bu benim eserim diyebilmek zevkli oluyormuş.

Sıfırdan bir şeylere girişmenin gerçekten yorucu olduğunu farkettirdi bana OpenSOZLUK, ve hazır bir sistemi alıp dayayıp döşemek, düzenlemek gibi olmuyor gerçekten, gönüllü bir projede uğraşmak misli misli zor geliyor insana. Bunun yanında, bazı şeylerle de aramı iyileştirmemi sağladı tabii. Mesela PHP’de neredeyse hiç kullanmadığım fopen() -öğrenmesi 10sn falanmış tabii-, .htaccess ve mod_rewrite, “tasarımla kod nasıl ayrılır”, ” fonksiyon neden yazıyoruz ki”, ” ne demek o kadar SQL sorgusu yavaşlatır yeaa” gibi olayları hafif hafif çözdüm diyebilirim. Freenode’daki ##php kanalındaki arkadaşlar da beklemediğim kadar (RTFM veya Let me google it for you linki bekliyordum) yardımcı oluyorlar sağolsunlar :)

Bir kaç not olarak; IDE olarak Netbeans iddiamda kararlıyım, gerçekten her anlamda etkili bir yazılım bu, işleri çok kolaylaştırıyor. XHTML’in ömrü dolmaya yakın diyorlar, XML ile aranız yoksa HTML 4/5 en iyisi. XHTML 2 sanırım iptal edilmiş, HTML 5′in de ne kadar kapsamlı olduğuna bakılırsa haksız bir iddia sayılmaz. CSS’de ufak bir hackle footerı en aşağı kaydırabiliyorsunuz. (SVN’deki style.css’de bir örneği var) Daha aklıma gelmeyen şeyler de vardır bir sürü.

Projeye yardım etmek, bana akıl vermek (“Knowledge is power. Guard it well.”), şunu olmamış bunu yapamamışsın bik bik etmek (bunun da faydası oluyor bir anlamda) isteyenler çekinmesin, her yönden bana ulaşabilirsiniz.

SVN ve Proje takibi: projeler.aranelsurion.org

Kopete için Pencere/Smiley Teması

IM ihtiyaçlarım için Kopete kullanıyorum, bu neredeyse 3 yıldır böyle. Aralarda Pidgin ve aMSN denediğim de oldu ancak Kopete’deki rahatlığı bulamadım onlarda, ekranın bir kenarına küçücük yerleşip, WLM ve Jabber üzerinden metin gönderip almamı sağlıyor ya, bana yetiyor. Bunun dışında Günlükleme, Şimdi Dinleniyor ve Şifreleme eklentileri var, hem de Knotify ile uyumlu çalışıyor, bir KDE kullanıcısı daha ne isteyebilir? Kopete’nizin tasarımına önem veriyorsanız, işte benimki:

Pencere teması: Simply Smooth

Smiley teması: White emoticons that work

Bu ikisinin şimdiye kadar yapılmış en iyi Kopete temaları olduğunu düşünüyorum, sevimli, sade, ve beyaz rengiyle varsayılan KDE temasına çok uyumlular, en az 1 senedir varlar ve halen daha iyisini yapabilen çıkmadı. Hatta bu temalar yokken Kopete’de bir eksiklik hissediyorum diyebilirim. Bundan çook önceki temam Glossyk 4′dı, kONE’nin afillisi gibi. Daha “Windows-umsu” bir tasarım için denenebilir.

Projeler.Aranelsurion.Org ve SVN

Geliştirdiğim ve geliştirmeyi düşündüğüm projeler için düzgün bir alana olan ihtiyaç üzerine Trac ve SVN kullanmaya karar verdim, vaktim olduğu sürece artık burayı kullanarak destek vermeye devam edeceğim. Bu sayede geliştireceğim özgür yazılım projelerinin hata takibi, versiyonlama, dökümantasyon, barındırma ve kod paylaşımı işlevlerini kolayca ve otomatik olarak halletmiş olmaktayım. Şimdilik fazla bir şey yok içinde, OpenSOZLUK’ün yeniden geliştirilmesi için burayı kullanacağım, turkish-l10n’i de buraya geçirmem mümkün, zira onu takip etmek de -özellikle major sürümlerde- zahmet halini almaya başladı. Belki bir kaç yeni projemi daha yakın zamanda  buraya gömmem mümkün.  Hem kendi sistemim için gerekmesi hem de herkesin iyiliği için Trac’in de ciddi bir kısmını çevirdim ve commit ettirdim, %82′de falan olması lazım. Sanırım Trac nasıl adam edilir üzerine bir şeyler de yazabilirim yakında, ilk kurulumda sinir bozucu yanları oluyor. El atmışken Projeler sayfamın da tasarımını yeniledim, eski karmakarışık zevksiz haline göre bir şeye benzedi şimdi.

Bir şeyler geliştirmeye, yapmaya çalışıyorsanız SVN ve Trac’i kesinlikle öneriyorum. Benim kullanmaya başlamam daha çok, gözümü bir çok şey üstünde tutmak zorunda kalmam ve tek başına elime yüzüme bulaştırıp “ulan şunları otomatiğe bağlasak ya” demem üzerine oldu. Daha açıkçası, kopyala/yapıştır yaparak versiyonlama, Basket’e not yazarak hata takibi, .tar.gz dosyası halinde barındırma, pastebin ve MSN üzerinden kod paylaşımı olmuyor diyeyim. Kişisel iş için harcadığınız vakte değmeyeceğini de sanmayın, değiyor. Her an elinizin altında sizin için etrafı toplayan bir yazılımın olması büyük rahatlık, üstelik  bir “gaz bonusu” da var bunun. İşinize her zaman yarayabilecek deneyimler kazanmak da mümkün.

Bir de, Maemo’nun da etkisiyle Python’a bir dönüş yapayım, ama bu sefer Hello World düzeyinde -tamam o kadar da değildi ama..-  kalmayayım diyorum, yaparsam görürsünüz. Özetle; we need more gold!

SVN Deposu: svn.aranelsurion.org

Proje Deposu: projeler.aranelsurion.org

Projeler: http://www.aranelsurion.org/projeler

Tor, TorButton/FoxyProxy ve Dreamhost SOCKS5 Proxy

Sansür Türkiye’de yeni boyutlar kazandıkça çözümlerde de yeni ufuklara yelken açmak gerekiyor. IP-tabanlı yasakların başlamasıyla artık DNS değiştirme çakallığı sökmeyecek, hatta şimdiden YouTube’a girerken işe yaramıyor artık. Bu durumdan yırtmak için ben kendi tercih ettiğim 2 yöntemden bahsedeceğim. Tor ve SOCKS5 vekilleriyle yasakları delmeniz oldukça kolay, Firefox ile entegre ederek basitçe yasakların üstünden atlayabilir ve nanik yapabilirsiniz.

Öncelikle DNS sunucularımızı her şeye rağmen değiştirelim. Zira bir çok site henüz IP-tabanlı engellenmiş değil, Google’da “dns değiştirme” olarak ararsanız yeterli kaynak bulabilirsiniz bu mevzuda. Ben DNS için 8.8.8.8′i (Google DNS) tercih ediyorum. GNU/Linux’ta DNS değiştirmek için /etc/resolv.conf‘u düzenlemelisiniz. Eğer bu dosya sürekli kendini tekrar eski ayarlara alıyorsa onun sorumlusu NetworkManager, bu durumda DNS ayarlarınızı buradan yapmanız gerekiyor, KDE’de bunun için knetworkmanager’i kullanabilirsiniz. DNS ayarları değiştirildikten sonra emin olmak için konsoldan bir kaç DNS-engelli siteye ping atın. Tarayıcınız duruma halen uyanmamış olabilir, mesela Firefox, genellikle DNS değişikliklerine geç uyanıyor. Bu durumda emin olmak için farklı bir tarayıcıyla deneyebilirsiniz.

Bu yazının tamamını oku »