﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aranel Surion&#039;un Blogu &#187; Bilişim</title>
	<atom:link href="http://www.aranelsurion.org/kategori/bilisim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aranelsurion.org</link>
	<description>Bilişim dünyasını kucaklayan blog.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 01:10:47 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sony Ericsson MBW-150, N900 üzerinde OpenWatch İncelemesi</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sony-ericsson-mbw-150-n900-uzerinde-openwatch-incelemesi</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sony-ericsson-mbw-150-n900-uzerinde-openwatch-incelemesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 01:10:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[hitech]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[maemo]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=959</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-961" title="20100906_001" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100906_001-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><br />
<em>Kendime bir kol saati arıyordum, önce akıllı, ne bileyim GSM&#8217;li, müzik çalarlı bir şeyler almayı düşündüm, ancak cebimde N900 taşırken GSM&#8217;li kol saati ihtiyacım yoktu aslında, ben de zaten James Bond değildim. Sonra aklım ThinkGeek&#8217;deki E-Ink saate kaydı, neredeyse alacaktım da. Hiçbir zaman estetik insanı olamadım, bence fonksiyonellik estetiği döver. E-Ink saat gerçekten estetik ve hoş durmasına rağmen içim rahat etmedi çünkü epey bir parayı, saati göstermekten daha teknolojik bir iş yapmayan bir alete bayacaktım, kaybet kaybet anlaşması gibi bir şey. Sonra Maemo forumlarında OpenWatch&#8217;i gördüm, oradan yola çıkıp MBW&#8217;yi araştırdım derken kendimi bir MBW-150 almış ve mutlu bir müşteri olarak buldum. İşte bu incelemede SE MBW-150 &#8216;yi, ne numaraları olduğunu ve N900 üzerinde OpenWatch deneyimimi anlatacağım.</em></p>
<p><br />
SE MBW-150, basitçe, üzerinde ufak bir ekranı bulunan oldukça hoş bir analog saat diyebiliriz, elbette bu ekranı sayesinde aynı zamanda dijital bir saat de. Bluetooth üzerinden başka cihazlara bağlanıp, epey bir iş görebiliyor, ayrıntılarına birazdan gireceğim. Bu başka cihazlar arasında; Sony Ericsson telefonlar, Maemo, Android, Windows Mobile, Blackberry, PalmOS, Windows ve Linux kurulu bilgisayarlar da var, Symbian üzerinde de &#8220;ite kaka&#8221; çalışabildiği söyleniyor ancak OpenWatch yok Symbian için. iPhone sürümü ise şimdilik &#8220;düşünülüyor&#8221;muş ancak net bir sonuç yok.  MBW serisi, 150 olan erkekler, 200 olan bayanlar için. MBW-200&#8242;lerin teknik anlamda 150 ile bir farkı yok ancak çözünürlükleri daha düşük. MBW-150&#8242;ler de kendi aralarında 3 farkı editiona sahipler.</p>
<p>Bunlar da fiyat sırasıyla; Executive Edition, Music Edition, Classic Edition. Benim aldığım Executive Edition olduğundan bunu inceleyeceğim. Bunlar için sırasıyla Ciddi saat, Genç saati ve Dede saati (eheh) diyebiliriz. Executive&#8217;in Music&#8217;den farkı kayış kısmının metalik olması, rengi ve görünümü de Music Edition&#8217;a göre çok daha iyi görünüyor. Yine burada tabii ki zevkler ve renkler faktörü var. Executive Edition&#8217;un kayış kilidi &#8220;oturtmalı&#8221; şekilde ve herhangi bir biçimde kazara çıkmıyor. Ayrıca dış yüzü tamamen paslanmaz çelik. Executive Edition&#8217;u Amazon.co.uk &#8216;dan 90 pounda (210 TL) ve artı 20 pound kargoya, 1.5 haftada alabildim. Amazon.co.uk deneyimimi ayrı bir yazıda zaten yazacağım, belki siz bunları okurken ben onu çoktan yazmışımdır bile.</p>
<p>MBW-150&#8242;nin bazı özelliklerine bir özet geçersek, OpenWatch ile eşleştirdiğimiz bir MBW-150 şunları yapabiliyor:</p>
<ul>
<li>Mobil cihazla saat senkronizasyonu</li>
<li>Dijital saat/tarih gösterme</li>
<li>30 metreye kadar suya dayanıklı</li>
<li>Titreşimli uyarıya sahip</li>
<li>SMS bilgilendirmesi ve SMSleri ekranda gösterme</li>
<li>IM bilgilendirmesi ve mesajları ekranda  gösterme</li>
<li>Aramaları gösterme (numara veya isim)</li>
<li>Arama reddetme</li>
<li>Medya oynatıcıyı kontrol etme (dur/başla,geri/ileri, ses kapat/aç)</li>
<li>Medya bilgileri gösterme (sanatçı/eser)</li>
<li>Okunmamış SMS/IM sayısı, Batarya bilgileri</li>
<li>Cihazla bağlantı kopunca titreşimli uyarı. (Hırsız alarmı)</li>
<li>Değiştirilebilir bilgi ekranları</li>
<li>API</li>
</ul>
<p>Aklıma gelenler (ve OW sitesinden kopya çektiklerim) bunlar. Buradaki en önemli şey elbette API. MBW-150, bilgileri aldığı yazılıma bağımlı çalıştığından onu her amaca hizmet ettirebilirsiniz. Biraz Python bilgisiyle ekranda tamamen istediğiniz şeyleri gösterebilir, farklı uygulamalar tasarlayabilir, bunları paylaşabilirsiniz de. Mesela OpenWatch&#8217;in Windows Mobile muadili olan smartwatchm &#8216;de GPS koordinat verici gibi ilginç &#8220;eklentiler&#8221; mevcut. API desteği sayesinde hayal edebileceğiniz bir çok şey MBW-150 için hazırlanabilir. Yani bir tür &#8220;hacker oyuncağı&#8221; diyebiliriz aslında. MBW-150&#8242;nin arama/sms gösterme özelliği, N900&#8242;deki &#8220;müzik değiştirmek için mantıklı bir yol olmaması&#8221; ve hırsız alarmı özellikleri benim en çok ilgimi çekenler oldu, gerçekten ihtiyacım vardı bunlara.</p>
<p>MBW-150&#8242;mizi aldık ve kutu elimizde: İlk farkedeceğimiz şey kutunun oldukça hoş olması. Siyah ağırlıklı bir tasarımı var ve ön yüzde saatin bir resmini, arka yüzde ise genel anlamda özelliklerinin olduğu bir çok dilde bir listeyi bulabiliyoruz. Kutu tasarımını ben Nokia N96 (ve muhtemelen diğer Nxx&#8217;ler de benzerdir) kutusuna oldukça benzettim. Bu karton kutuyu kaldırdığımızda, 2 parçalı kutucuklar, bir kullanım kılavuzu (hemde Türkçe) ve bir adet büyük Sony Ericsson yazan yine hoş tasarımlı bir kutu buluyoruz. Maddelerden pek anlamadığımdan ayrımını yapamayacağım ancak sanırım plastik bir kutu bu. Birine hediye vermek isterseniz (birine 90 poundluk bir hediye vermek istiyorsanız, bana da bir hediye gönderin. =P ) bu kutu sizi yarı yolda bırakmayacaktır. Dıştaki iki kutucuğun içinde şarj aletinin iki parçası bulunuyor. bu parçaları birleştirerek şarj aletini hazırlıyorsunuz, zaten Türkiye prizleriyle de uyumlu. Bunlar dışında kutudan bir şey çıkmıyor. İçteki afilli kutuda ise tabii ki saatimiz, sıkması çok zevkli bir siyah yastığa sarılı halde duruyor.<br />
<center><img class="aligncenter size-medium wp-image-962" title="20100906_002" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100906_002-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></center><br />
MBW-150 ilk şarjı olmadan geliyor ve siz şarjını yapana kadar açılmasının bir yolu yok. Şarj yaklaşık 2 saat kadar sürüyor ve Bluetooth fonksiyonunu 1 hafta, analog saat fonksiyonunu da 14 gün boyunca götürebiliyor. Böyle bir cihaz için 7 + 7 günlük bir şarj ömrü ve sadece 2 saatlik bir şarj etme süresi bence oldukça kabul edilebilir. N900&#8242;ünüzü 7 gün boyunca canlı tutmanın bir yolu olmadığına göre, onu şarj ederken saati de şarj ederseniz asla şarj bitmesi durumu olmayacaktır.</p>
<p>MBW-150&#8242;yi ilk kez elimize alıyoruz: Saatin üzerinde 3 solda ve 3 sağda tuş var. Soldaki 3 tuş medya oynatıcıdaki dur/başla, ileri/geri fonksiyonlarını sağlıyor. Sağda ise iki tuş ve analog saatin kurma kolu mevcut, bu iki tuştan alttaki menüler arasında gezinmeyi, üstteki seçim yapmayı ve bilgi ekranları arasında gezinmeyi sağlıyor.  Saat ilk geldiği haliyle güreşçi bileği için dizayn edilmiş gibi. kolunuza takıp, kilitleyip, kilitli şekilde elinizden çıkarabilirsiniz, o kadar geniş. Tabii herhangi bir saatçiye gidip birkaç lira karşılığında kayış kısmından birkaç birim eksilttirebilir, sorunsuzca oturmasını sağlayabilirsiniz. Executive Edition&#8217;daki çelik tasarım ve haliyle gri renk oldukça hoş ve ışık vurunca daha da güzel görünüyor.  Kayış kilidi  üst üste 3 parçayı oturtarak yapılıyor ve dışarıdan kilitmiş gibi durmuyor, üzerindeki tuşuna bastırarak kilidi açabiliyoruz. Saat 182 gram çekiyor, Music ve Classic Editionlar tabii ki daha hafifler. Saatin camının &#8220;özel çizilmeye dayanıklı cam&#8221; olduğu iddiası var kutusunda ancak ne kadar dayanıklıdır onu zaman gösterebilir ancak.  Bilgi ekranının aydınlatması şaşırtıcı derecede iyi ve takibi kolay, parlaklık ve kalitesi gerçekten iyi ayarlanmış, aydınlık ortamlarda bile ekranı görmekte sorun yaşamıyoruz. Bunların dışında saatin alt kısmında minik bir soket var, buraya şarj aparatını oturtarak şarj ediyoruz. Saatin kullanımı oldukça rahat diyebilirim, dışarıdan uzaylı teknolojisi gibi görünmemesi ve acayip görünmeden ihtiyacınız olan işlevleri yapabilmeniz artı puan sağlıyor. Tabii &#8220;ben nerdim diye bağırsın&#8221; istiyorsanız tam olarak iş görmeyebilir. Tuşların basımı kolay ancak medya tuşları biraz daha ergonomik yapılabilirmiş. Analog saatte bir eksiklik sayar mısınız bilemiyorum ancak saniye belirten bir ok yok. Ben bunu bir avantaj olarak gördüm, zira sinir bozucu oluyor onlar. Özetle diyebilirim ki bir kez kolunuza oturttuktan sonra bir rahatsızlık yaşamayacaksınız ve 90 pounda alabileceğiniz bir çok saatten de iyi gözükecek.</p>
<p>Donanımsal özellikler kısaca böyle. Gelelim kullanıma, yani yazılımsal kısma. MBW-150&#8242;nin alttaki tuşuyla açabileceğimiz kayan menü sayesinde eşleştirme ve uyarıları ayarlayabiliyor, bluetooth&#8217;u açıp kapatabiliyoruz. Bağlantı yokken herhangi bir medya tuşuna dokunmak bağlantı kurulmasını sağlıyor. Üst tuş ise bilgi ekranlarını açıyor. İlk iki bilgi ekranı saatin kendi ekranıyken, üçüncü ekran telefon tarafından yazdırılıyor. İlk ekranda tarihi, ikinci ekranda BT durumu ve dijital saati, üçüncü ekranda ise telefondan gelen verileri -çalan müzik, batarya vs. bilgiler- görebiliyoruz. Burada iki önemli eksiklik var, birincisi ekranların yerini değiştiremiyoruz. İkinci ve daha önemlisi ekranları &#8220;sürekli açık&#8221; moda alamıyoruz, mesela sürekli dijital saati göster diyemiyoruz. SMS/Arama geldiği durumlarda bir ikon ve  titreşimle uyarılıyor, kişi eğer rehberimizde kayıtlıysa ismini, değilse numarasını görüyoruz.  Üçüncü ekranın herhangi bir veriyi gösterebilmesi en önemli özelliği, bu sayede cihazımızdaki herhangi bir şeyi burada gösterebiliyoruz ve tamamen kişiselleştirilebilir oluyor. MBW-150 dünyanın kullanımı en kolay saati sayılmaz ancak kılavuzu -zaten olsa olsa 5 sayfa kadar- bir kez okursanız 5 dakika içinde alışacaksınız.<br />
<center><img class="size-medium wp-image-963  aligncenter" title="20100906_003" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100906_003-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></center><br />
MBW-150&#8242;nin canımı sıkan tek şeyi ise OpenWatch&#8217;in kurulumu oldu. Aslında pek zor bir işlem değil ancak kimse zahmet edip açıklamadığı için ben birkaç saatimi harcamıştım. OpenWatch&#8217;i Extras Devel deposundan alıyorsunuz. Paket python-Imaging&#8217;e ihtiyaç duyuyor, ancak bu sistemdeki python-imaging ile çakışabilir (bende çakışmıştı) bu durumda paketin source dosyasını packages.maemo.org &#8216;dan indirip, control adlı dosyayı not defteriyle açıp Depends satırından python-Imaging &#8216;i silmelisiniz. Yine kurduktan sonra benim yaptığım gibi OpenWatch uygulamasını açıp sap gibi beklerseniz sinirden küp olursunuz. Yapmanız gereken şey, üstteki menüden Start on boot seçeneğini işaretlemek ve N900&#8242;ü yeniden başlatmak. Bir sonraki açılışta saatiniz bağlanınca &#8220;Watch connected&#8221; mesajı göreceksiniz ve herşey tamam olacak. Bunu biri böyle anlatınca yapması kola ama kendim bulması oldukça sıkıcıydı. Neyse ki OpenWatch&#8217;ı bir kez ayarladıktan sonra tekrar tekrar açmanıza gerek olmayacak.</p>
<p>Biraz da içimizdeki hackeri heyecanlandıralım, geliştiriciler API&#8217;yi kullanarak ve AT komutları sayesinde kendi OpenWatch&#8217;larını bile yazarak uygulamalar üretebiliyorlar. Mesela RSS okuyucu, GPS, Kopya çektirici, Hava durumu, Wi-Fi Monitörü, Adım sayıcı gibi şeyleri entegre edebilirsiniz, bu saydıklarımın bazılarının Windows Mobile için eklentileri bile yapılmış, Maemo üzerinde de kolayca yapılabilirler. Python üzerinde biraz bilgiyle ufacık bir alete oldukça iş yaptırmanız mümkün. Yine butonları cihaza fake buton olarak tanıtabilir, böylece onları birer tuşmuş gibi uygulamalara atayabilirsiniz. DBUS çağrılarını saate atayıp, buradan istediğinizi açıp kapayabilir, uzaktan yönetim yapabilirsiniz.</p>
<p>Son olarak da, genel hissiyattan, kullanıcı deneyiminden bahsedeyim: MBW-150 oldukça kullanışlı bir saat, görsel olarak yeterince iyi olmasının yanında, N900 için mantıklı bir medya kontrolcüsü görevi üstlenebiliyor ve hırsız alarmı sağlıyor. Aramaları/SMSleri buradan görebilmek meşgul bir günde gerçekten çok pratik, cebinizdeki ya da odanın bir köşesindeki telefona koşmadan önce kimin aradığını bilebilmek çok güzel, üstelik geleneksel sesli uyarılara olan ihtiyacınızı da sıfıra indiriyor diyebilirim, kolunuzda bir şeyler zangır zangır titrerken N900&#8242;ü sessizden çıkarmanıza da pek gerek yok.  Gün içinde bir çok kez hayatınızı kolaylaştırabiliyor ve sonuçta sadece bir saat olmasına rağmen. Saatinize bakarak bu kadar iş yapabilmenin hissi tabii ki enfes oluyor.</p>
<p>Sonuç olarak, MBW-150 hem bir saat hem bir bluetooth cihazı olarak verilen paranın karşılığını ödüyor, tamamen geliştirilmeye açık -ben şimdiden bir kaç şey düşünüyorum aslında.. :)-, pratik ve etkili. İncelemenin daha stabil olması açısından eksi yanlar da yazmak istiyorum ancak çok da bir eksiğini görmedim, yapacağını söylediği işlevleri yapıyor. Belki biraz daha kişiselleştirilebilir fonksiyonlar ve daha büyük bir ekran yapılabilirmiş diyorum. Sunduğu özelliklere ihtiyacınız olup olmadığı ise sonuçta size kalmış bir şey, kendi açımdan konuşursam, E-Ink bir saate sırf hoş göründüğü için buna yakın bir miktarda ödeme yapacakken, bu fiyata istediğim bir çok işi yaptırabildiğim bir ürün almaktan memnun kaldım. Performansa oranla fiyatı, fonksiyoncu bir adamın bakış açısından elbette ki çok iyi, kesinlikle alın da diyemiyorum ancak, sonuçta bu bir lüks ürün ve fiyatı da bazı ailelerin bir aylık mutfak masrafına denk düşüyor. Ancak düz mantıkla, Nokia N900&#8242;e 1000+ TL verebilen biri için MBW-150 pahalı gelmeyecektir. Saatle ilgili kafanıza takılan bir şeyler varsa sormaktan çekinmeyin, sonuçta hepimiz &#8220;kurcukluyoruz&#8221; <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/enemies-of-turkey" rel="bookmark" title="Permanent Link: Enemies of Turkey :)">Enemies of Turkey <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/oyungezer-temmuz-sayisi-super" rel="bookmark" title="Permanent Link: Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! :)">Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/blogum-3-yasinda" rel="bookmark" title="Permanent Link: Blogum 3 yaşında!">Blogum 3 yaşında!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-moblin-ve-meego" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo, Moblin ve MeeGo">Maemo, Moblin ve MeeGo</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/tasindim" rel="bookmark" title="Permanent Link: Taşındım (:">Taşındım (:</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sony-ericsson-mbw-150-n900-uzerinde-openwatch-incelemesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OpenSOZLUK</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/opensozluk</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/opensozluk#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 00:09:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aranel@Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[PHP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-939" title="opensozlukthumb" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/opensozlukthumb.png" alt="" width="438" height="208" /></p>
<p><em>&#8220;Tomorrow is the only day in the year that appeals to a lazy man.&#8221;</em> ~Jimmy  Lyons</p>
<p>Bilmeyenler için; OpenSOZLUK benim kendimi geliştirme amaçlı giriştiğim bir PHP (dolayısıyla CSS/HTML/SQL ve istemeye istemeye JS) projesi, amacı açık kaynaklı, patlayıp çatlamayan, saçmasapan lisans problemleri olmayan bir interaktif sözlük yazılımı oluşturmak, yani &#8220;kendi minik ek$i-sözlük  klonlarımızı host etmek&#8221; amacı var diyebiliriz.</p>
<p>OpenSOZLUK üzerine sonunda çalışmaya başlayabildim, hatta sallantıda diyebileceğimiz CSS bilgim ve yeni yeni geliştiğim Gimp ile (öyle bir yetenek düşmanıyımdır ki, Gimp&#8217;le bunları yapabildiğime halen inanamıyorum diyeyim, büyüksün Gimp!) default şablon adayı bile hazırladım ona, biraz fazla devlet dairesi gibi oldu, aslında aklımdaki tasarım çok renkli, canlı, web2.0 bir şeydi ama oturup çizebilecek bir adam olmadığımdan en azından şimdilik basit bir şey yapmayı tercih ettim. Şablon desteği sayesinde belki ileride daha farklı tasarımlar da çıkarabilirim ortaya (aslında renkleri değiştirsem bu da canlı görünebilir), ya da bu işi benden daha iyi yapabilecek birileri el atabilir de. Her şekilde, &#8220;teorik olarak&#8221; çalışan bir tasarıma bakıp bu benim eserim diyebilmek zevkli oluyormuş.</p>
<p>Sıfırdan bir şeylere girişmenin gerçekten yorucu olduğunu farkettirdi bana OpenSOZLUK, ve hazır bir sistemi alıp dayayıp döşemek, düzenlemek gibi olmuyor gerçekten, gönüllü bir projede uğraşmak misli misli zor geliyor insana. Bunun yanında, bazı şeylerle de aramı iyileştirmemi sağladı tabii. Mesela PHP&#8217;de neredeyse hiç kullanmadığım fopen() -öğrenmesi 10sn falanmış tabii-, .htaccess ve mod_rewrite, &#8220;tasarımla kod nasıl ayrılır&#8221;, &#8221; fonksiyon neden yazıyoruz ki&#8221;, &#8221; ne demek o kadar SQL sorgusu yavaşlatır yeaa&#8221; gibi olayları hafif hafif çözdüm diyebilirim. Freenode&#8217;daki ##php kanalındaki arkadaşlar da beklemediğim kadar (RTFM veya Let me google it for you linki bekliyordum) yardımcı oluyorlar sağolsunlar <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir kaç not olarak; IDE olarak Netbeans iddiamda kararlıyım, gerçekten her anlamda etkili bir yazılım bu, işleri çok kolaylaştırıyor. XHTML&#8217;in ömrü dolmaya yakın diyorlar, XML ile aranız yoksa HTML 4/5 en iyisi. XHTML 2 sanırım iptal edilmiş, HTML 5&#8242;in de ne kadar kapsamlı olduğuna bakılırsa haksız bir iddia sayılmaz. CSS&#8217;de ufak bir hackle footerı en aşağı kaydırabiliyorsunuz. (SVN&#8217;deki style.css&#8217;de bir örneği var) Daha aklıma gelmeyen şeyler de vardır bir sürü.</p>
<p>Projeye yardım etmek, bana akıl vermek (&#8220;Knowledge is power. Guard it well.&#8221;), şunu olmamış bunu yapamamışsın bik bik etmek (bunun da faydası oluyor bir anlamda) isteyenler çekinmesin, her yönden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>SVN ve Proje takibi:</strong> <a href="http://projeler.aranelsurion.org">projeler.aranelsurion.org</a></p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/kisisel-bolge/gece-3de-php-yazmak" rel="bookmark" title="Permanent Link: Gece 3&#8242;de PHP yazmak">Gece 3&#8242;de PHP yazmak</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/tatil" rel="bookmark" title="Permanent Link: Tatil..">Tatil..</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/projeler-aranelsurion-org-ve-svn" rel="bookmark" title="Permanent Link: Projeler.Aranelsurion.Org ve SVN">Projeler.Aranelsurion.Org ve SVN</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/projeler" rel="bookmark" title="Permanent Link: Projeler">Projeler</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/opensozluk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Projeler.Aranelsurion.Org ve SVN</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/projeler-aranelsurion-org-ve-svn</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/projeler-aranelsurion-org-ve-svn#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 19:53:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aranel@Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Bölge]]></category>
		<category><![CDATA[blogdan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=911</guid>
		<description><![CDATA[<p>Geliştirdiğim ve geliştirmeyi düşündüğüm projeler için düzgün bir alana olan ihtiyaç üzerine Trac ve SVN kullanmaya karar verdim, vaktim olduğu sürece artık burayı kullanarak destek vermeye devam edeceğim. Bu sayede geliştireceğim özgür yazılım projelerinin hata takibi, versiyonlama, dökümantasyon, barındırma ve kod paylaşımı işlevlerini kolayca ve otomatik olarak halletmiş olmaktayım. Şimdilik fazla bir şey yok içinde, OpenSOZLUK&#8217;ün yeniden geliştirilmesi için burayı kullanacağım, turkish-l10n&#8217;i de buraya geçirmem mümkün, zira onu takip etmek de -özellikle major sürümlerde- zahmet halini almaya başladı. Belki bir kaç yeni projemi daha yakın zamanda  buraya gömmem mümkün.  Hem kendi sistemim için gerekmesi hem de herkesin iyiliği için Trac&#8217;in de ciddi bir kısmını çevirdim ve commit ettirdim, %82&#8242;de falan olması lazım. Sanırım Trac nasıl adam edilir üzerine bir şeyler de yazabilirim yakında, ilk kurulumda sinir bozucu yanları oluyor. El atmışken <a href="http://www.aranelsurion.org/projeler">Projeler</a> sayfamın da tasarımını yeniledim, eski karmakarışık zevksiz haline göre bir şeye benzedi şimdi.</p>
<p>Bir şeyler geliştirmeye, yapmaya çalışıyorsanız SVN ve Trac&#8217;i kesinlikle öneriyorum. Benim kullanmaya başlamam daha çok, gözümü bir çok şey üstünde tutmak zorunda kalmam ve tek başına elime yüzüme bulaştırıp &#8220;ulan şunları otomatiğe bağlasak ya&#8221; demem üzerine oldu. Daha açıkçası, kopyala/yapıştır yaparak versiyonlama, Basket&#8217;e not yazarak hata takibi, .tar.gz dosyası halinde barındırma, pastebin ve MSN üzerinden kod paylaşımı olmuyor diyeyim. Kişisel iş için harcadığınız vakte değmeyeceğini de sanmayın, değiyor. Her an elinizin altında sizin için etrafı toplayan bir yazılımın olması büyük rahatlık, üstelik  bir &#8220;gaz bonusu&#8221; da var bunun. İşinize her zaman yarayabilecek deneyimler kazanmak da mümkün.</p>
<p>Bir de, Maemo&#8217;nun da etkisiyle Python&#8217;a bir dönüş yapayım, ama bu sefer  Hello World düzeyinde -tamam o kadar da değildi ama..-  kalmayayım  diyorum, yaparsam görürsünüz. Özetle; <a href="http://www.urbandictionary.com/define.php?term=we%20need%20more%20gold">we  need more gold!</a></p>
<p><strong>SVN Deposu: </strong><a href="http://svn.aranelsurion.org">svn.aranelsurion.org</a></p>
<p><strong>Proje Deposu: </strong><a href="http://projeler.aranelsurion.org">projeler.aranelsurion.org</a></p>
<p><strong>Projeler: </strong><a href="http://www.aranelsurion.org/projeler">http://www.aranelsurion.org/projeler</a></p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/projeler" rel="bookmark" title="Permanent Link: Projeler">Projeler</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/opensozluk" rel="bookmark" title="Permanent Link: OpenSOZLUK">OpenSOZLUK</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/blogum-3-yasinda" rel="bookmark" title="Permanent Link: Blogum 3 yaşında!">Blogum 3 yaşında!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/en-cok-kullandigim-10-unix-komutu" rel="bookmark" title="Permanent Link: En çok kullandığım 10 UNIX Komutu">En çok kullandığım 10 UNIX Komutu</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/kisisel-bolge/golge-sanati-diye-buna-denir" rel="bookmark" title="Permanent Link: Gölge Sanatı Diye Buna Denir">Gölge Sanatı Diye Buna Denir</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/projeler-aranelsurion-org-ve-svn/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sansürlü Internet&#8217;in Geleceği</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sansurlu-internetin-gelecegi</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sansurlu-internetin-gelecegi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 20:19:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[antiotorite]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=884</guid>
		<description><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-full wp-image-885" title="censorship" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/censorship.png" alt="censorship" width="313" height="215" /></center></p>
<p>En son YouTube yasağı konulduğunda Internet kullanıcılarının geneli durumu ciddiye almadı. Nasıl olsa tekrar açılırdı, zaten aslında geçici bir durumdu, devlet elbet pes edecekti, hem zaten basit iki ayarı değiştirerek etkilenmiyorduk bile. O zaman bir gün sıra Google&#8217;a, MSN&#8217;e, Facebook&#8217;a gelecek dediğimizde, ben bile buna tam olarak inanmadım, sanırım en kötüyü gerçekten beklemiyormuşuz. Bu yazıyı okuduğunuz şu sıralarda hepinizin olaylardan az çok haberi vardır, çok özetle: YouTube yasağı IP tabanlı hale getirildi ve bu sırada Google&#8217;ın bir çok servisine ve Adwords, Analytics, Sites gibi hizmetleri kullanan Internet sitelerine ve  Apps kullanan e-posta hizmetlerine erişimimizi kaybettik. Sansürün tek ve gerçek suçlusu olan Devlet, (bunu bir küfür gibi telaffuz ettiğimi farz edin) sorumluluğu da Google&#8217;a atmakta gecikmedi, doğru ya, uluslararası bir servis olan Google, her anlamda vasat olan ülkeleri bile hesaba katarak IPlerini atamalıdır, değil mi?</p>
<p></p>
<p>Asıl korkutucu olan, bunun sansürde bir çok anlamda bir sıçrama anlamına geleceği. Birincisi, Google&#8217;ın da kapanabildiğini açıkça görmüş olduk, böylece artık diyebiliriz ki devletin kısıtlayamayacağı bir site, servis yok. İkincisi, bir felaket senaryosunda bile insanların ne kadar tepkisiz kalacağını gösterdi bu olay, ne doğru düzgün haberlere taşındı, ne de bir tepki yaratılabildi, en son bir miting organize edildiğini duymuştum ancak ondan da tekrar haber alamadım. Üçüncü ve çok önemli bir nokta da, ki ben bunu elli kez söylemiştim, devletin istediği zaman gayet de teknolojiyi kullanmayı bildiğini görmüş olduk. DNS numaralarının arkasına sığınılırken, bir gün IP-tabanlı sansür gelince ne halt edileceğini sormuştum, bu yasak bunun ilk dalgası. Yine bazı söylentilere göre, paket tabanlı taramalar da düşünülen opsiyonlar arasında, bu gerçek olursa basit proxyler hiç birimizi sansürden kurtaramayacak ve sansür engelini kırdığımızda bu her an farkedilebilecek. Yapılamayacağını sanan arkadaşlar, halen Bilişim konularına bıyıklı orta yaşlı amcaların baktığını ve devletin elinde &#8220;Link ışığınız yanıyor mu?&#8221; seviyesinden daha kalifiye adam olmadığını sanıyorlar, bunun Dünya üzerinde sayısız (bkz. Great Firewall of China) örneği var ve Türkiye&#8217;de benzer bir sistemi geliştirmek, ya da hazırını alıp kurmak sandığınızdan çok daha kolay.</p>
<p>Yani kısa vadede, sansürlerin gittikçe artmasını ve teknik anlamda hızlı bir tırmanma olmasını bekleyebiliriz. Sansürün gittikçe artması mevzusunda neler yapılabileceğini daha önce anlatmıştım ve ne yazık ki Türkiye&#8217;de buna karşı koyacak gücün olmadığı açık. İşin sosyal boyutuna daha önce <a href="http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/korsani-marijinalize-etmek">&#8220;Korsanı Marijinalize Etmek&#8221;</a> yazımda anlaşılır bir şekilde girmiştim, çok değil 1 sene önce o yazıyı yazdığımda bir gerçeklikten çok distopyaya benziyordu, şimdi ne kadar gerçekçi gelebildiğine hayret etmemek elde değil. Kendimi tekrar etmemek adına sosyal boyutu bir kenara koyacağım, merak ediyorsanız o yazıyı açıp okuyabilirsiniz. Teknik kısmı ise bir kaç kademede gerçekleşebilir:</p>
<p>IP-tabanlı yasakların DNS&#8217;in yerine geçeceğini öngörmeye bile gerek yok, Google yasağının temeli buna dayanıyor zaten. IP-tabanlı yasaklar yerleştiğinde, DNS yasaklarının getirdiği, bir kullanıcının yasaları ihlal etmesinin tüm servise mal edilmesi durumu daha da genişleyecek, mesela X kullanıcısı YouTube&#8217;da Atatürk&#8217;e hakaret ederek sadece YouTube&#8217;u değil, tüm servisleriyle Google&#8217;ı kapattırabilecek. Bu yasa ilk uygulanmaya başlandığı zamandan beri sayfalar değil siteler yasaklanıyor, bu teknik bir eksiklik değil tamamen bilinçli bir adım ve işgüzarlık. Mesela ben Twitter&#8217;a sinir oluyorsam, 10 tane hesap açıp Atatürk&#8217;e hakaret edebilir, sonra kendi kendimi ihbar ederek siteyi kapattırabilirim, ya da benim gibi düşünen 10 kişi 100 hesapla bunu yaparak bu amacı kolayca yerine getirebilir. Bu işi yapacak 10 kişi bulunamayacağını sanıyorsanız İnci Sözlük&#8217;e bir uğrayın derim. IP-tabanlı yasaklar yaygınlaşınca kolayca DNS değiştirerek yırtma durumu bitecek. Bu durumda kullanıcılar ya Tor, Ultrasurf gibi uygulamalara, ya Proxylere ya da VPN tünellerine mahkum olacaklar. Bu üçünün de ortak noktası veri akışının hızını düşürmesi. Tor&#8217;u çok kullandım desem yalan olur, ancak ücretsiz proxylerin beş para etmez olduklarını söyleyebilirim, bu gün var yarın yok, kağnı hızında proxyler kullanıcıları bariz şekilde bu servislerden uzaklaştıracaktır. VPN tünelleri hem şifreleme yapabilmesi, hem de kullanıcıya doğrudan hizmet verdiği için nispeten hızlı olduğu için en mantıklı tercih, ancak bunların da giderleri var, ücretsiz değiller. Aylık 5 dolar gibi fiyatlara bu tip servislerden faydalanmak mümkün oluyor. Paket taraması yapabilen bir uygulamanın henüz Türkiye&#8217;de örneği yok, ancak bu konuda bazı söylentiler var. Eğer bu durum gerçekleşirse şifreleme yapmayan bütün vekil yöntemleri işlemez hale gelecektir, şifrelenenlerin de efektifliği şüphe götürür olsa da, bu nokta (b)ilgi alanımdan çıkıp bilim kurguya gittiği için bunun üzerine bir şey söylemem güç.</p>
<p>Özetle, yaşanan son olaylar bu kez gerçek anlamda sansürde hiç bir sınırın olamayacağını, bu durumun katlanarak ve belirgin bir şekilde artış göstereceğini ve teknik anlamda gittikçe gelişeceğini gösteriyor, caydırıcılığının artmasıyla daha az kullanıcı bu yasakların etrafından dönebilecek ve bu da devletin ceza uygulama konusunda elini kesinlikle güçlendirecek. Yine hızlı bir tespitle diyebiliriz ki, Türk Internet kullanıcısı her şeye alıştığı gibi sansürlü Internet&#8217;e de alıştı. Öyle ki YouTube engellendiğinde gösterilen tepkinin yarısı bile gösterilmedi bu sefer, hem de doğrudan Google hedefe alınmış olmasına rağmen. Sansür ne yazık ki hayatımızın bir parçası ve ses çıkarılmadıkça gittikçe büyüyen bir parçası olacak.</p>
<hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/sansurlu-internetin-gelecegi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başarısız Soğutmaya Örnek</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/basarisiz-sogutmaya-ornek</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/basarisiz-sogutmaya-ornek#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 01:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[fix]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=879</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>Hep yaptığım iyi şeylerden bahsedip kendimi göklere çıkarıp duracak değilim ya. Bu sefer nasıl batırdığımı anlatayım, öğretici olsun. Bu hikayeden özetle öğrenecekleriniz; Bir bilgisayar aşırı ısınırsa ne olur, sorunu nasıl çözeriz, Fan nasıl tamir edilir ve GPU sentetik testleri nasıl yapılır, tamir edemediysek de bir kaç güzel fan önerisi diyebiliriz. </em></p>
<p>Bir kaç gün önce Dungeons &amp; Dragons Online&#8217;a başladım, bahsetmişken, MMORPG meraklıları bu oyunu denesinler, kendine ait hoş bir tarzı var ve artık free2play. Oyunu açtıktan ilk yarım saat sonra monitörlerim, sinyali kaybettiğine dair bir mesaj gösterek bekleme geçti ve rahatsız edici bir sesle baş başa kaldım, hiç bir şekilde sistemi yeniden başlatmanın ya da hayata döndürmenin bir yolu da olmadığından, hard reboot ettim. Bir GNU/Linux kullanıcısının, ya da genel anlamda bir yazılımcının en sevdiği şey yazılımı suçlamaktır, çünkü elimizi kirletmek istemeyiz. Özellikle bahsi geçen yazılım MS Windows ise işin zevki üç kat artar. Sistemi yeniden açıp yine Windows 7&#8242;yi boot ettim (evet, oyun oynamak için bir W7&#8242;m var, asmak lazım beni) ve inat gibi gidip aynı oyunu açtım ve kısa sürede benzer sorunla karşılaşınca, oyunu suçladım ve biraz C&amp;C Red Alert III oynamaya başladım, benzer sorun burada da tekrarlanınca, önce son yüklediğim Creative Suite&#8217;i, sonra DirectX&#8217;i, Google&#8217;dan araştırmalarım sonucu ekran kartımın BIOS&#8217;unu bile suçladım. Geri yükleme noktası özelliğini kapatmış olmam da ayrı bir sinir bozucu durumdu.</p>
<p></p>
<p>Donanımsal bir sorun olamayacağına dair bu kesin yargıyı nereden kazandığımı bilmiyorum, ancak meraktan ve &#8220;acaba&#8221; diyerek GPU ısısını bir kontrol etmek istedim. Bu konuda size en yardımcı olacak uygulama Rivatuner, üstelik çok hoş bir G15 appleti var ve loglama da yapabiliyor. Rivatuner ile birlikte oyunu yeniden açtığımda ısının kısa sürede 120 dereceye ulaştığını dehşetle seyrettim, 130 dereceye ulaşınca aynı durum tekrar etti. Bu noktada önemli şey şu: eğer bilgisayarınız kafasına göre ekrana gelen görüntüyü kesiyorsa ve durumu GPU&#8217;ya indirgemeyi başardıysanız, sorun büyük ihtimalle donanımsaldır.  Sıcaklık konusunda ise, GPU kullanıldıkça ve uzun süreler için yük altında kaldıkça ısınır,  özellikle de uygulama sürekli olarak karta yükleniyorsa ısının oldukça yükselmesi kaçınılmazdır. Bir örnek için; Bu iki oyunda sorun yaşarken, karta dengeli olarak yüklenen Blur saatlerce hiç sorunsuz oynadı ve 2D uygulamaların hiç birinde sorun yaşamadım, çünkü ısı bir anda 130 dereceyi vurmaz, altına çakmak falan tutmazsanız şayet. Kademeli olarak tırmanır. Her kartın fail-safe sıcaklık sınırı vardır, 9600GT için bu 130 dereceydi ve bu sınıra ulaşırsanız GPU kendini kapatır, sizi de dımdızlak ortada bırakır, sistemi döndüremezsiniz. (En azından MS Windows&#8217;da. GNU/Linux&#8217;da o kadar ısındıramadım) Bilgisayar aşırı ısınmaya başladığı zaman, ağır  yük altında muhtemelen ilk pes edecek bileşen GPU&#8217;dur, zirâ ağır grafik yükler bindirdiğinizde sıcaklığı kontrol etmesi zorlaşır, özellikle stok fanlar söz konusu olduğunda bu durum belirgin olur.</p>
<p>Sorunu tespit etmek çok önemli. Bu noktada artık derdimin ısı olduğunu anlamıştım, ancak emin olmak da gerekiyordu bazı şeylerden. Bunun için FurMark en uygun uygulama diyebilirim. FurMark kısaca, ekranda tüylü bir şekil döndürerek kartınızın canına okuyacak derecede yükleniyor, yüklendikçe onu ısıtıyor ve bu sırada da ısıyı takip edebiliyorsunuz. FurMark&#8217;dan mantıklı bir sonuç almak için Stability modunda en az 15 dakika test yapmanız şart, çünkü kartınızın 30 saniyede maksimum ısıya ulaşması mantıklı değil. Eğer kart FurMark testi sırasında kendini kapatırsa anlayın ki onu aşırı yük altında kullanamayacaksınız, yani bu sorunu çözmeniz şart. Unutulmaması gereken FurMark&#8217;ın sentetik bir test olduğu, yani muhtemelen kartınıza 20 dakika boyunca %100 yüklenecek uygulamalar kullanmıyorsunuz, bu testte başarısız olan her bileşen, bir anda hiç bir uygulamayı açmamaya başlayacak diye bir kaide yok.</p>
<p>Elimizi kirletme vakti ne yazık ki geldi. Artık yazılım üzerinden bir şey yapamıyoruz, bu durumda kasayı açıp içeri bir göz atmanın faydası olacaktır. Benim kasam Raidmax Sagitta II, arkasında ve yanında, akrilik camın üzerinde birer adet 120mm&#8217;lik fan taşıyor. Kasayı açtığınızda dumb ve akıllı fanları görürsünüz, bunları ayırmak da kolay, eğer bir fan sanki tüm varlık amacı buymuşcasına salak gibi son devirde dönüyorsa dumb fandır, yani onun iplerini sisteme vermemişsinizdir, o her şekilde döner. Sistemdeki tüm fanları bir arada denemek için ekstra yazılımlar var ancak buna gerek yok, en güzeli reboot etmek. Sistem açılırken bütün fanları son devirde başlatacağı için, dönmediğini gördüğünüz ilk fan bozuk fandır. Bir fanın bozulması durumu ne kadar etkileyebilir diyorsanız, deneyim konuşuyor: çok çok çoook etkiliyor.  Fanlar, hepimizin bildiği şekilde, havayı üfler. Sadece içeri alıp dışarı vermez, yani bir kasayı komple açmak, ona bir fan takmaktan daha etkili bir soğutma yolu değildir. Burada yine kıyas yapmak için konuşursak;  Yüksüz durumda fan bozuk kasa kapalıyken 70 derece, Fan bozuk kasa açıkken 60 küsür derece, Fan çalışıyor ve kasa kapalıyken 50 küsür derecelerdeydi GPU&#8217;m, ve Yük altındayken, fan bozuk kasa kapalıyken 130&#8242;u buluyorduk, kasa açıkken 10 dakika içinde FurMark&#8217;da yine kaybediyorduk, ancak fan çalışır kasa kapalıyken 20 dakikalık testlerde bile GPU 120 derecenin üstüne çıkamadı. Bunun etkili bir soğutma olduğu elbette söylenemez ancak sistemi çalışır tutmaya fazlasıyla yetecektir. Kısaca, bir fanın bozulması, özellikle şu yaz günlerinde çok şeyi değiştirir, hatta odanın ısısı, kasayı ve fanları toz içinde bırakmanız bile bu noktada önemli şeylerdir.</p>
<p>Şimdi yapabileceğimiz iki şey var;  ya fanımızı tamir etmeye çalışacağız, ya da  yenisini alacağız. Tamir etmek istiyorsanız, öncelikle size makina yağı lazım, eğer motoru bozulduysa hiç şansınız yok bilesiniz, güç akışında bir problem olup olmadığını görmek için, eğer fanınız ışıksızsa -ışıklıysa zaten ışığı yanıyorsa güç tamam demek oluyor- bir süre çalışmadan sonra ısınıp ısınmadığına bakın. Isınıyorsa güç alıyordur. Yemeklik yağlar da iş görebiliyormuş ancak tavsiye edilmeyen bir yöntem. Bir enjektör yardımıyla bu yağı çekiyoruz, eğer enjektör yoksa da size bir şekilde o küçük deliğe yağ sıkmayı sağlayacak bir şeyler gerekecek. Sonra fanın üzerindeki etiketi söküyoruz, etiketin altında bir delik göreceksiniz, buraya yağ sıkmanız gerekiyor. Ayrıca kanatları da bir güzel yağlayıp temizliyorsunuz. Sonra sistemi başlatıyorsunuz, eğer fan çalışmıyorsa, bir cisim yardımıyla -parmağınızı kaptırmak istemeyebilirsiniz- kanatları ittiyorsunuz, bir süre bunu yaparak kendi kendine dönüp dönmediğini kontrol ediyorsunuz. Şans size gülerse, fan  yeniden önce düşük devirde, ardından eski gücünde yeniden dönmeye başlayacaktır.</p>
<p>Eğer yeni fan alacaksanız, kendi boyutunda almaya özen gösterin ki kasada -daha da kötüsü, camda- ona ayrı bir yer açma derdiniz olmasın, benim bu konuda tavsiyem, bilgisayarcılardaki 5 liralık fanları almayın, onların sağı solu, deviri, bugün çalışıp yarın ne yapacağı pek belli olmuyor. Overclock ürünlerini artık bütün mağazalar getiriyor sanırım ama, illa bir yere işaret etmek gerekirse, Sanalmarketim&#8217;den alabilirsiniz. THERMALTAKE&#8217;in oldukça hoş, efektli, yazı yazılabilir falan fanları var, daha az abartılı/masraflı fanlar da 10 ~ 15 lira gibi fiyatlara oluyor.</p>
<p>Bilgisayarınızın FurMark&#8217;dan geçmesi ve aşırı ısınmıyor olması da tam başarı anlamına gelmeyebilir. GPUnuzu uzun yıllar kullanacaksanız, önerilen ısının üstüne çıkmamaya çalışın. 9600GT için tehlike sınırı 130 derece iken, önerilen sınır 105 dereceydi. Yani aradaki 25 derece boyunca siz bir sorun hissetmezsiniz, ancak GPUnun ömrünü yiyor olursunuz. Bu yüzden yük altındaki sıcaklıkları mutlaka, mutlaka ve mutlaka bir yazılım yardımıyla kontrol etmeniz şart. Hiç bir çözüm bulunamadığı durumlarda stok fanları, bu iş için yapılmış özel soğutucularla değiştirebilirsiniz, bu fanlar 20 ~ 30 derece gibi müthiş farklar yaratabiliyor ki, bu da bir çok sorunu çözecektir.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/linux-dunyasindan/hizla-yayilan-vista-ozentiligi" rel="bookmark" title="Permanent Link: Hızla Yayılan Vista Özentiliği">Hızla Yayılan Vista Özentiliği</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/raid-turleri" rel="bookmark" title="Permanent Link: RAID Türleri">RAID Türleri</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/makaleler/windowsda-telnet-scripting-tool-kullanimi-ve-car-854-betigi" rel="bookmark" title="Permanent Link: Windows&#8217;da Telnet Scripting Tool kullanımı ve CAR 854 betiği">Windows&#8217;da Telnet Scripting Tool kullanımı ve CAR 854 betiği</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/kisisel-bolge/ilginc-tabelalar" rel="bookmark" title="Permanent Link: İlginç Tabelalar">İlginç Tabelalar</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-moblin-ve-meego" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo, Moblin ve MeeGo">Maemo, Moblin ve MeeGo</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/basarisiz-sogutmaya-ornek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Digital: A Love Story</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/digital-a-love-story</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/digital-a-love-story#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 14:45:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=867</guid>
		<description><![CDATA[<p><img src="http://www.scoutshonour.com/digital/digital-thumbnail.png" alt="Digital: A Love Story" /><br />
<em>&#8220;*** DIGITAL: A LOVE STORY*** Powered by Amie Workbench, (C) 1988 READY.&#8221; </p>
<p>Alttaki çubuk hala yanıp sönüyor ve ben ekrana bakakalmış durumdayım. Nasıl oldu, ne oldu bilmiyorum ama bu bağımsız (ve ücretsiz) oyun, sanırım az önce kafamı allak bullak etti. Digital, Amiga Workbench benzeri işletim sistemlerinin kullanıldığı, ARPANET&#8217;lerin, BBSlerin, ücretli hatların ve korsanların olduğu.. aslında hayır, bundan çok daha fazlasının olduğu zamanlarda geçiyor. O dönemi yaşamadıysanız bile, hatta &#8220;ADSL çocuğu&#8221; tabir edilebilecek yaş kitlesine bile mensupsanız, bu oyun size bir şeyler kazandıracak. Belki hissettirmek istediği nostaljiyi değil ama, nereden nereye geldiğinizi. Bu söylediklerim sizi yanıltmasın, Digital&#8217;in amacı nostalji yaptırmak değil, ya da bir tür 1988 dönemi simulatörü değil, hatta %100 gerçeklere dayalı bile değil. Sadece.. oynamanız lazım. Hakkında söylenebilecek her kelime, bu hikayeden alacağınız zevki baltalıyor aslında. </em><br />
<br />
Ve o son dakikalarda.. Onunla son kez konuşurken, veriler akarken ve ben artık başka bir yol kalmadığını farkettiğimde.. Yapımcıya Twitter&#8217;dan teşekkür ettim elbette. Neden bahsettiğimi anlayabilmeniz için, bir kaç saatinizi bu oyuna ayırmanız gerekli. Hikaye konusunda fazla bir şey vermemeliyim, hayır. Basitçe -ilk 10 dakikada sizin de farkedeceğiniz üzere- yapım 80&#8242;lerin sonlarında geçiyor, babanızın arkadaşı, size bir modem ve kablo, bir de Lake City BBS&#8217;inin numarasını vererek size Internet&#8217;in en ilkel halinin kapılarını açıyor. Burada tanışacağınız insanlardan bir şeyler öğreniyor, bu yeni toplulukla kaynaşmaya çalışıyor ve sanatçı ruhlu bir bayanla tanışıyorsunuz. Başlarda bütün bunları niye yaptığınızı anlamamanız, hatta Digital&#8217;ı sürekli devam eden bir &#8220;sandbox tarzı&#8221; yapım sanabilirsiniz, kesinlikle değil. Digital, eğer bir eksi olarak kabul ediyorsanız bile; son derece çizgisel, ancak bunu da size hissetirmeyecek kadar düzgün tasarlanmış. Öyle ki, sona geldiğimde, aslında mesaj atıp almak ve aramalar yapmak dışında, bu oyunu oynamak için gerçekten ne yaptığımı bile anlayamadım. </p>
<p>BBS&#8217;ten BBS&#8217;e yaptığınız gezintilerde, farklı insanlar, tartışmalar ve tavırlar göreceksiniz, onlara değer verin. Size en büyük kazancı bu insanlarla yaptığınız konuşmalar ve keşfetme hissi olacaktır. Hikaye her şekilde devam edecek, acele etmeye gerek yok. Hikaye hakkında söyleyebileceğim o kadar çok şey var ki aslında.. Özellikle son 5 dakikası, son derece vurucu, başında geçirdiğiniz saatleri öyle güzel değerlendiğinizi farkettiriyor ki. </p>
<p>Eğer vaktiniz varsa şimdi, yoksa da vakit bulduğunuz an, bu bağımsız yapımı deneyin. Ona bir şans verin ve anlamaya çalışın. Sizin için hem bir zaman tüneli, hem de Harikalar Diyarı görevi görecektir. Ve şarkıları sakın kapatmayın, özellikle 8-Beat&#8217;in Disappointment&#8217;ı, öyle harika şekilde oturacak ki yerine.. Bilgisayarlarla, onların tarihiyle, bilimkurguyla biraz olsun ilginiz varsa alacağınız zevkin on kat artacağı da bir gerçek. </p>
<p>Denemek için: <a href="http://www.scoutshonour.com/digital/">http://www.scoutshonour.com/digital/</a> Bağımsız, ücretsiz ve Windows,MacOSX ve GNU/Linux üzerinde çalışabiliyor, üstelik sadece 35 Megabyte. Bitirdikten sonra, Christine Love&#8217;a (Twitter&#8217;da @christinelove) harika interaktif hikayesi ve yeteneği için teşekkür etmeyi unutmayın.</p>
<hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/digital-a-love-story/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olmazsa Olmaz Drupal Eklentileri</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/olmazsa-olmaz-drupal-eklentileri</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/olmazsa-olmaz-drupal-eklentileri#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 10:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=849</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>Gönüllü bir proje için (yakında duyuracağım) Drupal kullanmam gerekti, bu sırada benim için olmazsa olmaz eklentilerin bir listesini çıkarma fırsatı da buldum. Drupal, Joomla&#8217;dan bence çok daha başarılı bir CMS olmasına rağmen, kullanımı o kadar da kolay değil ve bir çok özelliği eklentilerle üstüne eklemeniz gerekiyor. Eklentisiz bir Drupal&#8217;in, pek bir şeye benzemeyeceğini söyleyebiliriz. Eklentiler Drupal&#8217;in özelliklerini geliştirmiyor, onu baştan yaratıyor, üstelik hepsi ücretsiz ve Drupal eklenti deposunda mevcut. İşte o eklentiler:</em></p>
<p></p>
<ul>
<li><strong>Advanced Forum. </strong>Drupal sitenizde Forumunuz varsa bu ve kardeş eklentileri de mutlaka olmalı. Drupal&#8217;in kendi forum modülünü geliştirmesi ve arayüzünü klasik forumlara benzetmesinin yanında, <strong>Author Pane </strong>gibi diğer eklentilerle uyum içinde çalışarak, kullanıcı kartları yaratabiliyor. <strong>Smileys </strong>eklentisiyle beraber kullanarak gülücük desteği sağlamak mümkün. <strong>User Titles </strong>ile kullanılırsa rütbeler eklenebilir.</li>
<li><strong>PrivateMsg. </strong>Kullanıcıların birbirleriyle özel mesajlaşmalarını sağlayan önemli bir eklenti. Bir topluluk sitesi için olmazsa olmaz.</li>
<li><strong>Pathauto. </strong>Otomatik olarak SEO-uyumlu bağlantılar yaratacaktır. Mesela; user/1 yerine kullanicilar/aranel-surion, ya da node/51 yerine icerik/icerigin-basligi-burada gibi bağlantılar yaratır.</li>
<li><strong>Twitter. </strong>Topluluk sitenize ait bir Twitter hesabı yaratmanızı, yeni içeriğin burada duyurulmasını sağlamanın yanı sıra, kullanıcıların kendi tweetlerini profillerine eklemesini, hatta biraz çalışmayla bir Twitter Gezegeni bile yaratabilmenizi sağlar.</li>
<li><strong>Image ve Image Assist. </strong>Kolayca resim ekleme, düzenleme ve hatta galeriler yaratmak için kullanabileceğiniz eklentiler. Bunun yerine <strong>IMCE </strong>de kullanabilirsiniz.</li>
<li><strong>Localization client. </strong>Sitenize eklediğiniz eklentilerin hepsi Türkçe desteklemeyebilir. Drupal&#8217;de gömülü olarak neden gelmediğini asla anlayamadığım, bu çok faydalı eklenti sayesinde görsel bir şekilde istediğiniz mesajı yerelleştirebilirsiniz.</li>
<li><strong>Panels ve Views. </strong>Drupal için çok, çok çok önemli iki eklenti. Bu eklentiler ve yan eklentileri sayesinde tamamen özelleştirilebilir Drupal sayfaları oluşturabilirsiniz. Mesela içeriği 3-tablolu göstermek, kullanıcı profil sayfalarını değiştirmek, içeriğin yerini değiştirmek,bölmek, diğer eklentilerden aldığınız verilerle kendi sayfalarınızı oluşturmak bunlardan bir kaçı. Sadece bir kaç dakika içinde Kullanıcı Listesi, Twitter Gezegeni, Galeri gibi sayfalar oluşturmanız mümkün.</li>
<li><strong><strong>Printer-friendly pages. </strong></strong>Adından da belli olduğu üzere yazıcı-dostu sayfalar oluşturmaya yarar. Bunun yanında, içeriği PDF olarak indirme ya da arkadaşla paylaşma gibi fonksiyonlar sunar.</li>
<li><strong>CAPTCHA. </strong>Formlarınızı robotlardan korumak için güvenlik kodları oluşturur. Bu kodların karmaşıklığını, fontlarını, nasıl çizileceği, hangi renkleri barındıracağı gibi ayarları kolayca yaparak kişiselleştirmeniz mümkün. Böylece kullanıcıya rahatsızlık vermekle robotları uzaklaştırmak arasındaki çizgiyi kendi istediğiniz şekilde tutturabilirsiniz. reCAPTCHA gibi servisleri de üstüne ekleyebiliyoruz.</li>
<li><strong>Tagadelic. </strong>Drupal etiketlerinizden bir etiket bulutu yapabilmenizi sağlayan kullanışlı bir eklenti. Bende hata vermişti ancak, Wordpress&#8217;imde kullanmış olduğum <strong>Cumulus </strong>eklentisiyle beraber kullanıldığında Flash bulut da yaratabiliyor.</li>
<li><strong>UD Sidebar. </strong>Tamam tamam, buna olmazsa olmaz diyemeyiz. Ancak topluluk siteleri için işleri oldukça kolaylaştıracaktır. Ubuntu&#8217;nun sitesindeki 4lü sidebar bilgi butonlarına benzer butonlar yaratır.</li>
<li><strong>Userpoints. </strong>Kullanıcılarınıza puanlama sistemi sağlar. İçerik ekleyen, cevaplayan, giriş yapan vs. kullanıcılara otomatik olarak puan eklenmesi gibi özellikleri sağlar. <strong>User to User Points </strong>ile kullanılırsa kullanıcılar birbirlerine puan verebilirler.</li>
</ul>
<p>Tabii ki bunlar sadece bir kaçı, <a href="http://drupal.org/project/modules">Drupal Eklenti sayfasında</a> bunlar gibi yüzlercesi var. Mesela <strong>Domain Access </strong>eklentisiyle kullaniciadi.siteniz.com ya da icerik-adi-buraya.siteniz.com gibi alt alanları yaratabilirken, <strong>False account </strong>ile multi hesapları yakalayabilir, hatta <strong>Misery </strong>ile bu yakaladığınız kullanıcılara işkence edebilirsiniz.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/makaleler/drupal-ve-wordpressde-spamla-mucadele" rel="bookmark" title="Permanent Link: Drupal ve Wordpress&#8217;de Spamla Mücadele">Drupal ve Wordpress&#8217;de Spamla Mücadele</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/kisisel-bolge/kesintiler-kesintiler" rel="bookmark" title="Permanent Link: Kesintiler, Kesintiler..">Kesintiler, Kesintiler..</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/linux-oluyor-safsatasi" rel="bookmark" title="Permanent Link: &#8220;Linux Ölüyor&#8221; Safsatası">&#8220;Linux Ölüyor&#8221; Safsatası</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/kopete-icin-penceresmiley-temasi" rel="bookmark" title="Permanent Link: Kopete için Pencere/Smiley Teması">Kopete için Pencere/Smiley Teması</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/firefox-eklentilerim" rel="bookmark" title="Permanent Link: Firefox Eklentilerim">Firefox Eklentilerim</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/olmazsa-olmaz-drupal-eklentileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nokia N900 İncelemesi</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/nokia-n900-incelemesi</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/nokia-n900-incelemesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 22:42:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[maemo]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=718</guid>
		<description><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-733" title="Nokia-N900" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Nokia-N900-300x184.jpg" alt="" width="265" height="162" /><em>Nokia N900 ve Maemo 5 hakkında bir inceleme yapacağımı söylemiştim, yeni oyuncağım geldiğinden beri bir gün bile ayrı düşmüyoruz, ben de ona gereken sevgiyi veriyorum tabii. N900, AIO (Herşey Dahil?) diyebileceğimiz akıllı telefon türüyle, Internet Tablet melezi bir cihaz, ya da Nokia&#8217;nın tabiriyle mobil bilgisayar. 3G, GPS, 5mp Kamera gibi bütün Akıllı telefonların yanı sıra, sağlam bir donanım ve eşsiz bir işletim sistemiyle (değineceğim), piyasada bu sıfatın hakkını en iyi verebilecek cihazlardan olduğunu söyleyebiliriz. Henüz Türkiye&#8217;ye gelmediğinden-ve gelmeyeceği tahmin edildiğinden- bir incelemesi yoktu, eksik kalmasın =)</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><br />
<strong>İlk bakışta</strong></p>
<p>İsterseniz özelliklere önce  bir özet halinde bakalım:</p>
<ul>
<li> 3.5 inç dokunmatik geniş ekranda, 800 × 480 çözünürlüğe sahip.</li>
<li> GPS, A-GPS ve Hücre-tabanlı receiverlar üzerinden konumlama desteği mevcut. Geotagging yapabiliyor, Ovi Maps kurulu geliyor.</li>
<li> 3.5mm AV konektor, TV out(PAL/NTSC), Micro-USB konektorü, Bluetooth 2.1 (Stereo kulaklık destekli), FM verici, Infrared portu. FM alıcı. (ekstra yazılım gerekiyor alıcı için)</li>
<li> BL-5J 1320mAh batarya.</li>
<li> 5 megapiksel kamera (2584 x 1938 piksel), CMOS sensörü, Carl Zeiss, Tessar lens. 3X dijital yakınlaştırma. Autofocus özelliği. Çift LED flaş. Yatay hizalama ve farklı çekim modları.</li>
<li> 16:9 Geniş ekran. 848X480 piksele kadar video kayıt etme(max. 25Fps)</li>
<li> .wav,.mp3,.AAC,.eAAC,.wma,m4a gibi dosya formatlarını kullanabilen Maemo medya oynatıcısı. (bunlara .ogg gibi bir çokları da eklendi ve ekleniyor) Entegre FM vericisi.</li>
<li> TI OMAP 3430: ARM Cortex-A8 600 MHz işlemci. OpenGL ES 2.0 destekli PowerVR SGX GPU. 1 GB&#8217;a kadar uygulama belleği. (256 MB RAM, 768 MB NAND)</li>
<li> 110.9 x 59.8 x 18 (en kalın parçası 19.55) mm boyutlar. Yaklaşık 181g ağırlık.</li>
<li> 32 GB dahili hafıza, 16 GB microSD kart desteği.</li>
<li> Tam QWERTY donanımsal klavye.</li>
<li> Quad-band GSM EDGE 850/900/1800/1900 &amp; WCDMA 900/1700/2100 MHz</li>
<li> GPRS class A, multislot class 32, maximum speed 107/64.2 kbps (DL/UL) EDGE class A, multislot class 32, maximum speed 296/177.6 kbps (DL/UL) WCDMA 900/1700/2100. Maximum speed PS 384/384 kbps (DL/UL) HSPA 900/1700/2100. Maximum speed PS 10/2 Mbps (DL/UL) WLAN IEEE 802.11b/g</li>
<li> GNU/Linux üzerinde Maemo 5 işletim sistemi. Mozilla tabanlı Maemo tarayıcısı, Adobe Flash 9.4 desteği ve tam ekran tarama.</li>
<li> Accelometer sensörü.</li>
</ul>
<p>Unuttuklarım varsa, Nokia&#8217;nın sitesindeki listeden takip edebilirsiniz. Cihaz oldukça “kalabalık” olduğundan bazı özellikleri unutmak, hiç farketmemek muhtemel. N900&#8242;ün en büyük kozlarından biri, 600Mhz işlemcisi ve 1GB uygulama belleği üzerinde çalıştırdığı Maemo 5 işletim sistemi. Daha detaylı olarak ileride değineceğim.</p>
<p><strong>Nasıl alırız?</strong><br />
Bu konuda bazılarının kafası oldukça karışık olduğundan, hemen bu sorunu aradan çıkartmamız en iyisi. Eğer bu konuyu dert edinmiyorsanız bir sonraki konu başlığına atlayabilirsiniz. Nokia N900, diğer Nxxx serisi cihazlarda olduğu gibi Türkiye&#8217;de satılmıyor ve satılmayacağı söyleniyor, cihazın zaten Türkçe dil desteği de yok. (Ancak topluluk tarafından-hatta bizzat, ben- geliştirilen bir yama var ve yakında sürülmesini umuyoruz)</p>
<p>Bu da Türkiye&#8217;den resmi olarak almanız mümkün değil demek oluyor. Yurtdışından vereceğiniz siparişler gümrüğe takılabileceğinden, en makul yol yolcu beraberinde getirtmek olacaktır. Eğer bir tanıdığınıza yaptıramıyorsanız, GittiGidiyor üzerinden alabilirsiniz, GG&#8217;deki satıcılar cihazı sizin için kapınızın önüne kadar getirecek ve sadece Türkiye içindeki kargo ücretini siz ödeyeceksiniz.</p>
<p>Eğer GittiGidiyor&#8217;dan alacaksanız, alışveriş yapmadan önce Internet&#8217;ten bu servis hakkındaki rehberleri ve GittiGidiyor SSS dosyalarını okumanızı öneririm. Belki bu konuda bir yazı da yazabilirim, sonra. Ben kendiminkini mkavas rumuzlu bir GG satıcısından aldım, Birkaç günlük gecikme(yılbaşı dolayısıyla) dışında bir sıkıntı olmadığı gibi, elimdeki üründe hiçbir arıza yok ve satıcı da oldukça yardımseverdi.</p>
<p>Satın aldıktan sonra Türkiye&#8217;de kaydını 5 TL ücret karşılığı yaptırabilirsiniz, ancak 1 ay içerisinde Türkiye&#8217;ye dönmüş ve yakın zamanda başka bir telefon kaydettirmemiş birinin pasaportuna işletmeniz gereklidir. Bu işlem tamamlandığında 24/48 saat içerisinde telefonunuz “yolcu beraberinde kaydedilen imei” olarak imei.tk.gov.tr adresinde listelenecektir.</p>
<p><strong>Kutu içeriği</strong><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-743" title="20100116_001" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100116_001-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />Gelelim N900&#8242;ün kutusuna. Önceki telefonum olan Nokia N96 ile kıyasladığımda, Nokia N900&#8242;de abartıdan ve reklamdan oldukça kaçınılmış bir tasarım var. Bunun cihazı daha az havalı, ancak daha ciddi gösterdiği söylenebilir. Ön taraftaki hafif N900 kabartmasını ve Nokia Nseries yazısını saymazsak, ön tarafı tamamen düz siyah.</p>
<p>Kutunun ağzını kapatan Nokia yazılı bandı tırmalayıp(başka şekilde kalkmıyor)  kutuyu açtığımızda, aynı sadelik yine devam ediyor ve sadece telefonu taşıyan ufak bir bölmenin dışında bir şey göremiyoruz. Bu bölmeyi kaldırdığımızda ise kutuyla beraber gelen içeriğe ulaşabiliyoruz:</p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<ul>
<li>Nokia N900 (Şaşırdınız, değil mi?)</li>
<li> Nokia BL-5J Batarya</li>
<li> Nokia AC-10 Şarj Cihazı</li>
<li> Nokia WH-205 Stereo Kulaklık</li>
<li> Nokia CA-75U Video-out Kablosu</li>
<li> Nokia CA-146C Şarj Adaptörü (Her bölgede mevcut olmuyor, benimkinde yoktu, önemsiz bir fark. Amacı 2mm ve 3.5mm kaynakları microUSBye çevirmek)</li>
<li> Temizleme Bezi</li>
<li> Nokia CA-101 Veri Aktarım Kablosu</li>
<li> Nokia N900 Get Started Kullanım Kılavuzu ve Garanti bilgileriyle ilgili 2.ci kılavuz</li>
</ul>
<p>Kutu içeriği alınan bölgeye göre ufak değişiklikler gösterebiliyor, bazılarında ekstra bir çevirici varken diğerlerinde olmuyor, ancak bu çok da önemli değil, eksikliğini hissetmeyeceğiniz bir fark.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-745" title="20100116_002" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100116_002-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><br />
İçerikten biraz bahsedersek; <strong>WH-205</strong>, daha önce N96 ile kullandığım <strong>HS-45/AD-54</strong> kulaklıktan çok daha iyi. Tek eksik olarak üzerinde sadece 2 tuş bulunmasını sayabiliriz. WH-205, kulağın içine oturduğundan, çok daha kullanışlı, dış sesleri daha iyi ortadan kaldırabiliyor(HS-45 bunu asla yapamıyordu) ve daha iyi ses veriyor. Kutuda kulaklık süngerlerinin farklı boyutlarda olanları da var.</p>
<p>Temizleme bezinin Türkiye malı olmasını garipseyebilirsiniz, bana da oldukça ilginç gelmişti. Sanıyorum teknolojideki yerimiz, son model cihazlara temizleme bezi üretebilecek seviyeye gelmiş. CA-101 kablosuyla N96&#8242;da USB üzerinden şarj yapamıyordum, N900&#8242;de ise bu özellik sunulmuş, aynı anda hem aktarım hem şarj yapabiliyoruz.</p>
<p>Eğer benim gibi aldığınız şeylerin kılavuzuna meraklıysanız, kutudaki kılavuz sizi çok da tatmin etmeyecek. Zira kılavuzun amacı birkaç sayfada N900 nedir, kapağı nasıl açılır, hangi parçası nerededir bilgisinden öte bir şey vermiyor. Alıcı kitlesi göz önünde hiç bulundurulmamış, bakmasanız da olur cinsinden bir kılavuz bu. Onun yerine beş dakika Maemo.org&#8217;da dolaşmanız cihazınız hakkında daha fazla fikir verecektir. N900 PC Suite uygulamasıyla “kısıtlı iletişim” kurabiliyor olmasına ve kendi flasher uygulaması, ve SDKsı da mevcut olmasına rağmen bunların hiç birini bir CD olarak yanında getirmiyor, hepsini siz indiriyorsunuz. Kutuda bunlara yer vermek çok da zor bir şey olamaz.</p>
<p><strong>Cihazın İlk Açılışı</strong></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-719" title="n900_firstboot2" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/n900_firstboot2-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" />Nihayet  telefonu ilk kez elimize alıyoruz. Arka kapaktaki ufak bölüme tırnağınızı geçirerek kapağa resmen “abanıyorsunuz”, yeni aldım diye acımayın, siz acıdıkça o açılmamakta direnecektir, neden bu kadar güce ihtiyaç duyan bir kapak yaptıklarını bilemiyorum ancak, sonuçta bu kapağı kaldırmak, öyle her N serisi telefonun kapağını kaldırmaya benzemiyor. Kapağın altında ekstra bellek yuvası(bunu neden hotswap yuvası olarak dışarı yapmazlar, anlamıyorum) ve bataryanızı, sim kartınızı takacağınız bölümler bulunuyor. N900 gibi önce tablet, sonra telefon sloganına sahip bir cihaz, tabii ki SIM kartsız da çalışabiliyor.</p>
<p>Bataryamızı taktık, kapağı da kapattıysak şimdi ilk açılışı yapabiliriz. Telefonun ekranındaki koruyucu, bir Nokia klasiği olarak, sırf siz kullanamayın, gidin yenisini alın diye, özellikle karartılmış. Yine N96 ile kıyaslarsam, onda da kocaman NOKIA logosu yüzünden koruyucuyu kullanamıyorduk. Yani bu koruyucuyu öyle ya da böyle, çıkaracaksınız. Bu noktada, bir an önce gidip bir ekran koruyucu almanızı tavsiye ederim, yoksa ekranınız kolayca çizilecek, parmak izleri her yanına bulaşacaktır, söylemedi demeyin. Telefonun bir de arkasına yapıştırılmış “Batarya Kaldırmaca 101” tarzı bir etiket mevcut, onu da çıkartıyoruz.</p>
<p>İlk açılışta sizden tarih/saat, ülke/dil seçimi gibi basit birkaç bilgiyi isteyecek, bu bilgileri sonradan Settings altından değiştirebileceksiniz. Nokia N900&#8242;ün, diğer N serisi cihazlarla arası pek iyi olmadığından(Maemo &gt; Symbian) senkronize etmekte sorun yaşamanız muhtemel, bu yüzden kişilerinizi taşımanın en kolay yolu onları SIM kart hafızasına kopyalamak. Bunlara N900 rehberinden ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Fiziksel Özellikleri</strong><br />
Nokia N900, 110.9 x 59.8 x 18 (en kalın parçası 19.55) mm boyutlarında. Bu da onu N96&#8242;dan yaklaşık 7 x 4 mm büyük yapıyor. Bir tablet standardı için küçük, bir akıllı telefon içinse ortalam bir büyüklük diyebiliriz. Her şekilde bu cihaz, cebinize, bir iPhone kabına sığabiliyor. Bu da çok fazla büyük olmadığı anlamına geliyor. Nokia N96&#8242;nın 125 ~ 128g ağırlığına karşılık, Nokia N900 181 gram çekiyor. Apple iPhone 3GS&#8217;in 135g olduğunu düşünürsek, N900 çok ağır. Ben cihazın ağırlığından rahatsız olmadım, ancak ceketimin cebinde her zaman “varlığını hissettirdiğini” söyleyebilirim N900 için. Eğer ağırlığa çok önem veriyorsanız, bu sizin için gerçekten sıkıntı olabilir.</p>
<p>Cihazın ekranı kolayca çizilebiliyor, iz kalabiliyor. Sadece siyah renkte üretildiğinden, parmak izleri oldukça belirginleşip sinir bozabiliyor. Kasası hakkında daha az plastik kullanılması gibi bazı şikayetler duymuş olsam da, bence ele oldukça iyi oturuyor, kesinlikle kırılgan bir his vermiyor ve kolayca kullanabiliyorsunuz. Bu noktada 3 sıkıntı farkettim:</p>
<ul>
<li>N900 Portrait modu düşünülerek tasarlanmamış, hatta bir sonraki FW güncellemesine kadar, şimdilik çok az sayıda uygulama Portrait modunda kullanılabiliyor. Bunlardan biri de Phone, yani telefon işlevlerinin tamamını yöneten uygulama. Ancak sorun şu ki, yatayken oldukça hoş duran N900, dikey moda aldığınızda telefondan başka her şeye benziyor gibi görünüyor. Tabii bunun “ekstrem” bir hava kattığını da düşünebilirsiniz.</li>
<li>Telefonun her yerinde bir şeyler var. Yatay moddayken elinizi koyacak yer bulamadığınız oluyor, parmaklarınız, özellikle de oyun oynarken, ya IR portunu, ya hoparlörlerden birini, ya kamera tuşunu, bir şeyi mutlaka kavrıyor.  Parmak koyacak yer bırakılmamış sanki cihazda.</li>
<li>Garip bir sorun ama, telefonun sesi bazen sanki sizi değil başka şeyleri hedef alıyormuş hissi veriyor, hoparlörlerin yerleşimi de bunu doğruluyor. Ancak bu sorunu tarayıcı, flash uygulamalar gibi şeylerde yaşamazken, medya oynatıcı gibi uygulamalarda belirginleşiyor, sanırım bir FW güncellemesi şart.</li>
</ul>
<p>Dokunmatik ekranı resistif, ancak oldukça iyi tepkiler veriyor ve kullanımı kesinlikle çok rahat, önceki Nokia&#8217;lar gibi sinir bozmuyor. Alıştıktan sonra çok rahat edeceğinizi söyleyebilirim, kapasitifin aksine parmakla dokunma zorunluluğu olmadığından, tırnaklarınızla ve ekran kalemiyle kullanmak mümkün. Ekrana sizi anlaması için çok çok az bir baskı uygulamanız bile yetiyor. Tüm kullanım kolaylığına rağmen, multi-touch özelliği de olsaydı daha iyi olurdu.</p>
<p>Nokia N900, N96&#8242;dan beri kullanılmakta olan kamera çevresindeki desteğe sahip, ancak N810&#8242;daki gibi kalın bir destek parçası yerine, Nxx serisinden alışık olduğumuz ince parça tercih edilmiş. Bu cihazı daha profesyonel gösteriyor, ancak nispeten az destek sunduğu için de biraz güç uyguladığınızda cihaz arkaya devrilecekmiş hissi uyandırıyor, yaptığım denemelerde ben hiç devirmedim, ancak bu hisse alışmanız gerekecek.</p>
<p>Kasadaki ciddi bir sıkıntı da MicroUSB portunda. Bu port, birkaç yıllık bir kullanımda muhtemelen en çok işiniz düşecek olan şey, zirâ hem şarj hem veri aktarımı için kullanılıyor. Sorun şu ki, bu port kesinlikle iyi sabitlenmemiş ve şimdiden yabancı forumlar “MicroUSB portum çıktı”, “Port bozuldu”, “Şarj olmuyor” gibi sorunlarla dolup taşıyor bile. Uzun süreli kullanımda bu tasarım sıkıntısı çok baş ağrıtabilir, elinizdeki tek çözümse bu MicroUSBnize kibar, çok kibar davranmak, her ne kadar güç istese de, kaldırabileceğinden fazla kesinlikle asılmamak. Nokia bu tip detayları nasıl atlamış aklım almadı.</p>
<p>QWERTY klavye oldukça iyi çalışıyor. Fakat burada da ufak bir tasarım sıkıntısı var. Tuşlar arasında oldukça az boşluk var ve birine basayım derken ötekini tutturmanız, hatta bu duruma hiç uyanmamanız da muhtemel. Çözüm olarak Maemo forumlarında 4 satırlı bir klavye düzeni önerilmiş, ancak N900 için artık bunun değişme olasılığı yok. Klavyeye alışana kadar, parmaklarınız da biraz büyükse sorun yaşama ihtimaliniz yüksek.</p>
<p>Cihazın ön yüzünde ekranın dışında bir tuş yok, sol(ya da üst) tarafında mikrofon, sensörler, sol altta uyarı ışığı(farklı renklerde  yanabiliyor, normalde beyaz, şarj olurken turuncu, şarjı fullken yeşil, gibi.) , ön kamera bulunuyor. Ekranın sınırları, NOKIA yazan logonun Nsi ile, N900 yazan model isminin 0 sayısı arasındaki kısım.Geri kalan bölümler kasası.</p>
<p>Biraz etrafından bahsedersek (telefonu elimizde tutuyormuşuz gibi düşünün);</p>
<ul>
<li> Sol ve sağ kısmında 2 Stereo hoparlör mevcut.</li>
<li> Sol tarafta MicroUSB ve askı için yardımcı aparatı var.</li>
<li> Alt kısmında hiçbir şey yok, zirâ buraya Stylus&#8217;u koyuyoruz, tüm alanı bu yuva kaplıyor.</li>
<li> Sağ tarafta, Stylus&#8217;un kafası, 3.5mm jack(kulaklık ve tvout için) ve kilit mekanizması mevcut. Bu mekanizma önceki Nxx telefonlardan tanıdık gelecektir.</li>
<li> Üst kısmında, Zoom In/Zoom Out(ya da duruma göre Ses ayarı tuşu da oluyor) tuşları, Güç tuşu, Kamera tuşu ve IR portu var. Bu portu kullanarak cihazınızı bir evrensel kumandaya çevirip, evdeki her şeyi uzaktan kontrol edebiliyorsunuz.</li>
</ul>
<p>Stylus, yani dokunmatik ekran kalemi, cihazla beraber, takılı bir şekilde geliyor. Bu kalemi bir kez kaybederseniz yandınız. Nokia 5800 gibi serilerin kalemleri kolayca bulunabilirken, Nxxx serisi için Nokia desteği berbat, Türkiye&#8217;yi hesaba katarsak üç kat berbat bile diyebiliriz. Maemo forumlarında tartışıldığı kadarıyla, bunun yerine yeni bir kalemi, para vererek bile alamıyorsunuz, yeni kalem = yeni telefon. O yüzden kaybetmemeniz çok çok önemli. Kalemin kolayca kırılabildiğini de hatırlatayım.</p>
<p>Son olarak, arka kapaktan bahsedersek, arka kısımda cihazın kamerası, kameranın koruyucu aparatı-ki bunun önceki Nokia&#8217;lardaki gibi sıkışma, lens çizme gibi dertlerine şahit olmadım- ve kameranın etrafını saran destek aparatı var. Arka kapak, Nokia N96&#8242;dan sonra, bana oldukça ciddi ve renksiz geldi. Nokia zaten N900&#8242;de bu tasarım anlayışını bir felsefe haline getirmiş, kutusundan kapağına kadar her şeyiyle bu cihaz gösterip havanızı atmanızdan çok, fonksiyonellik ön planda bir şekilde tasarlanmış. Abartıdan hoşlanmıyorsanız iyi, sadece havalı olsun istiyorsanız N900&#8242;ün kasası size istediğinizi vermeyebilir. Tabii bu N900 havalı değil demek anlamına gelmiyor, sadece, çok daha oturaklı bir tasarımı var diyebiliriz.</p>
<p>Arkadan baktığınızda, telefonu üste doğru kaldırırsanız ARM Cortex A8 | 32 GB  ve Designed in Finland yazısı göze çarpıyor, arkadaşlarınızın ARM&#8217;nin ne olduğunu bilme ihtimali çok yüksek olmayabilir, ancak bunu IT ile ilgilenenlere gösterip oldukça iyi tepkiler alma ihimaliniz var. Designed in Finland ise biraz “hileli” bir yazı, zirâ telefon Finlandiya değil Kore üretimi, Finlandiya olanlar sadece ilk 300 prototip için geçerli ve bunları almamalısınız. Finlandiya&#8217;da tasarlanıp, Kore&#8217;de üretiliyor N900.</p>
<p><strong>N900&#8242;ün Donanımı</strong><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-722" title="screenshot01" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot01-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />Nokia N900, ARM Cortex A8 600 MHz işlemciye ve 256 MB RAM + 728 MB NAND ile tam 1 GB belleğe sahip. 32 Gigabyte da depolama alanı mevcut. Bu özellikleriyle bütün N serisi cihazları rekabetin dışına atıyor diyebiliriz, N900&#8242;ün, Nokia üretimi başka bir rakibi yok. Bu donanımsal özellikler, Maemo 5&#8242;i harika bir şekilde çalıştırıyor, hatta telefon aynı anda 30~40 adet uygulamayı bir arada bile çalıştırabiliyor, multitasking özellikleri tek kelimeyle mükemmel.</p>
<p>N900&#8242;ün tarayıcı ve Flash deneyimi inanılmaz, N900&#8242;ünde Farmville oynayanların YouTube videoları sanırım sizi buna ikna edecektir, ben daha çok Popcap takıldım ama, Farmville de oynatıyormuş. Tarayıcısı aynı anda bir çok sekmede kolayca gezinmenize ve eklentilere olanak sağlıyor. Tarayıcı hakkında daha fazla şeyi yazılımsal özellikler kısmında anlatacağım. Tüm bu mükemmel donanıma rağmen, Nokia N900 bataryayı tamamen katletmiyor, sizin yüklenmediğiniz durumlarda, N900 işlemci frekansını otomatik olarak düşürüyor ve enerji korunumu sağlıyor.</p>
<p>Cihazın Nokia modelleri arasında rakibi olmasa da, başka telefonlarla sağlam bir rekabeti var. Nokia N900, Iphone Original ve 3G&#8217;den daha iyi, 3GS ile eşit CPU gücüne sahip. Bellek olarak ise bu üçünden üstün. Tek sıkıntısı, 3GS&#8217;in ancak yarısı kadar GPU gücü sağlayabiliyor, bu da oyun anlamında N900&#8242;ü biraz daha yetersiz kılıyor. Ancak bu gün halen Iphone oyunlarının da Iphone&#8217;un gücünden pek yararlanamadıklarını hesaba katarsak, N900 halen bir oyun platformu olma şansına da sahip. Maemo 5 bu konuda N900&#8242;e her imkanı zaten sağlıyor.</p>
<p>Henüz yeni olduğundan yapılmış ciddi benchmark sonuçları yok, ancak bu kadar yazılımı kolayca taşıyabilmesiyle diyebiliriz ki, Nokia N900 piyasadaki en iyi donanımlardan birine sahip ve verdiğiniz paranın karşılığını alabiliyorsunuz, N96 ve N97 adına aynı şeyi söyleyebilmek pek mümkün değil.</p>
<p>Nokia N900, RAW COMPUTER POWER sloganıyla tüm bu donanımları birleştirmenin yanı sıra, FM Alıcı/Verici, IR portu gibi özelliklere sahip, bir akıllı telefonun yapabileceği her şeyle, bir tabletin tüm özelliklerinin birleştiği bir cihaz N900. Bu noktada, N810&#8242;da olan USB OTG fonksiyonu(akıllı telefonlarda zaten bulunmuyor, tablet kullanıcısıysanız belki ilginizi çekiyordur) ve Dijital Pusula&#8217;nın olmaması gibi iki eksikliği olduğunu söyleyebiliriz. Dijital Pusula&#8217;nın olmamasının sanıyorum en önemli nedeni, N900&#8242;ün, kayabilen kısımların, arka kapağın ve kamera koruyucusunun açılıp kapanma durumunu takip etmek için manyetik parçalar kullanıyor olması. Yine de Maemo.org&#8217;a bakılırsa bu konuda bazı çalışmalar var, kullanıcılar kendi çalışmalarıyla N900&#8242;e pusula desteği eklemeye çalışıyorlar.</p>
<p><strong>N900 Batarya Ömrü</strong><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-747" title="screenshot11" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot11-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />Nokia N900, batarya için <strong>1320mAh</strong> kapasiteli <strong>BL-5J</strong> kullanıyor, ancak kullanım deneyimleri arasında tutarsızlık var. Resmi açıklamaya göre beklemede 2-4 gün, 3G/WCDMA ile 5 saat, 2G/GSM ile 9 saat kullanım ve 1 gün aktif çevrimiçi kullanım sunabiliyor.<br />
Kendi deneyimlerimden, Nokia N900&#8242;un bekleme modunda herhangi bir sıkıntı yaratmadığını söylemeliyim. Burada anahtar sorun, kullanıcıların bazı uygulamaları açık unutması, ya da yükledikleri gelişim aşamasındaki versiyonların güç korumaya dikkat etmemesi, tam olarak kapanmaması gibi durumlar, ve bunun yanında henüz FW güncellemesi gelmediğinden düzelmeyen, sıkışık kalan Flash ve kapanmayan WiFi bugları gibi buglar oluyor. Bunlar, eğer dikkat etmezseniz CPUyu sürekli kullanarak bekleme sürenizi tamamen düşürebiliyor.</p>
<p>Ağır kullanım altında N900 saatler içinde kolayca eriyebiliyor, ancak bir mobil cihaz için oldukça yeterli kullanım süreleri verdiğini söyleyebiliriz. Ben cihazı en parlak halinde, masaüstünde bulabildiğim ne kadar widget varsa ve ağır CPU gerektiren işlemlerle beraber kullandığımda bile şarjı en az 2-3 saat dayanıyordu, daha fazla test etme fırsatı bulamadım. Ancak dışarıda, N900 beni bir kez bile arkamdan vurmadı. Yazılımdaki bir sıkıntı olarak, bataryanın yüzde olarak tam bilgisi ekranda gösterilmek yerine basit bir ikon gösterilmesi can sıkıyor. Ancak tam bilgileri hem terminalden, hem de 3.cü parti yazılımlarla kolayca alabiliyoruz.</p>
<p>Doğrudan güç kaynağına bağlıyken birkaç saat içinde yeniden şarj olabilen cihaz, bunun yanında USB üzerinden de güç alabiliyor, ancak bu durumda şarj süresi elbette uzuyor. Bir tavsiye olarak, E-Bay&#8217;den alabileceğiniz bir PortaPow 3400 Turbocharger, sadece 40 dolara bataryanızı yaklaşık 2.5 kez şarj edebilir. Kendim kullanmadım, ancak kullanan yabancı arkadaşlar kesinlikle öneriyorlar. Eğer daha fazla parayı gözden çıkarıyorsanız ve boyut önemli değilse, ZaggSparq alabilirsiniz, 5000 mAh gücünde olduğundan 4 defaya kadar şarj etmek mümkün. Elbette bunlar, otobüs yolculuğunuz boyunca OpenArena oynamak gibi fantezileriniz için. Yoksa, klasik  yolcular gibi, otobüste kablosuz ve müzik dinleyerek idare edecekseniz, N900 sizi bir çok yolculuktan iflas etmeden çıkaracaktır.</p>
<p>Bazı durumlarda batarya tamamen boşalırsa, şarj olurken turuncu ikaz ikonunun yanmaması gibi durumların yaşanabildiği, hatta bataryanın şarj olmadığı gibi iddialar var ancak tutarlılığı konusunda hiç fikrim yok, zirâ haftalardır bu cihazı kullanmama rağmen şarjını bir kez bile tam olarak bitirmeden yeniden şarj etmişimdir.</p>
<p>N810 ile kıyasla, N900 1500 yerine 1320 mAh kullanarak bir düşük gerçekleştirmiş diyebiliriz, ayrıca Lityum Ion Polimer bataryanın yerini de Li-Ion batarya almış. Donanımın daha iyi güç koruması yapması ihtimali mevcut olmakla beraber, bir önceki cihazı kullanmadığımdan doğru bir kıyas yapmam mümkün değil.</p>
<p>Mobile-Users.NET sitesinin yaptığı bir teste göre-doğruluğu tartışmaya açık-; N900 sadece beklemede, GSM hariç tüm özellikleri kapalıyken 29 saat, bunlara ekstra Müzik oynatırken 13 saat, WiFi/3G ve IM konuşmaları yaparken 9 saat dayanmış. Ortalama bir kullanım için genelde verilen zamanlamalar da bu bilgileri doğruluyor. GNU/Linux kullandığından, tabii ki her zaman tek fonksiyonu müzik oynatmak olan bir OS boot etmeniz dahi mümkün, yani bu süreler, sizin kendi kullanımınıza göre büyük farklılık gösterecektir.</p>
<p><strong>N900 Konumlama (GPS) , Veri Aktarımı (WiFi/FM/IR/BT/USB) ve İletişim (3G/2G/SMS/MMS)</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-medium wp-image-797" title="screenshot15" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot15-180x300.png" alt="" width="180" height="300" /></strong><img class="alignnone size-medium wp-image-798" title="screenshot16" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot16-180x300.png" alt="" width="180" height="300" /></p>
<p>Nokia N900, smartphonelardan alışkın olduğumuz tüm veri aktarım modlarına ve konumlama özelliğine sahip. Yaptığım denemelerde, uyduruk bir kent merkezinde iç mekandayken, 10 saniyeden kısa bir sürede Coarse Lock (Vasat Kilitlenme) aldım. Ancak bu kilitlenme gerçekten epey vasattı ki, yerimi çok ciddi bir anlamda şaşırdı, hatta kendimi Maps uygulamasında dakikalarca aramak zorunda kaldım. Kameranın Geotagging (Coğrafi Etiketleme) uygulaması çok başarılı çalışıyor ve birkaç saniyede bulunduğunuz ülke ve ili bulup fotoğrafa ekliyor, benim gibi konumlama bazlı uygulamalara mesafeli kullanıcıları etkileyecektir.</p>
<p>Buradaki bariz sıkıntı yazılımsal. Maps uygulaması oldukça ağır çalışıyor ve hakkında çok fazla şikayet şimdiden var. Genel anlamda gezinme amaçlarınızı yerine getirebilse de, bu haliyle iyi bir GPS yazılımı değil. Oldukça hantallaşabiliyor, hatta A-GPS modundan çıkınca tamamen sapıtıyor. Öyle ki, veri aktarımı yapmadan doğrudan uydu üzerinden yerinizin bulunması bir bug yüzünden şimdilik mümkün değil, ancak yakında düzeltileceği tahmin ediliyor. Konumlama uygulamaları yeterli görünüyor, ancak günlük hayatta sık olarak kullanan kullanıcıları tatmin edip edemeyeceğine karar veremiyorum.</p>
<p>Veri aktarım özelliklerine gelirsek, WiFi alanı N96&#8242;ya göre açık ara daha iyi, başarıyla bağlantı kurabiliyor ve kolayca çok iyi sinyal alabiliyor. Bağlantıyı yazılımın da getirdiği başarılı appletlerle, kolayca kurup kesebiliyor, birinden diğerine geçebiliyoruz. Maemo 5&#8242;in açık doğası, aircrack kurup şifre kırmanıza bile olanak veriyor(ancak bunu denemediğimi de belirterek..) Nokia N96&#8242;da sıklıkla yaşadığım, Symbian&#8217;ın alakalı alakasız bağlantı değiştirmesi, kaybetmesi, her uygulama için 50 kez ne istediğimi sorması gibi bir sıkıntım olmadı. Bağlantıyı kolayca kuruyor, siz istemeden kesmiyor, güç koruması da yapabiliyor. Bir Internet tabletinden isteyebileceğiniz şeylere sahip.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-795" title="screenshot26" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot26-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p>FM Alıcısı uygulaması Bluetooth çipine bağlı, haliyle BT açmadan FM açamamak gibi bir garipliğe düşüyoruz. Üstelik bu alıcı resmi olarak pakete dahil gelmiyor, ancak Extras deposunda resmi olmayan bir uygulama yoluyla edinebiliyoruz. Her şekilde, N900&#8242;ü bir FM alıcı yapmak zor değil ve başarıyla da çalışıyor. Kanallar arasında hızla değiştirme, favori ekleme, RDS mesajlarını alma, isim atama gibi fonksiyonları yerine getiriyor, tek eksik olarak otomatik tarama yapamayışını gösterebiliriz. N900&#8242;ün kendi medya oynatıcısı,  Internet yayınlarını zaten aldığından buna değinmeye gerek yok.</p>
<p>FM Verici, alıcının aksine cihaza dahil bir fonksiyon olarak geliyor, medya oynatıcımız ile açabildiğimiz gibi, masaüstü için widget bile kullanabiliyoruz. Bu verici, sadece medyayı değil, cihazdan çıkan tüm sesleri yönlendirebiliyor, ekstra yazılımlarla RDS (Çoğu oynatıcınızda vardır, ekranda radyonun adı, çalan şarkı gibi veriler RDS sistemi üzerinden arabanıza yollanır mesela) üzerinden telefona ait bilgiler alıcı cihaza aktarılabiliyor. Kapsama alanı ise, cihazı aldığınız yere bağlı. 87 ile 108 arasındaki frekanslarda yayın yapabiliyLor. Bazı ülkelerden getirdiğinizde bu fonksiyon yazılımsal olarak devre dışı bile olabiliyor. Ancak bazı basit hacklerle, vericiyi son güçte kullanmaya başlayabiliyoruz. Bu yine bir kez daha bize Maemo&#8217;nun asıl anlamını gösteriyor. Bazı kullanıcılar, vericinin arkadaki arabaya kadar aktarım yapabildiğini iddia ediyor. Ben üç kez kısa süreli deneme fırsatı yakaladım, evimdeki plak çalabilen dinazor bir radyo(evet, başka radyomuz yok burada!) ile denediğimde, cihazı radyodan 1 metre kadar uzaklaştırdığımda yayın bozuldu. İkinci denememi N96&#8242;nın alıcısıyla yaptığımda, yine az çok aynı uzaklıktan sonra yayında sorun yaşamaya başladım, üçüncü denemede bir aracın arka koltuğundaydım, burada, radyoyla cihaz arasında bir engel yokken ses başarıyla gitti, ancak aramıza koltuk girerse hemen kesildi. Bu üç denemede de henüz cihazın FM fonksiyonlarını hacklememiştim ve US sürümüydü, bu yüzden cihazın tam gücü değil, çok daha güçlenebildiği söyleniyor.</p>
<p>Evrensel kızılötesi kumandayı Irreco ile çalıştırmayı becerdim ancak henüz televizyonuma uyduramadım, bu yüzden burayı pas geçiyorum. Bu port cihazda mevcut, ancak resmi bir destek sunulmamış, diğer uygulamalarda bu noktada çok başarılı performans sergilemeyebiliyor. İddialara göre cihaz 5-6 metreye kadar kumanda özelliği verebiliyormuş, en azından kumandanızın yerini alabileceği anlamı çıkıyor buradan. IR fonksiyonu veri aktarımı desteklemiyor olması muhtemel, zirâ CIR olduğu tahmin ediliyor. Desktekliyorsa da henüz bunun için bir uygulama çıkmadı.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-796" title="screenshot13" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot13-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p>Bluetooth veri aktarımı üzerinde her çeşit protokol kullanılabiliyor, ancak benim bir zamanlar aldığım Nokia markalı bluetooth kulaklığımla bir şekilde uyum sağlayamaması can sıkıyor, Nokia kendi aksesuarlarını düzgün kullanamıyor. USB üzerinden hem PC Suite modu, hem USB bellek cihazıymış gibi bağlayıp veri aktarımı mümkün, ya da sadece şarj modunda kullanabiliyorsunuz.<br />
3G ve 2G aramalarda, bir çok kullanıcı çekim gücünün kullandıkları diğer cihazlara göre azaldığını iddia etmiş ancak ben bir sıkıntı yaşamadım. Aksine, sürekli 2G&#8217;ye düşüp duran N96&#8242;dan sonra N900 daha  başarılı bir 3G performansı gösterdi, tiyatro salonu gibi bir alanda bile Vodafone 3G üzerinden Internet&#8217;e ulaşabildim. USSD desteği bir sonraki FW versiyonunda gelecek, bu da demek oluyor ki şimdilik “yıldız xyz kare” gibi sihirli numaraları kullanarak kontör öğrenme gibi işleri ne yazıkki yapamıyoruz, ancak sorunun çözüldüğü ve bir sonraki FW sürümünde dahil edileceğini bilmek durumu idare ediyor. Kendi adıma, bir faturalı hat kullanıcısı olarak bu özelliğin yokluğunu hiç hissetmedim. Ancak kontörlü hat kullanıcıları için bu çok bunaltıcı olacaktır. Aramalar böyle bir cihazda elbette ki sorunsuz, 3G üzerinden Video görüşme özelliğinin olmaması ise çok sinir bozucu, bu fiyatta bir cihaz video görüşme yapamıyor! Ancak bunun önümüzdeki sürümlerde çözüleceğini tahmin ediyorum, çünkü donanımsal tüm destek mevcut, önde kamerası zaten var. Arama kayıtları başarılı şekilde tutuluyor, istatistikleri alınıyor, hatta her bir kişi için iletişim geçmişinizi istediğiniz an alabiliyorsunuz. Kayıt veritabanına dışarıdan ulaşmak da mümkün.</p>
<p>SMSler için Nokia, daha önce Symbianda ekstra bir uygulama olarak sunduğu Conversation tarzını benimsemiş, çok da harika olmuş. Bu, kısaca, SMSlerinizin bir MSN görüşmesiymiş gibi görünmesini sağlıyor, siz yazıyorsunuz, karşınızdaki yazıyor ve bu başarılı bir şekilde takip ediliyor.  QWERTY klavyenin yardımıyla, ışık hızında SMS yazmak çok kolay. Klasik telefon klavyelerinde yavaş yazımıyla ün yapmış biri olarak (sevmiyorum çünkü) bu cihazla, 3 ergen kız hızında  yazabilir hale geldim, ki onların SMS yazım şeklini biliyorsunuz. MMS özelliği cihazda desteklenmiyor, bu da 3G görüşme ile birlikte N900&#8242;ün ikinci büyük falsosu. Ancak yine Maemo 5 sayesinde, bu sorun çözüldü, şimdiden üçüncü parti yazılımlarla bu fonksiyon desteklenebiliyor, resmi destek de zamanla oluşacaktır. Üçüncü parti yazılımlar henüz gelişim aşamasında olduğundan göze güzel görünmüyorlar.</p>
<p>Cihazda önceki Nokia&#8217;larda olup, N900&#8242;de olmayan tek veri alım yolu DVB-H, bu N96&#8242;da vardı, N97&#8242;de yoktu. Türkiye&#8217;de zaten kullanamadığımız, karasal yayın almayı sağlayan bir özellik. Yokluğunu herhangi bir şekilde hissettim desem büyük yalan olur.</p>
<p><strong>N900 Kamerası</strong><br />
<img class="alignleft size-thumbnail wp-image-771" title="20100111_002" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/20100111_002-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /><a href="http://www.aranelsurion.org/wp-content/screenshot001.png"></a>Ne yazık ki bu incelemede içime sinmeyen tek kısım bu olacak, çünkü fotoğrafçılıktan gerçekten hiç anlamıyorum <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' />  Nokia N900; 5 megapiksel, Carl Zeiss, Tessar lensli, Otofokus özellikli 5.2mm odak uzaklığına(focal length) sahip, 25fps 848&#215;480 video çekimi yapabilen bir kameraya sahip. Kameranın odak uzaklığı Nokia N97&#8242;den 0.2mm daha az ve kamerası 30 yerine 25fps çekim yaptığından hareketli videolarda verim biraz düşmüş oluyor. Nokia, her alanda çok daha iyi noktalara ulaştığı böyle bir cihazda, kamera konusunda doğru düzgün bir yeniliğe gitmemiş.</p>
<p>Çekim kalitesinin bir çok cihaza kıyasla iyi olduğu iddia ediliyor, bu konuda kesin bir şey söyleyemiyorum, bana kalite Nokia N96 ile çok farklıymış gibi gelmedi diyebilirim. Video çözünürlüğü, VGA çekim yapan iPhone 3GS ve N97 de dahil olmak üzere bir çok cihazdan daha iyi, FPSin düşüşündeki asıl sebebin bu olması muhtemel.</p>
<p><strong>Yazılımsal Özellikler ve Maemo 5</strong><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-749" title="screenshot21" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot21-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />Nokia N900&#8242;ün asıl güçlü kısmı burası. Nokia N900, açık kaynak bir yazılım olarak, GNU/Linux üzerinde çalışan Debian tabanlı Maemo 5 Fremantle üzerinde çalışıyor, bu işletim sistemi tamamen özgür yazılımlarla uyumlu ve standartlara bağlı şekilde geliştiriliyor. Maemo 5, muhtemelen piyasadaki en   açık, en geliştirilebilir ve modlara izin veren yapılardan biri. N810&#8242;dan hatırlarsak, kullanıcılar Debian,Ubuntu gibi sistemler dahi kullanabiliyorlardı cihazlarında.</p>
<p>Yazılım tamamen açık olduğundan, herkes üzerinde istediği değişikliği yapabiliyor. Maemo hoşunuza gitmedi mi? Başkasını kurun. Cihazın CPUsunu overclock mu edeceğiz? Mümkün. FM ve MMS yokmuymuş? Yapıldı bile. İphone&#8217;dan hatırladığımız, basit özellikler için aylarca bekleme Maemo&#8217;da yok. Nokia yapmazsa başkası yapıyor. GNU/Linux tabanlı olan ancak özgür olamayan Android gibi diğer mobil işletim sistemlerinin aksine Maemo&#8217;da sistem yöneticisi haklarını almak, uygulama yöneticisinden “rootsh” paketini yükleyerek edinebileceğiniz basit bir olay, hatta daha da güzelleşsin diye, cihaz elinize geldiği haliyle X Terminal&#8217;e sahip. N900 tamamen sizin ve nasıl kullanacağınız da size kalmış.</p>
<p>Özgür yazılımın bir avantajı olarak, Maemo&#8217;da sert kurallara bağlı uygulama kaynakları yok. Apple&#8217;ın ticari kaygılar sebebiyle App Store&#8217;dan onlarca uygulamayı yasakladığını anımsarsınız. Maemo&#8217;da uygulama kaynağı olarak App. Manager adında bir uygulama mevcut ve depo mantığıyla çalışıyor. Düzgün çalışan bütün uygulamalar depolara kabul ediliyor, eğer Maemo depolarının “düzgün çalışma” mantığı size kısıtlayıcı geldiyse, ya da depolarda istediğiniz şeyi bulamadıysanız(hmm, warez??) yine sorun yok, başka depolar ekleyebilir, biraz çalışmayla kendi deponuzu kurup yazılımlarınızı paylaşabilirsiniz. Daha ticari ve kısıtlı bir kaynak tercih ediyorsanız(App Store gibi) bu da mümkün, Nokia N900, Ovi Store desteğine sahip.</p>
<p>GNU/Linux olmasının en büyük avantajı, Linuxta çalışan uygulamaların çok az bir zahmetle Maemo&#8217;da da çalışması. Mesela XMP yazımı görmüşseniz, orada tek yaptığımız SDKyi kurmak, bilgisayarımızda ARMEL olarak derlemek ve uygulamayı N900&#8242;e atmaktan ibaretti. Çoğu komut tabanlı (CLI) uygulama için hiçbir zahmet gerekmiyor. GNU/Linux uygulamalarından bir çoğu Maemo&#8217;da şimdiden entegre edilmiş durumda, IRC istemcisi Xchat, IM istemcisi Pidgin, Ofis yazılımı OpenOffice, Quake 3 klonu OpenArena(ve Q3&#8242;ün kendisi de), Civilization klonu FreeCiv, klasik Linux oyunları olan SuperTux, Frozen Bubble bunlardan sadece birkaçı. Uygulama anlamında Maemo sınırsız şansa sahip. Depo sistemi sayesinde bu uygulamaların da sürekli güncellenmesi ve her daim en yeni halleriyle kalmaları sağlanıyor. Şimdi neden Nokia N900&#8242;a mobil bilgisayar dendiğini daha iyi anlamışsınızdır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-751" title="screenshot12" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot12-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />Övmeyi bırakıp yazılıma dönersek; Ana ekran 4 masaüstünden oluşuyor. Ekranı kenarlarına doğru parmağınızla çektiğinizde, oldukça hoş bir efektle diğer masaüstüne geçiş yapıyorsunuz. Bunun şimdiye kadar bir benzeri yapılmamış harika bir şey olduğunu söylemeliyim. Zaten oldukça yüksek çözünürlükte (800&#215;480) her şeyi kolayca sığdırabilirken, 4 masaüstüne geniş geniş yayılmak harika. Bu 4 masaüstünün birbirinden farklı duvar kağıtları, üzerlerinde kısayollar,  kişiler, web bağlantıları ve farklı widget(araç)lar bulunabiliyor. Bir ekranda RSS beslemelerinizi, Facebook iletilerinizi, Internet kullanımınızı görürken, başka birinde sistem durumunuzu, takviminizi, hava durumunuzu, öbür ekrana medya oynatıcınız,şarkı sözü göstericiniz, geri sayım aracınız, GPS konumlama uygulaması gibi şeyleri doldurabiliyorsunuz. Üstelik bu widgetlere yenileri eklenebiliyor, kodlama yapabiliyorsanız kendinizinkileri de yapabiliyorsunuz. Fazlasıyla kısıtlamacı s60v3 ve sıkışıp kalan s60v5&#8242;ten sonra, çölde vaha etkisi yapacaktır.</p>
<p>Arayüzün her yerinde önceki Symbianlardan da alışık olduğumuz üzere “geçiş efektleri” kullanılmış, özellikle aynı anda bir çok uygulamayı gösterebilen uygulama ekranı bir  harika ve N900&#8242;ün gücünü hissettiriyor. Arayüz tek kelimeyle bir harika, varsayılan 2 tema(mavi ve turuncu/siyah) profesyonelce yapılmış ve bunlara yenilerini ekleyebiliyoruz. Geçişler ışık hızında, menüleri gayet hoş ve Symbian serisinin aksine çok daha fazla şeyi tek ekranda gösteriyor. Burada tek sıkıntı, menüleri düzenlemenin biraz GNU/Linux deneyimi gerektiriyor olması. Bu sorunu çözecek bir uygulamanın yakında çıkması şaşırtıcı olmaz.</p>
<p>Arayüzü anlamak gerçekten kolay, üstten inen bildiri kısmı ve sol taraftaki bildirim ikonları cihazınızda ne olup ne bittiğini görmeyi çok kolaylaştırıyor. Üstelik güç tuşu, size kolayca çalışan süreci sonlandırma, sistemi kilitleme,  çevrimdışı moduna geçme gibi gerekli şeyleri sağladığından arayüzün kontrolünü kaybetme hissini hiç yaşamıyorsunuz. Arayüzü her alanda Symbian ile kıyas bile yapılamayacak kadar iyi ve hızlı.</p>
<p>Basit telefon özelliklerinden biraz bahsedersek, N900 “Telefon” (Phone) adında bir uygulamaya sahip ve telefon işlevlerinin çoğunu buradan hallediyor, Nokia&#8217;nın “Önce mobil bilgisayar, sonra telefon” anlayışının burada doğrudan bir etkisini görüyoruz. Bu sebepten masaüstünde herhangi bir şey yazdığınızda numara yazmaya başlamış olmuyorsunuz, bu zaten dokunmatik bir ekranda anlamsız olurdu. Bunun yerine Phone uygulamasını elle başlatarak, ya da telefonu dikey pozisyona çevirerek(içindeki sensör bunu otomatik anlayacaktır, bu işi önceki Nxx lerden çok daha iyi yaptığını da söylemeliyim) telefon moduna geçiyorsunuz. Telefon uygulaması yardımıyla kolayca istediğimiz kişilere ulaşabiliyor, son aramaları takip edebiliyor, arama kayıtlarına ulaşabiliyoruz. Çok daha iyi bir özelliğiyse, aynı Hücresel(yani bildiğimiz arama yapmak) gibi, kolayca Skype veya bir başka VOIP protokolüne geçiş yapıp aramaları buradan yapabiliyoruz. Bunun çok etkileyici olduğunu söylemeliyim, bu sayede çok daha az ücret ödemeniz mümkün.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-751" title="screenshot12" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot041-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />QWERTY klavyeyi kullanmadığınızda, cihaz bunu anlıyor ve siz bir metin düzenlerken sanal klavyeyi açıyor. Bu klavyenin oldukça geniş ve kullanım kolaylığı sunduğu bir gerçek, ancak inatla tam ekran çalışması biraz rahatsız edici gelebilir. Bunu bir ayara bağlasalardı daha iyi olurdu. Yine de bu boyutunun da, hataların büyük ölçüde önlenmesi açısından çok iyi olduğunu söylemeliyim. Ben kullandığım süre boyunca bu klavyeye nadiren işim düştü, QWERTY klavye varken bu biraz “süs” kalıyor her şekilde.<br />
<em><br />
</em><br />
<em><br />
</em><br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-755" title="screenshot17" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot17-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><img class="alignnone size-medium wp-image-761" title="screenshot20" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot20-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p>SMS, Anlık mesaj gibi iletişim yollarının hepsi Conversations adlı bir uygulama altında tutuluyor, bu uygulama depodan yükleyebileceğiniz bir paketle MSN,ICQ,Twitter dahil olmak üzere adını bile duymadığım bir sürü platformu destekleyebiliyor. Varsayılan hali Ovi, Skype, Google Talk, Jabber ve SIP protokollerini destekliyor. Bu yazılımdan hızlıca yaptığınız metin tabanlı görüşmeleri takip edebiliyorsunuz. SMS deneyimini daha önce yazdığımdan burada tekrar etmeyeceğim. Symbiandaki komik yavaşlamaların burada kesinlikle olmadığını da belirteyim.<br />
<em><br />
</em><br />
<em><br />
</em><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-754" title="screenshot22" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot22-300x180.png" alt="" width="300" height="180" />Web tarayıcısı, MicroB adında bir tarayıcı, çalışmazken dahi arkada ufak bir ek yazılım barındırdığından hızla açılıp kapanıyor. Isterseniz bunun yerine Firefox da kurabilirsiniz, ancak içinde gelen tarayıcı zaten her şeye yetiyor ve Mozilla teknolojisini kullanıyor. Tarayıcı kesinlikle MÜKEMMEL. Oldukça yük bindiren siteleri bile kolayca gösteriyor, tarayıcı bu konuda mucizevi bir güce sahip. Şimdiye kadar gösteremediği ya da yanlış gösterdiği tek bir siteyle karşılaşmadım ve performansı da her zaman harikaydı. Maemo bu konuda çok iyi bir iş çıkarıyor. Flash 9.4 desteği tek kelimeyle müthiş çalışıyor,  Farmville-denemedim, videosunu izledim- oynamaktan, Popcap oyunlarına, basit bir flash bannerdan YouTube videolarına hepsini oldukça iyi bir şekilde gösterebiliyor. Ancak biraz daha optimize edilip daha iyi olmaması için bir sebep de yok. Video oynatırken, YouTube gibi bazı servislerde akıcıyken bazılarında masaüstündeki performansı alamıyoruz. Ancak bunu bir kusur olarak görecekseniz N900 yerine bir laptop almanız en iyisi. Tarayıcının kullanışlı olması için bir dizi parmak hareketine bağlı kısayol da eklenmiş. Parmağımızı bir yönde daire çizdirerek ekranı yakınlaştırıp, tersine çizdirerek uzaklaştırabiliyor, bir noktaya dokunursak oraya  “dikkat etmesini” sağlayabiliyoruz. Ayrıca ekranın sol altından aktifleştirebildiğimiz “Cursor modu” sayesinde gerçek bir fare imlecine sahip olabiliyor ve bu sayede kopyala/yapıştır gibi işlevleri, açılıp kapanan menüleri kolayca kullanabiliyoruz.</p>
<p>E-Posta istemcisi bir çok servise kolayca uyum sağlayabiliyor. İstediğiniz durum ve sürelerde güncelleyebiliyor, mesela “WiFi bağlantım olduğunda, 5 dakikada bir güncelle” diyebiliyoruz. Bu durumda WiFi&#8217;a bağlı olmadığınız süre boyunca güncelleme yapılmıyor, veri ücreti ödememiş oluyoruz. Bunun gibi basit ayarlarda Symbian sıklıkla işin altından kalkamıyordu. Bir çok hesabı aynı anda yönetebiliyor, e-postaları yine oldukça iyi bir şekilde görüntüleyebiliyor, dosya alabiliyor, ekleyebiliyoruz. E-Posta istemcinize farklı bir ses tonu atamak gibi özellikler zaten unutulmamış. Servisler sürekli güncelleniyor, ben bu yazıyı yazarken, Türkiye&#8217;den TTNet,Turk Nokta Net,Superonline,Mynet,E-Kolay gibi sağlayıcılar bile mevcuttu.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-763" title="screenshot09" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot091-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
Medya oynatıcısı, popüler tüm  ses biçimlerini (depodan daha fazlasını alabiliyoruz) oynatabiliyor ve .mp4, .avi, .wmv, .3gp gibi formatlardaki videoları da gösteriyor. Genel anlamda gerekli işlevleri yerine getirebilmesine rağmen bu uygulamanın bazı önemli eksikleri var. Öncelikle playlistleri önceden oluşturmanız gerekmesi can sıkıyor, şarkıları illa da etiketlere göre düzenliyor, ancak yazılımın etiket düzenleme fonksiyonu yok, yani bir müziğin hangi türün, ya da sanatçının altına gideceğini bu yazılım vasıtasıyla belirleyemiyoruz. Aynı zamanda, video oynatırken multitasking yapamaması bir sorun. En büyük sıkıntısı ise, çok büyük arşivlerde(binlerce parça mesela) yazılımın kütüphaneyi yenileme süresi gittikçe sonsuza doğru uzamaya başlıyor. Son olarak Symbian&#8217;da mevcut olan görselleştirme(visualization) desteği eksik, ancak bunun yerine şarkının istediğimiz yerine kolayca geçiş yapabilmek bir artısı. Sonuç olarak, Nokia medya oynatıcıyı geliştirirse çok iyi eder. İş görüyor ancak böyle bir cihaz çok daha iyi bir oynatıcıyla gelebilirdi. Depoda başka oynatıcılar var elbette.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-765" title="screenshot08" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot081-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
Resim gösterme uygulaması Photos, oldukça performanslı. Çok hızlı şekilde sistemdeki tüm resimleri dizinleyip, aylara bölerek gösterebiliyor, etiketlere ayırarak sadece belli konulardaki resimleri göstermesini sağlayabiliyoruz. Sistemdeki tüm resimleri görmek, bunlara gereksiz ikonlar, buton simgeleri gibi şeyler eklenince can sıkabildiğinden, klasörlere göre, tarihlere göre, sadece bu cihazdan çekilen resimleri göster gibi seçeneklere göre filtrelenebiliyor. Bu resimler hızlıca tüm veri yolları üzerinden paylaşılabiliyor. Herhangi bir eksiği yok, Symbian&#8217;a göre de son derece hızlı, daha fazla içeriği bir arada daha düzenli gösterebiliyor. Ancak iPhone benzeri “efektler” burada hoş durabilirdi, düşünülmemiş.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-766" title="screenshot30" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot30-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
Kişiler (Contacts) uygulaması son derece başarılı. Tamamen sisteme entegre olarak çalışıyor, bir kişinin tüm bilgilerini(Mobil/Ev telefonu,Skype kullanıcı adı,MSNi, Doğumgünü..) bir arada tutabiliyor, bu kişiye herhangi bir yoldan çok hızlı erişebiliyorsunuz, harika düşünülmüş. Resimlerin içinden kolayca kesme yaparak kişilerinize fotoğraf ekleyebiliyor, aramalarda bu fotoğrafları gösterebiliyorsunuz. Symbian&#8217;daki hantallığın aksine burada son derece iyi çalışıyor. Bir kişi seçip, hemen onunla arama kayıtlarınıza, ona ulaşabileceğiniz yollara, onunla ilgili bilgilere, fotoğrafına ulaşabilmek, onun doğumgününü Takvim uygulamasında görmek ve kişi kartını hemen paylaşabilmek etkileyici. Nokia&#8217;nın şimdiye kadar yaptığı en iyi rehber uygulaması olmuş.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-767" title="screenshot18" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot18-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
Takvim (Calendar) Aylık, haftalık veya Ajanda modlarında gösterim yapabiliyor. Görevlerinizi, notlarınızı ve yapılacak şeyleri tutabiliyor, bunlara alarmlar ekleyebiliyor. Birden çok takvim oluşturup farklı renkler atayabiliyoruz. Mesela Kişisel, İş, Doğumgünleri gibi 3 takvime sahip olabiliyoruz ve bunlardan her biri farklı renk atandığından birbirine karışmıyor. İşlerimizi masaüstümüzde de ufak bir araç vasıtasıyla görebilmek çok hoş.</p>
<p>Sisteme entegre bir PDF ve RSS okuyucu mevcut. PDF okuyucu çok performanslı, yüksek çözünürlük sayesinde de kullanımı rahat.  Bir cümleyi 3 ekranda ancak gösterebilen N96 ile Olasılıksız&#8217;ı okuduğumu düşünüyorum da.. N900 ile okuduğum Anarşizm Tarihi(burada bir çelişki göreceksiniz <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_tongue.png' alt=':P' class='wp-smiley' /> ) çok çok daha rahat diyebilirim. En azından yorulmadan okuyabiliyoruz ve yazılım hiç yavaşlamıyor. RSS Okuyucu&#8217;yu kendime göre düzenlemedim henüz, içinde hazır gelen 2 RSS ile yaptığım denemede, masaüstündeki aparatı gerçekten hoş, ancak kendi uygulamasının arabirimi bana biraz karman çorman olmuş gibi geldi. Elbette buna ciddi bir sıkıntı diyemeyiz, işini gayet iyi yapıyor.<br />
Ofis uygulaması olarak sisteme 30 günlük deneme olarak Sheet To Go, Slideshow To Go ve Word To Go&#8217;dan oluşan paketi kurabiliyoruz, ben sadece Word To Go&#8217;yu denedim ve hem arayüzü hem de kendisi doküman oluşturamaması rahatsız edici geldi, depolardan OpenOffice kurmanızı tavsiye ediyorum. Hem gerçek bir ofis uygulaması(GNU/Linux dağıtımlarında bu kullanılıyor) hem de ücretsiz. Not almak ve çizim yapmak gibi işlemler için cihazla entegre gelen Notes, Sketch gibi uygulamalar mevcut.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-768" title="screenshot23" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot23-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><a href="../wp-content/screenshot14.png"><img title="screenshot14" src="../wp-content/screenshot14-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></a><br />
Yazılım olarak can sıkabilecek tek konu, Landscape (Manzara) dediğimiz yatay modla Portrait dediğimiz dikey mod arasında geçiş yapılamaması. Bu açıkçası benim canımı hiç sıkmadı ancak kullanımınıza göre değişecektir. N900&#8242;ün sadece bazı uygulamaları Portrait yani dikey kullanımı destekliyor, bunun dışında cihaz hep yatay kullanılıyor. Ben, kendi kullanımımda bunu gayet mantıklı buldum ve hiç rahatsız olmadım, çünkü Portrait kullanımı böyle bir cihaz için komik olurdu. Yine de bunda ısrar ediyorsanız(Symbian alışkanlığınız falan varsa) Nokia&#8217;nın bu özelliği eklemesi bekleniyor, eklemese de bu özelliği birileri mutlaka entegre edecektir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-779" title="screenshot03" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot031-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><img class="alignnone size-medium wp-image-780" title="screenshot24" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot24-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-781" title="screenshot25" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot25-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><img class="alignnone size-medium wp-image-782" title="screenshot27" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot27-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p><strong>Oyunlar</strong></p>
<p>İncelememin orijinalinde değinmeyecektim ama, duramadım işte, benim gibi oyuncuların bu konuda merak içinde olduğuna eminim. Güzel haber, Nokia N900 OpenGL ES 2.0 destekliyor ve oldukça iyi bir GPUsu var, GNU/Linux üzerinde oynadıklarımın birer birer bu platforma port edilmelerini hayranlıkla seyrediyorum. Şimdiden OpenArena, Transport Tycoon, Theme Hospital(CorsixTH), The Mana World, Frozen Bubble, Supertux,  Wormux, Freeciv, Doom gibi klasiklerin yanında, N900 için özel düzenlenmiş Gweled, Battlegweled, Ovi Store üzerinden ulaşılabilen Angry Birds, Bounce 3D gibi ensesi kalın yapımlar, MUD istemcileri ve hemen her çeşit-bu konuda çok güçlü gerçekten- emulator mevcut. Tarayıcı oyunlarını da sorunsuz oynattığını, hatta Flash gösterme özelliği sayesinde zorlamayan Flash oyunları da oynatabildiğini duymak hepinizi heyecanlandıracaktır.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-784" title="screenshot07" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot071-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><img class="alignnone size-medium wp-image-785" title="screenshot33" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot33-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-787" title="screenshot19" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot19-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p>Hatta biraz detaya inersek;</p>
<ul>
<li>OpenArena, bildiğimiz Quake III. Accelometer desteğiyle ve AutoAim özelliğiyle oldukça iyi bir şekilde port edilmiş bir FPS.</li>
<li>Transport Tycoon, farklı ulaşım yollarıyla dünyanın ulaşım devi şirket olmaya çalıştığımız kapsamlı bir strateji oyunu, N900&#8242;ün kolayca çalıştırabilmesi enfes.</li>
<li>Theme Hospital&#8217;i PCde oynamıştım sadece, hastane yönettiğimizi anımsıyorum. Düzgün port edilmiş mi bakmadım, ancak PCdeki gibiyse harikadır.</li>
<li>The Mana World, UO benzeri bir MMORPG oyunu. Item alıp level atlanılanından. Harika bir oyun ve hızlı çalışıyor, şimdiden böyle bir yapımı port etmeleri çok iyi.</li>
<li>Frozen Bubble&#8217;i bilmeyen GNU/Linux kullanmamıştır. FB, basitçe topları fırlatıp, aynı renktekileri yokettiğimiz tür bir oyun, Linux klasiklerinden diyebiliriz.</li>
<li>Supertux&#8217;a Mario klonu diyerek onu aşağılayabilirsiniz. Ben tasvip etmiyorum, zevkli ve tamamen casual bir oyun.</li>
<li>Wormux bir Worms klonu, N Serisi kullanıcılarına NGage&#8217;lerindeki Worms&#8217;e oldukça benziyor gibi gelecektir, çok benziyor gerçekten.</li>
<li>Freeciv, bir Civilization klonu, ancak klonlandığı oyundan daha kaliteli. Harika bir sıra tabanlı strateji, öğrenme eşiğinin yüksek olması tek sorunu belki de.</li>
<li>Doom, mouse&#8217;un icat olmadığı yıllardan gelen bir FPS oyunu, mutlaka hepimiz Wolfenstein oynamışızdır, bu da Wolfenstein çeptır 2 işte.</li>
<li>Gweled, MP özellikleri olan Bejeweled. Battlegweled da müzikli, efektli, High Score tablolu olanı.</li>
<li>Angry Birds ve Bounce&#8217;a yorum yapmayacağım, videosunu izleyin ve N900 nelere kadir olabiliyor görün, gerçi bunlar hiç bir şey değil.</li>
<li>MUD nedir bilmeyen ölsün. Tamam ölmesin, gitsin öğrensin. MUD, Roleplaying dediğimiz nanenin PCyle buluştuğu yer, WoWun atasıdır.</li>
<li>Emulatorler için; ben NES ve GBA emularını kullanıyorum, depolar emulator çöplüğü, PSX için bile var, acımayın. N900&#8242;ünüzde Pokemon oynamayı da unutmayın.</li>
</ul>
<p>Not: Resimlerin hepsi pencereli diye, tam ekran oyun olmuyor sanmayın. Öyle denk gelmiş.</p>
<p><strong>Sonuç &#8211; N900 Almalı mıyım?</strong><br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-777" title="screenshot00" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/screenshot002-300x180.png" alt="" width="300" height="180" /><br />
Korktuğum başıma geldi. OpenOffice&#8217;ımın söylediğine göre 12 sayfa yazmışım, ancak halen cihazı yeterince inceleyemediğimi ve bir çok özellikten hiç bahsetmediğimi farkediyorum. Az önce bahsettiğim tüm yazılımlar, bırakın devasa üçüncü parti depoları ve GNU/Linux uygulamalarını, cihazın kendi uygulamalarının bir kısmıydı. Nokia N900, bir tabletle bir telefonun melezi görevini görüyor, ancak tablet yanı kesinlikle ağır basıyor ve bunu hissettiriyor. Oldukça güçlü bir donanımı, harika bir yazılımla birleştiren ve ihtimallerin sonsuz olduğu bir cihaz N900. Ben incelememde olabildiğince eksik yönlere dikkat çekmeye, almanıza engel olabilecek şeylere önem vermeye çalıştım, bu yüzden sanki eleştirmişim gibi görünen kısımlar olabilir. Gerçek şu ki, Nokia N900, Nokia serileri arasında eşsiz, piyasada da bazı açılardan rakipsiz, bazı açılardan göze göz bir rekabete girişen, iddialı, güçlü, hızlı bir cihaz.</p>
<p>Telefonu elinize aldığınız, açıp ilk dokunuşlarınızı gerçekleştirdiğiniz andan itibaren, hep bir sağlamlık, güç hissi alıyorsunuz. Buna ben N900 hissi diyorum, iddialı bir arabanın sürücü koltuğuna oturmak gibi bir his veriyor kullanıcıya. Cihazın yapabildikleri ve yapacaklarına 10 inceleme daha yetmez. Nokia N900, AIO denilen All-in-One (Herşey Dahil) bir akıllı telefonun tüm özelliklerine, yani GPS, FM,IR,BT,WiFi,3G/2G, 5mp kamerası vs. yanında, bir tablette olabilecek her özelliğe de, 600Mhz işlemci 1 GB uygulama belleği, 32 GB dahili alan, GNU/Linux tabanlı Maemo gibi özellikleri birleştirerek çok iddialı bir mobil cihaz ortaya çıkarmış ve bir çok alanda öncü bir ürün yaratılmış. N900, tek kelimeyle “Herşey Dahil Tablet Akıllı Telefon Kırması” diyebileceğimiz bir cihaz, Nokia “Mobil Bilgisayar” ismini uygun bulmuş buna. Öyle ki, cihazda donanımsal anlamda “keşke şu da olsaydı” denebilecek ciddi bir eksik nokta yok. Smartphone kullanıcıları Dijital Pusula, Tablet kullanıcıları da USB OTG modu için N900 hakkında fikir değiştirmeyecekse, sorun yok.</p>
<p>N900, sizin için hem amatör bir fotoğraf makinesi, hem bir multimedya cihazı, hem bir telefon, hem bir bilgisayar, hem bir oyun konsolu, hem bir iş cihazı, hem.. Evet mantığı anladınız. <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Elbette telefonun hakkını vermek de önemli. Oyun oynamak, video izlemek gibi standart kullanıcı isteklerinden fazlasına sahip değilseniz sizin için iPhone 3GS çok önemli bir alternatif olacaktır. Zaten GNU/Linux kullanan, ya da geek veya nerd diye tabir edebileceğimiz, IT konusuna ilgili kişiler için N900&#8242;den başka bir alternatif göremiyorum- Android de dahil. Eğer cebinizde bir telefon taşıyacaksanız, iPhone, birkaç yıldır sektörde benzer modeller vererek stabil ve rekabetçi bir alternatif olarak önünüzde olacaktır. Cebinde mobil bilgisayar taşımak isteyenler için ise, eh.. Nokia N900 kollarını açmış sizi bekliyor diyebiliriz.</p>
<p>Ben bu yazıyı yazarken fiyatı GittiGidiyor&#8217;da 1200 ~ 1400 (genellikle 1400 oluyor hep) arasında değişiyordu. Fiyatı Türkiye&#8217;de N97 ile benzer rakamlarla gidiyor, ancak buralardan aldığınızda tabii ki cihazınızın Türkiye garantisi de olmayacaktır. N900 + 1 diyebileceğimiz yeni modelin, 2010 Ortasından önce gelmeyeceği tahmin ediliyor, Nokia&#8217;da gecikmek bir şirket geleneği olduğundan, çıkması ve yaygınlaşması da derken, 2010 3.cü çeyreği diyebiliriz. Maemo 6 Harmattan&#8217;ın(bu sistemle gelecek olan modelde multi-touch da bulunacak, N900&#8242;ün bu işletim sistemine güncellenebilme ihtimali yüksek, ancak kesin açıklama  yapılmadı. Önceki Nxxx&#8217;lerin en az bir ker güncelleme aldıklarını düşünürsek, N900 içinde Maemo 6 mümkün.)  2011&#8242;den önce çıkmayacağı tahmin ediliyor, bu da bu cihazı aldığınızda 2010 boyunca Nokia Nxxx serileri için sizinkinden daha üstte konumlandırılmış fazla bir şey çıkarmayacak demek oluyor. Ücreti sizi zorlamayacaksa ve cihazın hakkını verebilecekseniz(N900 alıp konuşup, SMS yollamayın lütfen. Ayıp oluyor böyle bir modele.) kesinlikle kaçırmamalısınız.</p>
<p><strong>BONUS: Sketch&#8217;imden Resimler</strong></p>
<p>Eğer telefonu artık aldıysanız(almadıysanız pes vallahi!) ve Sketch&#8217;de ilk resimlerinizi çiziyorsanız, ancak size de çiziminizde bir sorun varmış&#8230; ııh.. berbat çiziyormuşsunuz gibi geldiyse, yeteneksizliğinize kızdıysanız, çizimlerinizden nefret ettiyseniz.. merak etmeyin! Her zaman sizden daha beceriksiz birileri vardır, işte o biri olarak, gününüzü neşelendirmek istedim, bu kadar ilkokul çocuğu olunamaz diyeceksiniz, olunabiliyor. Resimlerin hepsi, tarafımdan, Aranel Surion tarafından çizilmiş olup kesinlikle sokaktan çocuk falan çevirilmemiştir:<br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-789" title="Sketch.sketch" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Sketch.sketch-300x127.png" alt="" width="300" height="127" /><img class="alignnone size-medium wp-image-790" title="Sketch (2).sketch" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Sketch-2.sketch-300x127.png" alt="" width="300" height="127" /></p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-791" title="Sketch (3).sketch" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Sketch-3.sketch-300x127.png" alt="" width="300" height="127" /><img class="alignnone size-medium wp-image-792" title="Sketch (5).sketch" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Sketch-5.sketch-300x141.png" alt="" width="300" height="141" /></p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-793" title="Sketch (6).sketch" src="http://www.aranelsurion.org/index.php?feedimage=wp-content/Sketch-6.sketch-300x127.png" alt="" width="300" height="127" /></p>
<p>&#8220;Beşinci resimde çocukluğumdan bir şeyler buldum, benim resmimi de çizsene&#8221; diyenler -saçmalamayın olm?- bir adet resimleriyle beraber bana ulaşsınlar, itinayla çizeceğim. hehe.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/blogum-3-yasinda" rel="bookmark" title="Permanent Link: Blogum 3 yaşında!">Blogum 3 yaşında!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-moblin-ve-meego" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo, Moblin ve MeeGo">Maemo, Moblin ve MeeGo</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-5-n900-artik-turkce" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo 5 (N900) artık Türkçe!">Maemo 5 (N900) artık Türkçe!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/oyungezer-temmuz-sayisi-super" rel="bookmark" title="Permanent Link: Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! :)">Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/tasindim" rel="bookmark" title="Permanent Link: Taşındım (:">Taşındım (:</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2010/bilisim/nokia-n900-incelemesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>106</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maemo 5&#8242;den Kareler</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/maemo-5den-kareler</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/maemo-5den-kareler#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 20:36:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aranel@Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[maemo]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=694</guid>
		<description><![CDATA[<p>Canım sıkıldı bir kaç ekran görüntüsü aldım Maemo 5&#8242;dan:<br />
<img src="http://img684.imageshack.us/img684/9691/screenshot02q.png" alt="N900-1" width="392" height="235" /><br />
<br />
<img src="http://img684.imageshack.us/img684/9364/screenshot03.png" alt="N900-1" width="392" height="235" /><br />
<img src="http://img684.imageshack.us/img684/7741/screenshot04l.png" alt="N900-1" width="392" height="235" /><br />
<img src="http://img215.imageshack.us/img215/6050/screenshot05r.png" alt=" alt=" width="392" height="235" /><br />
<img src="http://img136.imageshack.us/img136/533/screenshot07.png" alt=" alt=" width="392" height="235" /><br />
<img src="http://img683.imageshack.us/img683/4994/screenshot06.png" alt=" alt=" width="392" height="235" /></p>
<p>Açıklamalar:</p>
<ul>
<li>Ilk resimdeki &#8220;Disable Cellular&#8221; butonu normalde yok, depodan çok küçük boyutlu bir paketi kurarsanız oluşuyor.</li>
<li>Ikinci resimdeki Witter&#8217;in arayüzü Mauku&#8217;nunkinden bariz kötü. Görselliğe önem veriyorsanız Mauku&#8217;dan şaşmayınız.</li>
<li>Üçüncü resimdeki sanal klavye, Türkçe olabiliyor. Sanırım Türkçe girdi desteği için en makul yol da zaten o.</li>
<li>Dördüncü resimde, ortadaki uygulama IRSSI (IRC istemcisi), sağdaki  &#8220;df -h&#8221; çıktısı. Soldaki de HAM, ancak arayüzü yenilenecek diyorlar.</li>
<li>Beşinci resimdekini tanıdınız değil mi? Maemo 5, NES, GBA, SNES, DosBox gibi bir çok alana vakıf.</li>
<li>Son resimdeki benim dört masaüstümden biri, en çok bunu kullanıyorum. Sansürlediğim yerlerde operatörümün adı ve hava durumu bilgilerim var. Ekrandaki bütün şeyleri siz belirleyebiliyor, yenilerini indirebiliyor veya olanları silebiliyorsunuz. Soldaki FM Vericisi için bir kısayol, Ortadaki CPU/MEM bilgilerimi veriyor, Sağ alttaki medya oynatıcı, Sol alttaki gelen mesajları göstermek için.</li>
</ul>
<p>Bonus olarak, şunlar da Sketch&#8217;de (N900 ile birlikte yüklü gelen çizim uygulaması) yaptığım bir kaç çizim, çizim yeteneğimle hiç gurur duyamamışımdır zaten:</p>
<p><img src="http://img503.imageshack.us/img503/8391/sketchsketch.png" alt="Sketch 1" width="492" height="209" /><br />
<img src="http://img503.imageshack.us/img503/3011/sketch6sketch.png" alt="Sketch 2" width="492" height="209" /></p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-5-n900-artik-turkce" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo 5 (N900) artık Türkçe!">Maemo 5 (N900) artık Türkçe!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/meego-turkiye" rel="bookmark" title="Permanent Link: MeeGo Türkiye">MeeGo Türkiye</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-moblin-ve-meego" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo, Moblin ve MeeGo">Maemo, Moblin ve MeeGo</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/tasindim" rel="bookmark" title="Permanent Link: Taşındım (:">Taşındım (:</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/projeler" rel="bookmark" title="Permanent Link: Projeler">Projeler</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/maemo-5den-kareler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>N900 aldıktan sonra nelere dikkat etmeliyiz?</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/n900-aldiktan-sonra-nelere-dikkat-etmeliyiz</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/n900-aldiktan-sonra-nelere-dikkat-etmeliyiz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 00:34:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[maemo]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=688</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>Nokia N900&#8242;ün Türkiye&#8217;ye girişi beklenmediğinden ve tüketiciler mutlaka dışarıdan getirtmek, ve dolayısıyla garanti/yedek parça olanaklarını görmezden gelmek zorunda kaldıklarından, böyle bir liste kesinlikle gerekliydi. Telefonu yurtdışından getirttikten sonra, iade etmenizi gerektirebilecek ciddi bazı sorunları Maemo.org&#8217;da açtığım bir başlık sayesinde listeledim. GittiGidiyor üzerinden alırsanız 3 gün içerisinde iade etme şansınız olduğunu da unutmayın.</em></p>
<p><em></em></p>
<p>Öncelikle bunlara dikkat etmemiz neden önemli buna açıklık getirmeliyim. İki basit sebebi var; birincisi, Maemo forumlarından aldığım izlenimle konuşursam, N900 üretim sorunlarının çok sık görüldüğü bir model ve belli ki bir şekilde bu hatalı ürünler QA testlerini geçebilecek durumdalar, yani cihazınızın çalışıyor olması onu eksiksiz yapmıyor çünkü N900 ufak bir hatada tamamen patlamıyor. Ikinci ve daha kritik olan sebebiyse tabi ki Türkiye&#8217;de aldığınızda garanti kapsamı dışında kalmanız ve ne parçasını ne de servisinden anlayan birini bulmanızın pek mümkün olmayışı, zirâ Maemo tabanlı telefonlar Türkiye&#8217;de satılmıyorlar, dolayısıyla bu modellere destek verebilecek bilgide personel yetişmiyor.</p>
<p>Telefonumuzu aldık, kutudan çıkardık, çıkarmadan önce kargo görevlisinin yanında pakette ya da cihazda bir hasar var mı diye kontrolümüzü edip, hasar varsa tutanak tutturduk ve telefon şimdi elimizdeyse, şunları mutlaka kontrol ediyoruz:</p>
<ul>
<li><strong>Hoparlörler ve özellikle Mikrofon:</strong> Çok sık karşılaşılan bir sorun ve ilk kullanımda yaşadıysanız demek ki donanımsal bir hata var, sonradan oluştuysa flashlamak sorunu çözebiliyor. Bunu test etmek için basitçe, bir görüşme yapmanız yeterli. Mikrofon sorunları hakkında bir Maemo başlığı: <a href="http://talk.maemo.org/showthread.php?t=35075">http://talk.maemo.org/showthread.php?t=35075</a>. Hoparlörleri denemek için bir müzik çalmanız sanırım yeterli olacaktır.</li>
<li><strong>Kulaklık/TV-Out/USB girişleri: </strong>3,5mmlik jack kısmı hakkında bazı tereddütler var, sizinkinin çalışıp çalışmadığını denemeyi unutmayın. Bunu denemek için ürünün kutusunda yanında verilen kulaklıkları kullanmanız en iyisi, başka kulaklıklar istenen performansı veremeyebilir ve sizin onu bozuk zannetmenize yol açabilirler. TV-Out&#8217;u kutudan çıkan aksessuarıyla denemeniz mümkün, zaten sık karşılaşılan bir problem değil. USByi ürünle beraber verilen veri kablosuyla deneyebilirsiniz, hem bu testi yaparak cihazın aksessuarlarını da denemiş olursunuz.</li>
<li><strong>Ölü pikseller: </strong>Her LCD ekranda olması mümkün bir sorun. Eğer şanslıysanız iade süreniz dolmadan bunu farkedip hemen iade edersiniz, zirâ bazı satıcıların garantileri belli bir piksel sayısından sonra geçerli olabiliyor. Google&#8217;dan bulabileceğiniz ölü piksel testlerini de N900&#8242;ün tarayıcısı kolayca çalıştırabilir, ancak siz zaten ölü pikseli farkedersiniz.</li>
<li><strong>Kamera ve kamera kapağı: </strong>Kameranın çekim performansını denemeniz faydalı olacaktır, ayrıca sürgünün düzgün şekilde çalışıp çalışmadığını, herhangi bir yeri çizip çizmediğini de ürünü aldığınızda mutlaka deneyin. Bir kaç kez sürgüyü kapatıp açtığınızda herhangi bir çizilme yapıp yapmadığını kontrol edin.</li>
<li><strong>Klavye:</strong> Yaygın bir sorun değil ama test edilmesi çok kolay olduğundan listeledim, boş bir metin dosyası açıp tüm tuşlara bir kez basmak iş görecektir.</li>
<li><strong>Rastgele yeniden başlatmalar: </strong>Maemo forumlarına göre bu çok yaygın bir sorun ve test etmeniz pek mümkün değil, sadece telefonunuzu kurcalayın, ve gereksiz yere kendini yeniden başlatıyor mu kontrol edin. Bir kaç gün içinde durumu belli olacaktır.</li>
<li><strong>Batarya ömrü:</strong> Denemek için mantıklı bir yol yok, ancak bir şey yapmadan standby halinde tutarsanız bir kaç gün içinde durumu anlarsınız. Yalnız, bataryanız boşta dururken hızla bitiyor olsa bile, sorunu bu sıralar tartışılan WiFi bug&#8217;u olabilir, ya da başka bir yazılım kaynaklı sorun yaşıyor olabilirsiniz.</li>
<li><strong>Kore üretimi olması: </strong>Nokia N900 serisi ürünlerin prototipleri hariç, hepsi Kore üretimidir. Gerçeğini sahtesinden ayırmakta çok da zorlanacağınızı sanmamakla birlikte, yine de Kore üretimi olmayan telefonlardan kaçınınız, belki birileri elindeki prototipten kurtulmaya çalışıyordur.</li>
</ul>
<p>Bunların hepsini denediyseniz ve telefonunuzda bir sıkıntı yok gibi görünüyorsa, tebrikler, şanssız azınlıktan-umarım böyle kalır- biri değilsiniz ve telefonunuz harika çalışıyor demektir, yine de Maemo&#8217;nun henüz pek de stabil olmayan bir ortam olduğunu unutmayın, özellikle test depolarından indireceğiniz uygulamalar telefonunuza her tür acayipliği yapabilir. Eğer sıkıntı yaşarsanız, telefonunuzu flasher uygulamasıyla USB üzerinden yeniden yükleyebilirsiniz. Son olarak, şarjınızı &#8220;tamamen bitirmemeye&#8221; dikkat edin, aksinde, hem şarj olmayan hem de açılmayan bir telefonla karşı karşıya kalabilir ve yana yakıla bataryayı şarj etmeye çalışmak zorunda kalabilirsiniz, bu ne yazıkki halen çözülmeyen bir bug.</p>
<p>Eğer bu sorunlardan biri ya da bir kaçını yaşıyorsanız, her şey bitmiş değil, belki bir uygulama falan kurmuşsunuz ve sorunun nedeni odur. Emin olmak için Maemo forumlarında bir başlık açın, eğer çözülebilecek bir sorun değilse, ya da donanımsal gibi görünüyorsa vakit geçirmeden iade edin.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/1-mayista-alanlara" rel="bookmark" title="Permanent Link: 1 Mayısta Alanlara..">1 Mayısta Alanlara..</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/dansozler" rel="bookmark" title="Permanent Link: &#8220;Dansözler&#8221;">&#8220;Dansözler&#8221;</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/maemo-5den-kareler" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo 5&#8242;den Kareler">Maemo 5&#8242;den Kareler</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-moblin-ve-meego" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo, Moblin ve MeeGo">Maemo, Moblin ve MeeGo</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/maemo-5-n900-artik-turkce" rel="bookmark" title="Permanent Link: Maemo 5 (N900) artık Türkçe!">Maemo 5 (N900) artık Türkçe!</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/n900-aldiktan-sonra-nelere-dikkat-etmeliyiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
