Hakkında
2010′un ilk günleriyle beraber hakkında sayfamın yıllık güncelleme dönemine de gelmişiz:
Aranel Surion Kimdir?
Kendisini 3 kelimeyle açıklarsak; Nerd/Geek, Ateist ve Anarşist diyebiliriz. Halen eğitim hayatına devam etmektedir. (Ancak “emekli öğrenci” sıfatıyla)
Cracktrolar ve Rock & Metal müziğe duyduğu ilginin yanında, Ideolojik ve Felsefi konuları, yoğun olarak bilişimi ve bilgisayarları, sadece “komik olan” karikatürleri, posterleri ve türevlerini sever. Sanatın her dalından falan anlamaz, bilakis gitarla yapabileceği en iyi şey Samanyolu çalmak, konu görsel sanatlara geldiğindeyse çöp adam ve çöp kadın çizip el ele tutuşturmak olabilir. Hayat felsefesi, “madem ölücem, e ne duruyoruz oolum?” mantığına az çok benzer, olabildiğince çok ilgi alanı yaratmaya ve bu alanların hepsinde de başarılı olmaya gayret gösterir.
“Sallamama” insanıdır, doğrudan onu hedef almıyorsanız, o da sizi almaz. Yolda önünüzü kesmez, “hepsi senin mi” demez, karışmaz. “Hepsi benim olacak, hepsiii!” hırsı yoktur, ancak loser olmayı da kabul etmez, ortası iyidir.
Yukarıda belirttiği ilgi alanlarının detayına inersek; GNU/Linux üzerinde ve ağırlıklı olarak Web Tasarım alanı başta olmakla birlikte bilgisayarın ve yazılımın tüm dallarına sevgi gösterir, ruhu çok daraldığında bilgisayar oyunlarına kaçar, oldukça iyi bir oyuncudur. Haftada en az 6-7 saatini oyun oynayarak geçirir. PHP’nin dışında çok az C, minimuma yakın Python falan da bilir, “Hello World” falan yazar isterseniz.
Blog Derken?
Blogum 2007′den beri hizmet veriyor, bir ay bile içeriksiz kaldığı olmadı. Sıklıkla birilerinin zayıf noktalarına, tabularına dokundurduğum için sıklıkla tepki alıyorum, yan yana koyunca okuması çok eğlenceli oluyor bunları. Daha önce de bazı blog girişimlerim olmuştu ama, kimisinde amatörlüğe kurban gitti, rezalet oldu, kimisinde çok sıkıldım. Devamlı olarak yazabildiğim tek blogum oldu bu, böyle de devam edeceğini umuyorum.
Blogu açarken özellikle hedef aldığım bir okur kitlesi falan yoktu, sanal dünyada bir yer kapmak, ev diyebileceğim bir yerim olsun, kafama göre takılayım diye açmıştım. Zamanla blogum da ilgi alanlarıma göre şekillenmeye başladı, gerçi ben daha Kişisel bir alan yaratmak istiyordum kendime, ancak bu içeriğe ayıracak vakti hiç bir zaman yetiştiremediğimden, bilişim blogumsu bir hava kazandı bir süre sonra. Yine de benim için bu blog halen “Aranel Surion’un kişisel blogu” dur, o yüzden içerik kısıtlamam yok, zaten sadece kendi ilgilendiği alanlarla ilgili yazıları okuyabilsinler diye, bloguma gelen her ziyaretçi yazıları kategorisine ve etiketine göre filtreleyebiliyor. (Evet, onu ilk ben icat etmedim tabii. Reklamları izlediniz.)
Blogumu kendimden bile özgür kılabilmek için bir takım etik kurallar oluşturdum, bu kural bütünlüğü yayın yaptığı süre boyunca hiç değişmedi ve bir gün gelip de değişmesini istemiyorum. Oyunun kuralları aslında çok basit, asla, ama asla “şu içeriği siliversen” veya “bunu silmezsen dava ederiz, şöyle yaparız,böyle olur” gibi önermeler sebebiyle girdi silmiyorum. Ancak, eğer bir yorumda veya girdide doğrudan hedef alındığınızı ve bunu haketmediğinizi düşünüyorsanız, yorum yapma hakkınızı kullanabilirsiniz. Normalde her tür yoruma açığım, ancak yorumun kişisel hakaret içermemesi ve gereksiz yere uzun süre girdinin gündemini işgal etmemesi gerekiyor. Blogum hiç bir şekilde kâr amaçlı değildir, hatta yayın hayatı boyunca ekonomik anlamda zarardan başka bir şey getirmemiştir, bu blogda, hosting sponsorları dışında hiç kimsenin reklamı yapılmamıştır ve hiç bir içerikten ticari gelir çabasına düşülmemiştir, düşülse zaten saçma olurdu zira burası CHIP Online falan değildir. Blogum, hiç bir şekilde referans yerine de geçmez, buradan dışarı verilen bağlantılar, o bağlantıyı onayladığım anlamına gelmez.
Burada herhangi bir tabumuz yok. Bu da, eğer hazımsız bir insansanız bu blogu size hiç uygun olmadığını gösteriyor, bunun yerine gidip TV izleyin, ya da ek$isözlük’e takılın, olmuyorsa biraz kitap karıştırın, Facebook’da ilkokul arkadaşlarınızı arayın, ancak bu blogu okumayın, bu sizi sadece daha çok sinirlendirecek, gününüzü berbat edecek ve bana da bir başka çöp yorum, yani 5 saniye kaybettirecektir. İnsanların “kutsal” gördükleri şeyler üzerinden onları rahatsız etmeyi, kurdukları küçük dünyada deprem etkisi yaratmayı seviyorum. Bir gün oluyor konu istiklal marşı oluyor, bir gün oluyor Tanrı sorgulanıyor, veya Atatürk’ü eleştiriyor oluyorum. Sokakta her gün denk gelebileceğiniz “vatan kurtarma” senaryolarına pek benzemeyecektir.
** Alttaki kısmı önemsemiyorsanız okumayınız, sıkıcı, çok sıkıcı, vallahi diyorum bak:
Telif hakları: Bu blogda tarafımdan yayınlanan hiç bir içeriğin telif hakkı, hukuku falan yoktur. Ancak, sizden kibar olmanız ve kaynak belirtmeniz, hatta elinizden geldikçe c/p etmemeniz beklenir, ancak olur da bu hatalara düşerseniz odunla kovalayacak, mahkemelerde sürüm sürüm süründürecek değilim, en fazla bir “laf sokma” girdisiyle kurtarırsınız paçayı, hadi yine iyisiniz. Eğer blogumda telifli bir materyalinizin izinsiz olarak tarafımdan veya okurlar tarafından paylaşıldığını düşünüyorsanız, lütfen İletişim yolundan, konu başlığının bir köşesine ABUSE kelimesini de içerecek şekilde bana ulaşın.
Gizlilik politikası: Bu bloga yapılan bütün erişimlerin, yorumlarda kullanılan bütün e-posta, IP adresi gibi bilgilerin kayıdı “kişisel istatistik amacıyla” ve arkamdan vurursanız Men in Black modunda kapınızı çalmak için kullanılır. Bu veriler normal koşullarda asla üçüncü kişilerle paylaşılmaz, reklam amaçlı kullanılmaz. Ancak kötü amaçlı erişimler, spam ve hukuki durumlarda veri paylaşımı yapılabilir. Kullanıcı kaynaklı içeriklerde (yorumlar gibi) içeriği paylaşan kullanıcı, içeriğin üzerinde telif hakkı iddia edemez, ancak içeriğin tüm sorumluluğunu aldığını peşinen kabul eder.
** </sıkıcımuhabbet>
Nasıl Ulaşabiliriz?
Bir yazıyla ilgili ulaşacaksanız, girdinin altına yorum yollayarak, doğrudan ulaşma isteğindeyseniz, İletişim bölümünü kullanarak ulaşabilirsiniz. GPG anahtarımla işaretlenmemiş hiç bir sosyal platformdaki benzer isimli kullanıcıların ben olduğum garantisi yoktur, lütfen bunlara itibar etmeyiniz, edecekseniz de öncelikle e-posta üzerinden GPG onayı isteyiniz.
Daha fazla detaya gerek kalmadı sanıyorum, uzatıp da burayı kişisel reklam alanı haline çevirmenin alemi yok, sonra sürekli güncellemek zorunda kalıyorum falan, zaten hakkımda bu kadar şeyi bilseniz ne olacak, Ergenekonun kasası falan değiliz ya. Sevgiler.
