Death feels like the butterfly
can’t escape the scarred lie
Real relationships must die
Underneath a scarred lie
Aslında başka bir YouTube videosunun arkaplanında çalıyordu bu, ama duyduğum anda bulup çıkardım, ayrıca dinledim bunu. Tınısıyla, sözleriyle, aynı fikirde olacak mısınız bilmiyorum, ama çok nostaljik bir his verdi bana, keyfim yerindeyken ve o ana ve geleceğe kaptırmışken bile, geçmişe doğru çeken, insanı kayıpları, alternatifleri ve en nihayetinde herşeyin son bulmasına götüren, çok farklı anlamlar veren bir şarkı bu. Tabii dinlediğimiz tınıları anlamlı yapan onun kalitesinden çok, ona bizim verdiğimiz kalite, yüklediğimiz anlamı oluyor özel yapan, bu şarkı da sanırım benim için özel oldu bir şekilde, burada da bulunsun istedim.
Birkaç kez arka arkaya alındığı taktirde, sonrasında 10 dakikalık Nyan.cat seansı ve yetmediği taktirde bir doz Le Internet Medley ile alınması tavsiyedir.
Bu hafta kendimi film izlemeye adadım, ve bu sırada çok ilginç bir yapıtla karşılaştım. Religulous, Religious(dindar) ve Ridiculous(saçma) kelimelerinin birleştirilmesiyle isim almış bir film. 2008′de çekilmiş. Genellikle belgesel olarak tanıtılıyor olsa da, dökümantasyondan çok mizah ağırlıklı. Bill Maher, sırasıyla bütün semavi dinlerin ve egzotik inançların tapınaklarını geziyor, ilgi çekici kişilerle konuşuyor, bu sırada elbette toplumun da görüşlerine eserinde yer veriyor. Filmi izlediğim süre içinde “bu bir devrim” diyebileceğim türden inanılmaz bilgilerle karşılaşmadım, hatta bence yanlış gözlemler de mevcuttu-ki değineceğim- ama gerçekten güldüğümü söyleyebilirim. Bill’in amacı da bu, dinlerin aslında ne kadar “komik” yönleri olduğuna değinmek ve buradan bir çıkarıma gitmek. Eserin yapımında, Amerika senatörlerinden, Venedik’e-içeri alınmıyorlar- kadar her yeri geziyorlar. Hristiyanlığın eleştirilmesi ise biraz “vakit almış” diyebilirim, filmin izleyici kitlesi Avrupa ve Amerika olunca Islam ve türevlerini bir kenara itmişler gibi geldi.
