Death feels like the butterfly

Death feels like the butterfly
can’t escape the scarred lie
Real relationships must die
Underneath a scarred lie

Aslında başka bir YouTube videosunun arkaplanında çalıyordu bu, ama duyduğum anda bulup çıkardım, ayrıca dinledim bunu. Tınısıyla, sözleriyle, aynı fikirde olacak mısınız bilmiyorum, ama çok nostaljik bir his verdi bana, keyfim yerindeyken ve o ana ve geleceğe kaptırmışken bile, geçmişe doğru çeken, insanı kayıpları, alternatifleri ve en nihayetinde herşeyin son bulmasına götüren, çok farklı anlamlar veren bir şarkı bu. Tabii dinlediğimiz tınıları anlamlı yapan onun kalitesinden çok, ona bizim verdiğimiz kalite, yüklediğimiz anlamı oluyor özel yapan, bu şarkı da sanırım benim için özel oldu bir şekilde, burada da bulunsun istedim.

Birkaç kez arka arkaya alındığı taktirde, sonrasında 10 dakikalık Nyan.cat seansı ve yetmediği taktirde bir doz Le Internet Medley ile alınması tavsiyedir.

The Gag Quartet – Le Internet Medley

Bir arkadaşım paylaşmıştı bunu, bayıldım, Internet mimlerinin pek çoğunu (ve tabii ki NYAN CAT’i!) bir arada görebileceğiniz nadide bir yapım, sanat eseri:

IMMA FIRIN’ MAH LAZOOR!

Ful Animasyon


Parçanın çok bir numarası yok ama klibi çok hoşuma gitti, sade göndermeler, beklenmedik derecede kaliteli figürler falan, hoş.

Bir de şu vardı aynı arkadaşın takdir edilesi:  15 Mayıs İnternetime Dokunma

Satanist Evlat Arif

Devamı:

Üzerine yapılabilecek yorum var aslında. Çok şey söyleyebilirim. Çünkü talep var ki, bunu izleyip inanan öküzler var ki bu adamlar televizyonda yer işgal edebiliyorlar. Ama onun yerine, hiç bir şey söylemeyeceğim. Yalnız, eğer STVden birilerine falan denk gelirseniz, söyleyin, Arif’ten çok daha iyi rol keserim, 70 milyonu kandırırız valla. Kurtlar vadisi yüzüğüyle “hevi metalci genç” olmuyor, anlatabiliyor muyum?

“İşte o Anarşistler!”

Medyanın marijinalize etmeye çalıştığı düşüncelere karşı geliştirdiği sistematik baskı bitmek bilmiyor. En son, üye olduğum isyan adlı bir mail grubunda Star’ın yaptığı haber kanımı dondurdu diyebilirim.

Tam 5 Dakika boyunca 1 Mayıs’ta anarşist eylemlerden bahseden kanal, neredeyse hiç bir slogana yer vermiyor, anarşistleri “Nükleer füzelere,kapitalizme,devlete karşı olanlar” gibi son derece sığ, hatta gerizekalılık derecesinde basitleştirilmiş bir özetle açıklarken, tüm yayın boyunca tek yaptığı şey “Anarşistler şurayı kırdı,mermeri söktü,çöp konteynırını devirdi” den oluşan acizlik ve korku yaymaktan başka bir şey değil.

Bu yazının tamamını oku »

What does it mean to be free?

The Linux Foundation video sitesine gönderilen bir kullanıcı videosu, bir tür reklam. Çok yaratıcı bence.

Not: Video YouTUBE’dan, ona göre.

N-Gage Almanya Reklamı

N-Gage için Almanya reklam filmi. Oyunların çok azı tanıtılmış, yeterince “gaz” yok ama yine de bir bakılası. N-Gage derken, telefon olan değil, N-Gage v2 olarak N Serisinde bulunanı.

Video YouTUBE’dan, zottirik sansür uygulamaları izletmeyebilir, siz işinizi bilirsiniz :)

Mor ve Ötesi – İddia

C64 grafikleriyle hazırlanmış, çok hoş olmuş. Şarkıyı çok beğendim diyemeyeceğim ama, klibi harika.

Hrant Dink – Son 1 yılda

Religulous

[Religulous Afişi]Bu hafta kendimi film izlemeye adadım, ve bu sırada çok ilginç bir yapıtla karşılaştım. Religulous, Religious(dindar) ve Ridiculous(saçma) kelimelerinin birleştirilmesiyle isim almış bir film.  2008′de çekilmiş. Genellikle belgesel olarak tanıtılıyor olsa da, dökümantasyondan çok mizah ağırlıklı.  Bill Maher, sırasıyla bütün semavi dinlerin ve egzotik inançların tapınaklarını geziyor, ilgi çekici kişilerle konuşuyor, bu sırada elbette toplumun da görüşlerine eserinde yer veriyor. Filmi izlediğim süre içinde “bu bir devrim” diyebileceğim türden inanılmaz bilgilerle karşılaşmadım, hatta bence yanlış gözlemler de mevcuttu-ki değineceğim- ama gerçekten güldüğümü söyleyebilirim. Bill’in amacı da bu, dinlerin aslında ne kadar “komik” yönleri olduğuna değinmek ve buradan bir çıkarıma gitmek. Eserin yapımında, Amerika senatörlerinden, Venedik’e-içeri alınmıyorlar- kadar her yeri geziyorlar. Hristiyanlığın eleştirilmesi ise biraz “vakit almış” diyebilirim, filmin izleyici kitlesi Avrupa ve Amerika olunca Islam ve türevlerini bir kenara itmişler gibi geldi.

Bu yazının tamamını oku »