Tor, TorButton/FoxyProxy ve Dreamhost SOCKS5 Proxy

Sansür Türkiye’de yeni boyutlar kazandıkça çözümlerde de yeni ufuklara yelken açmak gerekiyor. IP-tabanlı yasakların başlamasıyla artık DNS değiştirme çakallığı sökmeyecek, hatta şimdiden YouTube’a girerken işe yaramıyor artık. Bu durumdan yırtmak için ben kendi tercih ettiğim 2 yöntemden bahsedeceğim. Tor ve SOCKS5 vekilleriyle yasakları delmeniz oldukça kolay, Firefox ile entegre ederek basitçe yasakların üstünden atlayabilir ve nanik yapabilirsiniz.

Öncelikle DNS sunucularımızı her şeye rağmen değiştirelim. Zira bir çok site henüz IP-tabanlı engellenmiş değil, Google’da “dns değiştirme” olarak ararsanız yeterli kaynak bulabilirsiniz bu mevzuda. Ben DNS için 8.8.8.8′i (Google DNS) tercih ediyorum. GNU/Linux’ta DNS değiştirmek için /etc/resolv.conf‘u düzenlemelisiniz. Eğer bu dosya sürekli kendini tekrar eski ayarlara alıyorsa onun sorumlusu NetworkManager, bu durumda DNS ayarlarınızı buradan yapmanız gerekiyor, KDE’de bunun için knetworkmanager’i kullanabilirsiniz. DNS ayarları değiştirildikten sonra emin olmak için konsoldan bir kaç DNS-engelli siteye ping atın. Tarayıcınız duruma halen uyanmamış olabilir, mesela Firefox, genellikle DNS değişikliklerine geç uyanıyor. Bu durumda emin olmak için farklı bir tarayıcıyla deneyebilirsiniz.

Bu yazının tamamını oku »

Sansürlü Internet’in Geleceği

censorship

En son YouTube yasağı konulduğunda Internet kullanıcılarının geneli durumu ciddiye almadı. Nasıl olsa tekrar açılırdı, zaten aslında geçici bir durumdu, devlet elbet pes edecekti, hem zaten basit iki ayarı değiştirerek etkilenmiyorduk bile. O zaman bir gün sıra Google’a, MSN’e, Facebook’a gelecek dediğimizde, ben bile buna tam olarak inanmadım, sanırım en kötüyü gerçekten beklemiyormuşuz. Bu yazıyı okuduğunuz şu sıralarda hepinizin olaylardan az çok haberi vardır, çok özetle: YouTube yasağı IP tabanlı hale getirildi ve bu sırada Google’ın bir çok servisine ve Adwords, Analytics, Sites gibi hizmetleri kullanan Internet sitelerine ve  Apps kullanan e-posta hizmetlerine erişimimizi kaybettik. Sansürün tek ve gerçek suçlusu olan Devlet, (bunu bir küfür gibi telaffuz ettiğimi farz edin) sorumluluğu da Google’a atmakta gecikmedi, doğru ya, uluslararası bir servis olan Google, her anlamda vasat olan ülkeleri bile hesaba katarak IPlerini atamalıdır, değil mi?

Bu yazının tamamını oku »

Nereden Alışveriş YAPILMAZ: Vatan Bilgisayar

(Not: Olaylar yaklaşık 1 ay kadar önce oldu, vakit bulup üzerine yazamadım. Ama bu sayede hikayenin devamını da ekleme şansı kazandım.)

İş ahlakı nedir? Bence ticari anlamda iş ahlakı, verdiğiniz paranın karşılığını ya da şirket açısından düşünüldüğünde sunduğunuz hizmet karşılığı ücret almaktır. Bunu çok farklı düzlemlerde tartışıp, kapitalizmdi, komünizmdi ayırıp didiklemek istemiyorum, işin içinde ürün/para dengesi varsa iş ahlakı budur. Bu tanımı genişletirsek, Türkiye’de iş ahlakına uygun kurum bulunmadığını görürüz, mesela elektrik dağıtımını ele alırsak, aylık olarak ödediğiniz sabit ücretlendirme karşılığında o ay boyunca istediğiniz an elektrik servisinden yararlanabilmeniz gerekir. Ya da Türk Telekom’a ayda 49YTL gömüyorsanız, hızın size reklamda sunulduğu teorik değeri(100~kb/sn) yakalayabilmesi gerekir. Eğer her ay elektrik faturanızı günü gününe ve eksiksiz yatırıyorsanız, karşılığında elektriğinizin hiç kesilmemesini beklemeniz doğaldır. Tabii Hiçbir şey dört dörtlük, mükemmel olamayacağından hatalar olabilir ve müşteri bunu tolere etmelidir. Yani ayda yılda bir elektriğin kesilmesi tolere edilebilirdir. Ancak yaptığınız uyduruk sözleşmeye kıçını dayayıp, haftada bir evin elektriğini kesen şirketin yaptığı, yasal olabilir ancak etik değildir. %100 Uptime veremiyorsa veremediği servisi ücretten indirmesi lazımdır.

Bu yazının tamamını oku »

Köyümüze 3G Geldi

Avrupa’da 4G çalışmaları devam ederken, biz de Türkiye olarak en sonunda 3G görebilir olduk. Gerçi halen yabancı bir kelimeyi “Üçgee” olarak telaffuz etme ısrarımızı bir kenara atamadıysak da, Türk halkı parlak, reklamı çok yapılan her şeye olduğu gibi “üçgee” ye de saldırdı resmen. 3G için önkaydımı servis başlamadan birkaç gün önce yapmıştım. Vodafone kullanıyorsanız eski TELSIM sim kartlarınızı değiştirmek zorundasınız bu arada, onu belirteyim. Vodafone Shoplarda bunu ücretsiz ve kimlik sorarak yaptırıyorlar. Nihayet 30 Temmuz geldi ve saat 00:00′dan başlayarak Vodafone ilk baz istasyonlarını açmaya başladı, ben o zahmete katlanmayıp, sabah kalkınca 3G logosunu gördüm telefonumda.

Bu yazının tamamını oku »

İçinizdeki seksiste dur deyin

Peşinen uyarı: Bu yazı fazlasıyla hakaret, iğneleme ve düşük zeka seviyeli bireylerde hazımsızlık yaratır, bu hazımsızlıkla gelip etrafa pislemeye çalışan yorumlar da onaylanmayacaktır. Hepinizin gözlerinden öper, bir nevi “hate speech” halini almış olan yazıma geçmek isterim.

İsviçreli bilimadamları ve norveçli balıkçılar kafa kafaya vermiş, gerizekalılığın tehlikeli ve oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğuna kanaat getirmişler.  Evet çok öfkelendim bu akşam, kaç yüzyıl geriden geldiğini bilmediğim bir ibiş, OGZ Online > Aşk başlığında öyle sözler sarfetti ki burada yer vermesem olmazdı. Olayın konusu bekaret. Vuuv! çok yaratıcı! Aslında değil, gayet sıkıcı bir konu, yalnız ben mi toplumdan çok koptuysam artık, Türkiye’de halen namus hakkında atıp tutan öküzler olduğu -evet, hakaret ediyorum- detayını atlamışım.

Bu yazının tamamını oku »

Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.
Bu yazının tamamını oku »

“İşte o Anarşistler!”

Medyanın marijinalize etmeye çalıştığı düşüncelere karşı geliştirdiği sistematik baskı bitmek bilmiyor. En son, üye olduğum isyan adlı bir mail grubunda Star’ın yaptığı haber kanımı dondurdu diyebilirim.

Tam 5 Dakika boyunca 1 Mayıs’ta anarşist eylemlerden bahseden kanal, neredeyse hiç bir slogana yer vermiyor, anarşistleri “Nükleer füzelere,kapitalizme,devlete karşı olanlar” gibi son derece sığ, hatta gerizekalılık derecesinde basitleştirilmiş bir özetle açıklarken, tüm yayın boyunca tek yaptığı şey “Anarşistler şurayı kırdı,mermeri söktü,çöp konteynırını devirdi” den oluşan acizlik ve korku yaymaktan başka bir şey değil.

Bu yazının tamamını oku »

1 Mayıs

1 Mayıs 2009′da böylece geçti, tabii ki yine katıldım ve ilginç insanlar, düşünceler görme, düşüncelerimi haykırma fırsatı yakaladım, yılda bir kez bile olsa bu müthiş bir duygu. İstanbul’da olmadığımdan istediğim heyecanı yaşayamadım diyebilirim. 1 Mayıs hakkında daha önce sanırım bir şeyler yazmıştım, devletin bu seneki 1 Mayıs’ı tatil etmesi pek de hoşuma gitmedi işin gerçeği, devlet izniyle kutluyorsak niye işçi bayramı organize ediyoruz ki?

Bir de, ülkemizdeki sol topluluklara artık gerçekten yeni sloganlar lazım, cümlenin başından sonunu tahmin edebiliyorum yahu. Yine bu konuda anarşist otonomlar falan oldukça yaratıcıyken, solumsu örgütler resmen slogan ezberlettiler bana.

Son olarak, ses soluk kalmadı bende bu gün, öh be.

“Hadi barikata! Hadi barikata! Ekmek, Adalet ve Özgürlük için! Kara fırtınalar sarsıyor göğü, kara bulutlar kör eder gözleri. Ölüm ve acı beklese de bizleri, onları yenmek için yürümeliyiz! Ve en değerli varlığımız özgürlük, cesaret ve inançla savunmalıyız!”

Hadi Barikata: Dinle (Ve evet, A Las Barricadas.)

Mor ve Ötesi – İddia

C64 grafikleriyle hazırlanmış, çok hoş olmuş. Şarkıyı çok beğendim diyemeyeceğim ama, klibi harika.

TUBITAK’ın Evrimi

200.cü girdimi böylesine bir rezaletten bahsetmeye adamak istemezdim fakat, sansürcü zihniyetteki gerzeklikler bitmiyor sayın seyirciler, bakınız ne olmuş:

Darwin’in 200.cü doğumgünü adına, 42 yıldır yayın yapan Bilim ve Teknik dergisi Mart için 15 sayfalık içerik ve kapak hazırlamış. TUBITAK yönetimi dergiyi basım aşamasında iptal etmiş, kapağı değiştirmiş, 15 sayfalık içeriği çıkartmış, hatta bu zahmetin üstüne bir de 1 hafta gecikmeyi kabullenebilmişler. Evrim gibi önemli bir konu basım aşamasında çıkarılmış, bunun yerine Küresel İklim Değişikliği gibi zottirik bir konuyu ısıtıp ısıtıp yeniden servis etmişler.

Bu yazının tamamını oku »