Turkish Localization (turkish-l10n) 0.1 – Maemo 5

Turkish Localization 0.1 & Türkçe Yerelleştirme 0.1 (turkish_l10n_0.1)

Garage sayfası: https://garage.maemo.org/projects/turkish-l10n/

Açıklama
Nokia N900′de kullanılan Maemo 5 işletim sistem arayüzünü Türkçe diline çeviren paket. Bu paket, Maemo 5 arayüzünün ve varsayılan olarak getirdiği paketlerin ve GTK2.0 ile Ovi Maps çevirilerini içerir. Üçüncü parti yazılım desteği sunmamaktadır. Yazılımını Türkçe paketiyle uyumlu şekilde Türkçe dilinde çıkartmak isteyen geliştiriciler, dil paketlerini şuraya yükleyebilirler:
/usr/share/locale/tr_CY/LC_MESSAGES/

Bu paket, Nokia tarafından dağıtılmamış uygulama çevirilerini içermez.

GNU/GPL lisanslıdır ve ücretsiz olarak dağıtılır. Hiç bir şekilde ticari amaçlarla kullanılamaz, yeniden satılamaz, izinsiz olarak ticari projelerde kullanılamaz, ürünle birlikte ekstra fonksiyon olarak pazarlanamaz.

Bu yazının tamamını oku »

N900′ün dezavantajları

xkcd comic
Şu sıralar Nokia N900 üzerinde yoğun bir gizem var, ürün piyasaya çıkmış olmasına rağmen bilgi akışının yetersizliği sanıyorum hem tablet kullanıcılarını hedef alması, hem de smartphone kullanıcılarının kafasını karıştıran Maemo. Cihaz hakkında çok şey duymuş, okumuşsunuzdur ve çoğunluğu tahmin ediyorum ki iyi şeylerdir. O yüzden ben de “çok da tatlı olmayan şeyler” listesi yapmak istedim, bir N900 sahibi olmadan önce bilmeniz gerekir diye:

Bu yazının tamamını oku »

Maemo ve Android – Hangisi daha özgür?

Bu yazıyı cool900.blogspot.com (Comparing Freedom on Maemo and Android) yazısından aldığım veriler ile yazdım, lütfen yazıdan faydalandıysanız eserin orijinal yazarına saygı göstermeyi unutmayın. Yazın orijinalinin çevirisi değil, üzerine eklemeler yapılmış halidir.

Nokia N900 ve tabii ki Maemo 5 Frementle geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı, henüz Türkiye’ye  getirilmesi gibi bir plan olmamasına rağmen GittiGidiyor gibi kişiden kişiye satış sitelerinde bulabiliyorsunuz. Ancak daha önemlisi, Mobil platformda özgür yazılım bayrağını taşıyabileceği düşünülen Android, artık gerçek ve sağlam bir rakibe sahip. Hatta öyle ki, Android’in pabucu dama atılabilir. Yazılımın özgürlüğü her iki işletim sistemininde en büyük iddiası, bu yüzden yazıda 4 başlıkta inceleyeceğiz:

  1. Kullanıcı Erişim Hakları
  2. Beraber Çalışılabilirlik ve Standartlar
  3. Kapalı Kaynak Yazılım Varlığı
  4. Pratikte Özgürlük

Bu yazının tamamını oku »

Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.
Bu yazının tamamını oku »

Logitech Yeni G9umu Gönderdi

Geçenlerde Logitech servisiyle ilgili bir şeyler karalamıştım, bu gün sabah geldi yeni mousem. UPS’in oldukça başarılı ve hızlı bir taşıma yaptığını söylemeliyim. Logitech beni şaşırtarak sadece mouseu değil açılmamış bir kutu gönderdi, yani içinde CDsi,rehberi,kapakları vs. aynen olan bir tane daha. Ben de hemen şımarıklık edip 2 mouseu da bağladım bilgisayarıma. Diğer mouseumdan profil bilgilerini de Setpoint aracılığıyla aktardım ama, bu oldukça zahmetli bir iş, Setpoint 2 G9u aynı anda algılamakta sıkıntı yaratan bir uygulama.

Logitech Avrupa’yı bir kez daha ilgisinden dolayı kutluyor, Vatan’a da nanik yapıyorum buradan. Türkiye’de işlerin ne kadar uyduruk yürüdüğünü anlamak zor olmasa gerek.

Sağdaki resimdekiler: Klavye G15 (Ekranında SirReal var), Soldaki eski G9, Sağdaki yeni gönderilen G9. Birinde oyun, diğerinde genel kullanım kapakları takılı. Gamepad, Logitech Chillstream.

İyi ki doğdun Darwin!

Blog For Darwin (Darwin için Yazın) projesi kapsamında 12 – 15 Şubat tarihleri arasında bütün blogları bu eyleme katılmaya davet ediyorum :) Dünya’nın farklı ülkelerinden yapılan bu katkılara ulaşmak ve etkinlik hakkında bilgi almak için yukarıdaki logoya tıklayabilirsiniz.

Darwin’i hepimiz tanıyoruz. Bilime yaptığı eşsiz katkılarıyla, şuan geçmişimizi aydınlatmamızı, nereden geldiğimize, neden var olduğumuza ve nereye gideceğimize ışık tutmamızı sağlayan adamdır Darwin. Bazılarımız her ne kadar Harun Yahya gibi bilimsellikten uzak saçmalıkların etkisiyle kendisi hakkında çok yanlış bilgi ve izlenimlere sahip olsa da.

Bu yazıyı yazarken düşündüm, evrimi mi açıklamalıydım, ki bu kadar özet bir şekilde bu imkansızlaşırdı, yoksa Darwin’i mi yüceltmeliydim? İkisini de yapmayacağım.

Evrim, şuan ülkemizde aksiymiş gibi yansılıtıp Akıllı Tasarım-ki kendisi gayet akılsız- gibi gudikliklere yönlendirilmeye çalışılsa da, birden çok defa kanıtlanmış, neredeyse bir konsensusa varılmış ve halen “çürütülememiştir”. Evrim Teorisi, insanların maymunlardan geldiğini söylemez, ortak atadan bahseder. Bilimde görünmeze yer yoktur çünkü.

Sadece, bir şeyler öğrenmek, söylenceleri ve masalları değil mantığı dinlemek isteyenler için bir kaç bağlantı koyacağım buraya, eğer daha önce ziyaret etmediyseniz:

Bildiğiniz üzere 2009 Darwin Yılı ilan edildi. Sanırım bu sene bundan sonra bende sıklıkla blogumda evrime ve bilime atıfta bulunacağım.

Bilim ve cehaletin hep ters orantılı kalması dileğiyle.