2010 – Mutlu Yıllar..

2010 Happy New Year

2010′a saatler kaldı. Tam bir sene önce burada 2009 ile ilgili bir şeyler yazmıştım ve şimdi okuyunca baya saçmaladığımı farkettim o gece. 2009′da neler oldu dediğimde kendime, belki de aldığım cevaplardan tam olarak emin olamadığım tek yıl bu oldu. Telefonumu yenilemek, kendimi şımartmak, para kazanmak ve aile/arkadaş ilişkilerimi toplamak gibi bir kaç şeyin dışında aslında çok fazla bir şey yaşanmamış gibi geliyor bu yıl, bir hızla geçti gitti, hiç anlamadım. Belki de blogumda daha fazla yazsaydım takip etme şansım olurdu, zirâ günlük tutan biri de değilim. Belki de önceki yılların aksine ilk defa bu yıl sürekli bir şeyleri oturtmak yerine sadece üstüne inşa etmiş oldum. Bir sonraki yılımın daha verimli geçmesini diliyorum, sadece kendimi şımartarak değil :)

2010′dan neler beklediğimi de bilmiyorum, sanırım daha çok verimlilik, daha iyi bir vücut (hmm evet, bunun üzerine çalışmalıyım) ve daha iyi insan ilişkileri umabilirim, zaten her şey bu yönde gidiyor. Hmm ya da direkt, $, €, hadi olmadı TL falan bekliyorum arkadaşım. Evet herkesin beklentisi o yönde :P Umarım yeni yıl hepinize daha çok kaos, daha iyi ruhlar -bana değil!- ve başka daha ne istiyorsanız onu getirir. *geçen yıldan kopya çek*

Hah, unutmadan, gelecek yıldan, hatta yarın saat 7den bir beklentim var: Steam! Lütfen. Adam ol. Modern Warfare 2 istiyorum, 30 dolara. Bir de Nokia, Maemo 5 için firmware updateini çıkartsın istiyorum. Ayrıca Ekin de ebayden aparatları getirsin, hatta gidip yerinden alsın *ohaha* istiyorum. kthxbye.

Blogumu okuyan, Twitterdan takip eden, MSNden selam veren, ya da bir şekilde iyi hatırladığım herkesin yeni yılı umarım mutlu geçer, diğerleri.. en iyisi ölün siz.

PS: 2010′da neler olacak gibisinden, şuraya: http://en.wikipedia.org/wiki/2010 . Bir de twitter trendleri var, katılabilirsiniz dilerseniz: #10YearsAgo #2010wish #in2010

Blogum 2 yaşında!

2 sene önce, bir şekilde bu blogu açtım ve nasıl olduysa birkaç aydan fazla yaşayabildi :) Bu sırada gerek kişisel alanda, gerek başta GNU/Linux olmak üzere Bilişim mevzularında bir şeyler karaladım, gönül isterdi ki sonsuz vaktim olsun, daha detaylı içerik geliştirebileyim, ama yine de bir şeyler başarmışım. 2 senede öfkelendiğim, üzüldüğüm, sevindiğim, paylaşmak istediğim içerikleri olabildiğince bloga girdim, öyle ki average joe kullanıcı kitlesi için arşivdeki yazıların oldukça işe yarayacağını sanıyorum. Bütün bunların yanında, benim anlık düşüncelerim ve ilgimi çeken şeyler için(bu yüzden  “Objektife Takılanlar” ı “Kişisel Bölge” ile birleştirmeyi bile düşünüyorum) Twitter‘ıma, müzikle ilgili olarak Last.FM profilime ulaşabilirsiniz, ve hayır, Facebook’um olmayacak :) Geçen 2 yılda blogda neler olmuş:

  • 83744 (Bu yıl 56855) ziyaretçi, 199213 (Bu yıl 140878) sayfa gösteriminde bulunmuş. İyi haber, bu yıl ziyaretçi sayısı hem artmış, hem de istek yapan ziyaretçiler çok daha fazla sayfayı gezmişler. Demek ki eski Google’dan vurkaç yapan kitle azalmış biraz.
  • En çok bloguma ulaştıran Google kelimeleri: ahmet, body, linux, bodypainting, fenerbahçem, anarşizm, aranel, body painting, N96, bios şifresi. Ahmet her kimse sevgilerimi iletiyorum kendisine. En azından bu sene youporn yok keywordlerde :)
  • En çok kullanılan tarayıcılar: Internet Explorer 45.8%, Mozilla Firefox 22.3% , Opera 2.9%. Gerisi Netscape’den tut Symbian’a kadar gidiyor. En çok kullanılan işletim sistemi MS Windows.
  • 49 (Bu yıl 22) Etikette, 7 kategoride, 221 (Bu yıl 70) yazıya 292 (Bu yıl 217) yorum yapılmış. Çok daha az yazıp çok daha fazla yorum almam blogun nicelik değil niteliğe yöneldiğini mi, yoksa benim tembelliğimi mi gösterir emin değilim.
  • Sırasıyla, en çok yorum alan yazılar: Kırılmadık BIOS Şifresi Bırakmayın! (49) , Regnum Online ! (16), Bilim ve İnanç (15), YouTUBE’e web proxyler üzerinden bağlanmak (12), Logitech G15 Bulmak.. (11).
  • 2008 – 2009 arasında, etiket bulutum değişmiş, Ne Yapıyorum / Ne Dinliyorum bölümleri, yeni Arşiv/Sitemap, otomatik boyutlandırma,favicon, güncellenmiş permalink ve 404 sayfasının yanında daha bir çok tasarım değişikliği yaptım. Değişiklikler sayfasında tam liste bulunabilir.
  • Pagerank değerim 4‘e yükselmiş, bu PR değerlerini bozdurup paraya çevirebilsem çok güzel olacak bak.

Not: Evet 10 gün kadar bir gecikme olmuş, çaktırmayın :)

“İşte o Anarşistler!”

Medyanın marijinalize etmeye çalıştığı düşüncelere karşı geliştirdiği sistematik baskı bitmek bilmiyor. En son, üye olduğum isyan adlı bir mail grubunda Star’ın yaptığı haber kanımı dondurdu diyebilirim.

Tam 5 Dakika boyunca 1 Mayıs’ta anarşist eylemlerden bahseden kanal, neredeyse hiç bir slogana yer vermiyor, anarşistleri “Nükleer füzelere,kapitalizme,devlete karşı olanlar” gibi son derece sığ, hatta gerizekalılık derecesinde basitleştirilmiş bir özetle açıklarken, tüm yayın boyunca tek yaptığı şey “Anarşistler şurayı kırdı,mermeri söktü,çöp konteynırını devirdi” den oluşan acizlik ve korku yaymaktan başka bir şey değil.

Bu yazının tamamını oku »

1 Mayıs

1 Mayıs 2009′da böylece geçti, tabii ki yine katıldım ve ilginç insanlar, düşünceler görme, düşüncelerimi haykırma fırsatı yakaladım, yılda bir kez bile olsa bu müthiş bir duygu. İstanbul’da olmadığımdan istediğim heyecanı yaşayamadım diyebilirim. 1 Mayıs hakkında daha önce sanırım bir şeyler yazmıştım, devletin bu seneki 1 Mayıs’ı tatil etmesi pek de hoşuma gitmedi işin gerçeği, devlet izniyle kutluyorsak niye işçi bayramı organize ediyoruz ki?

Bir de, ülkemizdeki sol topluluklara artık gerçekten yeni sloganlar lazım, cümlenin başından sonunu tahmin edebiliyorum yahu. Yine bu konuda anarşist otonomlar falan oldukça yaratıcıyken, solumsu örgütler resmen slogan ezberlettiler bana.

Son olarak, ses soluk kalmadı bende bu gün, öh be.

“Hadi barikata! Hadi barikata! Ekmek, Adalet ve Özgürlük için! Kara fırtınalar sarsıyor göğü, kara bulutlar kör eder gözleri. Ölüm ve acı beklese de bizleri, onları yenmek için yürümeliyiz! Ve en değerli varlığımız özgürlük, cesaret ve inançla savunmalıyız!”

Hadi Barikata: Dinle (Ve evet, A Las Barricadas.)

Doğumgünüm! :)

Resim :: The Cake

Bir yaş daha geldi geçti, bu yıl neler oldu diye sordum kendime, hmm hiç bir şey olmamış. Tamam hiç bir şey demiyorum, bir şeyler oldu tabii. Yeni insanlarla tanıştım, 1 yılda bir sürü insanı unuttum, evet acı ama 1 senede çok kişi gelip geçiyor. Teknolojide bir sürü gelişme oldu o arada, onları buraya yazmamın bir anlamı yok. Biraz daha iş güce gömüldüm, zamanım daraldı, zaman daraldıkça ben de daraldım. Bu yaz “Özgürlüüüğğğkk!” diye bağırarak koşacağım tatil mekanlarına, o kadar.

Aslında bir şey daha oldu. Eski bir arkadaşım mesaj attı bu gün, pek beklemediğim biri. Şaşırdım falan, acayip şeyler. Gerçi onca zamandan sonra çok da sallamadım başta ama sonra dedim “geçmişte bazı yanlışlarım oldu” diye, ama butonu yokmuş.  Önümüzdeki senelere bakıyoruz artık.

Unutmadan, RLdeki arkadaşlarımın hangileri bu blogu ne sıklıkla okuyor bilmediğimden atıfta bulunmayacağım ama, bu blogu okuduklarını bildiğim rohanrhu (Oğuzhan) , Oytun, wincih ve diğer-diğer dedim basın küfrü bana, ehehe- arkadaşlara da MSN üzerinden Linux ve bilişim üzerine muhabbetlerini esirgemedikleri için teşekkürler. Böyle “dolu” insanlar çok bulunmuyor.

Hepinize sevgiler, (Optimizm akıyor her yanımdan, dur bakalım kaç gün gider böyle)

PS: RSSinde bir anda belirenler şaşırmasın, 1 saatcik geriye aldım da girdiyi :)