Drupal ve Wordpress’de Spamla Mücadele

Hem aranelsurion.org ‘daki blogumun hem de meegoturkiye.org ‘un spam mesajlarla istila edilmesi üzerine bir çıkış yolu aradım ve kendimce en makul yollardan birini uyguladım. Spam botları artık eskisi gibi basitçe CAPTCHA numaralarıya atlatılamadığı gibi eski brute-force yöntemlerini de uygulamıyorlar, özellikle bazı spam ağlarıyla uğraşmak çaba gerektirebiliyor. Ben de hem Drupal hem Wordpress’de şuan uyguladığım ve yeterli performansı sergileyen 2 yöntemi anlatmak istedim, elinizde daha iyi şeyler varsa duymak isterim tabii :) Diğer bir kaç yöntemden de bir kaç kelimeyle bahsettim ama kendim denemediğim için onları bu yazıda bulamayacaksınız.

Bu yazının tamamını oku »

OpenSOZLUK

“Tomorrow is the only day in the year that appeals to a lazy man.” ~Jimmy Lyons

Bilmeyenler için; OpenSOZLUK benim kendimi geliştirme amaçlı giriştiğim bir PHP (dolayısıyla CSS/HTML/SQL ve istemeye istemeye JS) projesi, amacı açık kaynaklı, patlayıp çatlamayan, saçmasapan lisans problemleri olmayan bir interaktif sözlük yazılımı oluşturmak, yani “kendi minik ek$i-sözlük  klonlarımızı host etmek” amacı var diyebiliriz.

OpenSOZLUK üzerine sonunda çalışmaya başlayabildim, hatta sallantıda diyebileceğimiz CSS bilgim ve yeni yeni geliştiğim Gimp ile (öyle bir yetenek düşmanıyımdır ki, Gimp’le bunları yapabildiğime halen inanamıyorum diyeyim, büyüksün Gimp!) default şablon adayı bile hazırladım ona, biraz fazla devlet dairesi gibi oldu, aslında aklımdaki tasarım çok renkli, canlı, web2.0 bir şeydi ama oturup çizebilecek bir adam olmadığımdan en azından şimdilik basit bir şey yapmayı tercih ettim. Şablon desteği sayesinde belki ileride daha farklı tasarımlar da çıkarabilirim ortaya (aslında renkleri değiştirsem bu da canlı görünebilir), ya da bu işi benden daha iyi yapabilecek birileri el atabilir de. Her şekilde, “teorik olarak” çalışan bir tasarıma bakıp bu benim eserim diyebilmek zevkli oluyormuş.

Sıfırdan bir şeylere girişmenin gerçekten yorucu olduğunu farkettirdi bana OpenSOZLUK, ve hazır bir sistemi alıp dayayıp döşemek, düzenlemek gibi olmuyor gerçekten, gönüllü bir projede uğraşmak misli misli zor geliyor insana. Bunun yanında, bazı şeylerle de aramı iyileştirmemi sağladı tabii. Mesela PHP’de neredeyse hiç kullanmadığım fopen() -öğrenmesi 10sn falanmış tabii-, .htaccess ve mod_rewrite, “tasarımla kod nasıl ayrılır”, ” fonksiyon neden yazıyoruz ki”, ” ne demek o kadar SQL sorgusu yavaşlatır yeaa” gibi olayları hafif hafif çözdüm diyebilirim. Freenode’daki ##php kanalındaki arkadaşlar da beklemediğim kadar (RTFM veya Let me google it for you linki bekliyordum) yardımcı oluyorlar sağolsunlar :)

Bir kaç not olarak; IDE olarak Netbeans iddiamda kararlıyım, gerçekten her anlamda etkili bir yazılım bu, işleri çok kolaylaştırıyor. XHTML’in ömrü dolmaya yakın diyorlar, XML ile aranız yoksa HTML 4/5 en iyisi. XHTML 2 sanırım iptal edilmiş, HTML 5′in de ne kadar kapsamlı olduğuna bakılırsa haksız bir iddia sayılmaz. CSS’de ufak bir hackle footerı en aşağı kaydırabiliyorsunuz. (SVN’deki style.css’de bir örneği var) Daha aklıma gelmeyen şeyler de vardır bir sürü.

Projeye yardım etmek, bana akıl vermek (“Knowledge is power. Guard it well.”), şunu olmamış bunu yapamamışsın bik bik etmek (bunun da faydası oluyor bir anlamda) isteyenler çekinmesin, her yönden bana ulaşabilirsiniz.

SVN ve Proje takibi: projeler.aranelsurion.org

Tor, TorButton/FoxyProxy ve Dreamhost SOCKS5 Proxy

Sansür Türkiye’de yeni boyutlar kazandıkça çözümlerde de yeni ufuklara yelken açmak gerekiyor. IP-tabanlı yasakların başlamasıyla artık DNS değiştirme çakallığı sökmeyecek, hatta şimdiden YouTube’a girerken işe yaramıyor artık. Bu durumdan yırtmak için ben kendi tercih ettiğim 2 yöntemden bahsedeceğim. Tor ve SOCKS5 vekilleriyle yasakları delmeniz oldukça kolay, Firefox ile entegre ederek basitçe yasakların üstünden atlayabilir ve nanik yapabilirsiniz.

Öncelikle DNS sunucularımızı her şeye rağmen değiştirelim. Zira bir çok site henüz IP-tabanlı engellenmiş değil, Google’da “dns değiştirme” olarak ararsanız yeterli kaynak bulabilirsiniz bu mevzuda. Ben DNS için 8.8.8.8′i (Google DNS) tercih ediyorum. GNU/Linux’ta DNS değiştirmek için /etc/resolv.conf‘u düzenlemelisiniz. Eğer bu dosya sürekli kendini tekrar eski ayarlara alıyorsa onun sorumlusu NetworkManager, bu durumda DNS ayarlarınızı buradan yapmanız gerekiyor, KDE’de bunun için knetworkmanager’i kullanabilirsiniz. DNS ayarları değiştirildikten sonra emin olmak için konsoldan bir kaç DNS-engelli siteye ping atın. Tarayıcınız duruma halen uyanmamış olabilir, mesela Firefox, genellikle DNS değişikliklerine geç uyanıyor. Bu durumda emin olmak için farklı bir tarayıcıyla deneyebilirsiniz.

Bu yazının tamamını oku »

Sansürlü Internet’in Geleceği

censorship

En son YouTube yasağı konulduğunda Internet kullanıcılarının geneli durumu ciddiye almadı. Nasıl olsa tekrar açılırdı, zaten aslında geçici bir durumdu, devlet elbet pes edecekti, hem zaten basit iki ayarı değiştirerek etkilenmiyorduk bile. O zaman bir gün sıra Google’a, MSN’e, Facebook’a gelecek dediğimizde, ben bile buna tam olarak inanmadım, sanırım en kötüyü gerçekten beklemiyormuşuz. Bu yazıyı okuduğunuz şu sıralarda hepinizin olaylardan az çok haberi vardır, çok özetle: YouTube yasağı IP tabanlı hale getirildi ve bu sırada Google’ın bir çok servisine ve Adwords, Analytics, Sites gibi hizmetleri kullanan Internet sitelerine ve  Apps kullanan e-posta hizmetlerine erişimimizi kaybettik. Sansürün tek ve gerçek suçlusu olan Devlet, (bunu bir küfür gibi telaffuz ettiğimi farz edin) sorumluluğu da Google’a atmakta gecikmedi, doğru ya, uluslararası bir servis olan Google, her anlamda vasat olan ülkeleri bile hesaba katarak IPlerini atamalıdır, değil mi?

Bu yazının tamamını oku »

MeeGo Türkiye

Türkiye’de henüz Maemo’lu cihazlar satışa sunulmamasına rağmen, Maemo-yeni adıyla MeeGo- ilgi çekmiş görünüyor. Hemen her Debian GNU/Linux için bir destek sitesi varken MeeGo için olmasa olmazdı. Blogumu da sürekli MeeGo/Maemo içeriğiyle işgal etmekten hem yorulduğum, hem de burada doğrudan bana sorulan soruların asıl yerinin burası olmamasından dolayı gönüllü bir projeyle MeeGo Türkiye’yi açmaya karar verdim. Henüz fazla bir şeyimiz yok ve nasıl inşa edileceği geri-bildirimlere bağlı olacak. Maemo konusunda içerik geliştirebilecek ve projeyi benim adıma yönetebilecek insanlara da ihtiyaç var. Mobil GNU/Linux dağıtımları ve dolayısıyla Maemo/MeeGo ile ilgileniyorsanız MeeGo Türkiye’de faydanız dokunacaktır. Projeyle ne kadar ilgilenebileceğim bir destek sitesine ne kadar ihtiyacımız olduğu ve ne kadar kişinin kullandığıyla doğru orantılı olacak.

Şimdilik sitede Haberler, Dökümanlar, Paketler, kullanıcıların iletişimi için Forumlar ve kullanıcıların kendi içeriklerini paylaşabilecekleri bir Blog Gezegeni ve bir Twitter Gezegeni var. Ihtiyaca göre Wiki, IRC kanalı, Q/A Servisi ve Depo da eklenebilir ancak şimdilik bunlara ihtiyaç olacağını veya kullanılacağını düşünmediğimden eklemiyorum. Eksik gördüğünüz, eklenmesini/değiştirilmesini istediğiniz şeyleri bana bildirmeniz çok yardımcı olacaktır.

Bu gelişmeyle  beraber, blogumdaki Maemo yazılarının altına Maemo soruları yöneltilmemesini de rica ediyorum. Elbette yazıyla alakalı konularda yorum yazabilirsiniz ancak Türkçe paketi altına “Kamerayı kullanamıyorum” gibi yorumların sayısı gittikçe artıyor ve tek başıma bunlara cevap vermemin, verebilsem bile düzgün bir şekilde sıralamanın yolu yok, bunun yerine MeeGo Türkiye’yi kullanabilirsiniz.

Web adresi: http://www.meegoturkiye.org

Olmazsa Olmaz Drupal Eklentileri

Gönüllü bir proje için (yakında duyuracağım) Drupal kullanmam gerekti, bu sırada benim için olmazsa olmaz eklentilerin bir listesini çıkarma fırsatı da buldum. Drupal, Joomla’dan bence çok daha başarılı bir CMS olmasına rağmen, kullanımı o kadar da kolay değil ve bir çok özelliği eklentilerle üstüne eklemeniz gerekiyor. Eklentisiz bir Drupal’in, pek bir şeye benzemeyeceğini söyleyebiliriz. Eklentiler Drupal’in özelliklerini geliştirmiyor, onu baştan yaratıyor, üstelik hepsi ücretsiz ve Drupal eklenti deposunda mevcut. İşte o eklentiler:

Bu yazının tamamını oku »

Keygen Müziği (Cracktro)

Popüler kültür ortalığı kasıp kavuradursun, popüler olmayan ama sanki sanat olan değerleri  sürekli arkamızda bırakıyormuşuz hissinden kurtulamıyorum. Artık dilimize keygen müziği olarak yerleşen ve inatçı sceneler olmasa çoktan unutulup gidecek olsa da, şimdiki acayip müzik zevkine, sıkıcı texte-aşk konusu bir parçada daha işlenirse çıldırabilirim, mesela- uyum sağlayamıyorsa da, evet, bence dünyanın en iyi yapımları arasında adlarını yazdırmalılar.

Bu yazının tamamını oku »

Gece 3′de PHP yazmak

Oğuzhan ile MSN’de konuşurken, kendisi benim OpenSOZLUK projemi devraldı, oturup yapacakmış falan, git yat bu saatte olmaz dediysem de dinletemedim, ve sonucunda:

Bu yazının tamamını oku »

Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.
Bu yazının tamamını oku »

Wordpress 2.7.0

Wordpress 2.7.0 çıktı, yeni sürüm bir çok güncelleme ve hata düzeltmesi içeriyor. Fakat tahmin ediyorum ki eğer Wordpress gelişimiyle yakından ilgili değilseniz Wordpress’iniz size zaten yeteri kadar hızlı ve stabil geliyordur, o yüzden altyapıdaki değişiklikler çok da ilgi çekmiyordur.

O zaman hemen asıl önemli konuya gelelim, Wordpress ekibi yeni sürümde yönetici arayüzünü tamamen yenilemiş,  aslında önceki sürümlerde de(yanılmıyorsam 2.6) paneli yenilemişlerdi ama memnun kalmamış olacaklar ki, bir defa daha yenilemişler bu hali kesinlikle şimdiye kadar yaptıkları en iyi panel.

Bu yazının tamamını oku »