﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aranel Surion&#039;un Blogu &#187; donanım</title>
	<atom:link href="http://www.aranelsurion.org/etiket/donanim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aranelsurion.org</link>
	<description>Bilişim dünyasını kucaklayan blog.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 23:02:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>G15AIOStats İçin Betik</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/g15aiostats-icin-betik</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/g15aiostats-icin-betik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 02:03:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aranel@Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>Logitech G15 ile, ve dolayısıyla G15Tools yazılımıyla ilgilenmiyorsanız, bu yazı sizin için değildir. Bir sonraki yazıdan devam edebilirsiniz <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> G15 kullanmış ve g15daemon kullananlar içinse-saydım, 10 kişi falan sanırım, tabii G13,G19 ve diğer LCD kullanan zımbırtıları sayarsak rahat 20 olur- güzel haber, g15tools forumunda aiostats adında ufak bir plugin yayınlandı. Pluginin esas olayı, sıfır kodlama yaparak, içinde önceden verilmiş widgetleri kafanıza göre ekleyebildiğiniz bir yapı sağlamak. Bir benzerini Windows&#8217;da LCD Studio&#8217;dan hatırlarsınız, bu tabii ki o kadar kapsamlı ve o kadar kullanışlı değil henüz, ben bu yazıyı yazarken v0.2 yayınlanmıştı.</em></p>
<p>G15AIOStats&#8217;i indirip derlediğinizi varsayarsak, ilk farkedeceğiniz, yeni sürümlerin siz onun için adam gibi bir .conf dosyası yaratmadığınızda pek bir halta yaramadığıdır. Home dizininizdeki .g15aiostats.conf dosyasını düzenleyip, <strong>man g15aiostats </strong>yaparak aldığınız betik komutlarıyla kolayca kendinize uydurmanız mümkün. Ya da, bu işlerden hiç anlamıyorsanız, hali hazırda benim kendime hazırladığım, yeni sürümün bütün özelliklerini(uptime/sensors/loadavg/diskspace) barındıran betiği alıp kendinize uydurabilirsiniz.  Size sadece disklerin sayısını ve /dev adreslerini belirtmek ve eğer bağlantınız 1Mbit değilse, maksimum değeri yeniden düzenlemek kalıyor.<br />
</p>
<p><strong>İşte o betik:</strong></p>
<pre class="brush: plain; title: ;">
[Screen]
   NextScreenButton = &quot;1&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;Time&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;CPU&quot;
      Label = &quot;cpu:&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Net&quot;
      Label = &quot;net:&quot;
      DownloadMax = &quot;120K&quot;
      UploadMax = &quot;35K&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Disk&quot;
      Label = &quot;dsk:&quot;
      Button = &quot;4&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Mem&quot;
      Label = &quot;mem:&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Timer&quot;
      Button1 = &quot;2&quot;
      Button2 = &quot;3&quot;
[Screen]
   NextScreenButton = &quot;1&quot;

   [Bar]
      Type = &quot;Sensor&quot;
      SensorType = &quot;Fan&quot;
      FontSize = &quot;Medium&quot;
      StringFormat = &quot;%sens1 RPM&quot;
      StringPosition = &quot;20,8&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Sensor&quot;
      SensorType = &quot;Temperature&quot;
      SensorNumber2 = &quot;1&quot;
      SensorNumber3 = &quot;2&quot;
      SensorDevice4 = &quot;1&quot;
      SensorDevice5 = &quot;2&quot;
      FontSize = &quot;Medium&quot;
      StringPosition = &quot;70,8&quot;
      StringFormat = &quot;%sens1 %sens2 %sens3 %sens4 %sens5&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;LoadAvg&quot;
      FontSize = &quot;Medium&quot;
      StringPosition = &quot;45,15&quot;
      StringFormat = &quot;%1m %5m %10m&quot;

   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;Uptime&quot;
      FontSize = &quot;Large&quot;
      StringPosition = &quot;20,0&quot;
      StringFormat = &quot;%dg %Hsa %Md %Ss&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sda1&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sda2&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sdb1&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
   [Newline]
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sdc1&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sdc2&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
   [Bar]
      Type = &quot;DiskSpace&quot;
      Device = &quot;/dev/sdc3&quot;
      Height = &quot;5&quot;
      Width = &quot;30&quot;
</pre>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/cnet-car854-yeniden-baslatma-betigi" rel="bookmark" title="Permanent Link: CNET CAR854 Yeniden Başlatma Betiği">CNET CAR854 Yeniden Başlatma Betiği</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/makaleler/ptt-e-posta-ile-kargo-takip-betigi" rel="bookmark" title="Permanent Link: PTT E-Posta ile Kargo Takip Betiği">PTT E-Posta ile Kargo Takip Betiği</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/linux-dunyasindan/gnulinuxda-acilista-komut-calistirmak" rel="bookmark" title="Permanent Link: GNU/Linux&#8217;da Açılışta Komut Çalıştırmak">GNU/Linux&#8217;da Açılışta Komut Çalıştırmak</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/second-life-para-kazanmak" rel="bookmark" title="Permanent Link: Second Life: Para Kazanmak">Second Life: Para Kazanmak</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/linux-dunyasindan/g15aiostats-icin-betik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nereden Alışveriş YAPILMAZ: Vatan Bilgisayar</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/kisisel-bolge/nereden-alisveris-yapilmaz-vatan-bilgisayar</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/kisisel-bolge/nereden-alisveris-yapilmaz-vatan-bilgisayar#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 01:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Bölge]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[izlenim]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=641</guid>
		<description><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left"><em>(<strong>Not: </strong>Olaylar yaklaşık 1 ay kadar önce oldu, vakit bulup üzerine yazamadım. Ama bu sayede hikayenin devamını da ekleme şansı kazandım.)</em></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">İş ahlakı nedir? Bence ticari anlamda iş ahlakı, verdiğiniz paranın karşılığını ya da şirket açısından düşünüldüğünde sunduğunuz hizmet karşılığı ücret almaktır. Bunu çok farklı düzlemlerde tartışıp, kapitalizmdi, komünizmdi ayırıp didiklemek istemiyorum, işin içinde ürün/para dengesi varsa iş ahlakı budur. Bu tanımı genişletirsek, Türkiye&#8217;de iş ahlakına uygun kurum bulunmadığını görürüz, mesela elektrik dağıtımını ele alırsak, aylık olarak ödediğiniz sabit ücretlendirme karşılığında o ay boyunca istediğiniz an elektrik servisinden yararlanabilmeniz gerekir. Ya da Türk Telekom&#8217;a ayda 49YTL gömüyorsanız, hızın size reklamda sunulduğu teorik değeri(100~kb/sn) yakalayabilmesi gerekir. Eğer her ay elektrik faturanızı günü gününe ve eksiksiz yatırıyorsanız, karşılığında elektriğinizin hiç kesilmemesini beklemeniz doğaldır. Tabii Hiçbir şey dört dörtlük, mükemmel olamayacağından hatalar olabilir ve müşteri bunu tolere etmelidir. Yani ayda yılda bir elektriğin kesilmesi tolere edilebilirdir. Ancak yaptığınız uyduruk sözleşmeye kıçını dayayıp, haftada bir evin elektriğini kesen şirketin yaptığı, yasal olabilir ancak etik değildir. %100 Uptime veremiyorsa veremediği servisi ücretten indirmesi lazımdır.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Buradan çok hayalperest olduğum sonucunu çıkarabilirsiniz, zira hepimiz, boktan hizmet almaya alışmışız. Elektrik kesildiğinde “nasıl olsa gelecek”, paketiniz aksadığında “yarın alırım”, hatlar kopunca “düzeltirler elbet” demek açıkça salak bir tüketici olduğunuzu gösterir ve boktan hizmeti hak ediyorsunuz. Verdiğiniz paranın TAM OLARAK karşılığını beklemelisiniz, ay sonunda servis sağlayıcı sizden ücreti TAM OLARAK alacak ve bir kuruş tolerans göstermeyecektir çünkü.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Şimdi biraz daha “günün şartlarına” uyarak bakarsak, alışveriş sitelerinin de belli şartları sağlaması gerekiyor. Şuan hesabımdan Vatan Bilgisayar 694 TL para çekmiş ve bunun bir kuruş eksik ödenmesine razı olmayacaklarına eminim, tanrı şirketleri korusun! Ancak verdikleri boktan hizmete bakılırsa bu parayı hiç de haketmiyorlar. Sitelerinden ilk siparişimi geçen sene Logitech G9 mouse için vermiştim ve oldukça memnun kaldım ürünün kalitesinden, gerçi Vatan&#8217;ı tercih etmem çok sevdiğim, saygı duyduğum, süper bir satıcı olduğundan değil, ürünün en uygun fiyatta orada olmasındandı. Paralel ders: “Ucuz etin yahnisi yavan olur.” Mouse bir sene kadar sonta tutukluk yaptı ve Vatan tamir etmek için bilmemnesoft&#8217;a göndermek istedi. Tamir işlerini kendileri yapmadıklarından ürünün başına ne gelirse gelsin sorumluluk da almıyorlar.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Logitech&#8217;in ürünlerine uyguladığı standart bir prosedür vardır. Eğer o ürün çalışmıyorsa ve ben bunu kanıtlayabiliyorsam ürün geri alınır ve yenisi gönderilir. Tamirle falan müşteri kastırılmaz, ki buna her zaman çok saygı duymuşumdur. Fakat tabii ki Türkiye&#8217;deki kurt şirketler yeni açılmamış ambalajında ürününü size kaptıracağına pencereden atmayı tercih eder. Bu yüzden Logitech Uluslar arası ofisiyle görüşüp Vatan&#8217;ın ürünü geri almayı red ettiğini(bilginiz olsun, Logitech ürünleri Türkiye&#8217;de tamir ettirilmez. Logitech önermiyor bunu.) belirttim ve adamlar Almanya&#8217;dan bana yeni mouse gönderdiler, eskisini de geri almadan. Aradaki müşteri memnuniyeti farkını görebiliyor musunuz?</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">İki farklı yaklaşım var burada: Yerli olanı, yani Vatan, ürünü geri alayım, tamir ettireyim, geri göndereyim, bu sırada siz o mouseu hiç kullanamayın, yasal sürem 30 gün, laylaylom şeklinde takıldığından işlerinizi olabildiğince aksatırken, Logitech, ürün sizde kalsın, biz ikincisini gönderelim, ikincisi gelene kadar düzgün çalışmayanla idare edersiniz, kargoyu da biz karşılarız, elinizde 2 mouse birden olması da hediyemiz olsun yaklaşımı sergiliyor ve hem işleriniz aksayıp saçmasapan bir bekleme stresi yaşamıyorsunuz, hem de sonuçta bir arıza üzerinden karlı çıkıyorsunuz. Vatan&#8217;dan aldığım bir başka ürün olan Logitech G15, eğer bir gün sorun yaratırsa kime başvur-ma-yacağımı iyi öğrettiler bana.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Geleyim günümüze. Yaklaşık 1 hafta önce Vatan Bilgisayar&#8217;dan 2 adet 23” ACER X233HBD sipariş ettim. Sitelerindeki sipariş formunun bir rezalet olduğu hem Firefox 3 hem Opera 10 ile adam gibi çalışmadığı gerçeğini de kendilerine bildirdim. Cumartesi akşamı sipariş verdiğimden mesai bitmişti, Pazar  günü de tatildi zaten, derken Pazartesi günü kargolayıp Salı&#8217;ya UPS üzerinden bana ulaştırdılar. Bilmenizi isterim ki Türkiye&#8217;nin işini doğru düzgün yapan tek kargo şirketi de UPS&#8217;dir, bu açıdan Vatan&#8217;ın doğru kararı vermesi ne mutlu.  UPS paketi çok kısa sürede ve kargoyu GPS üzerinden izleme özelliği bile olan hoş bir arayüzle takip edilir şekilde bana ulaştırdı ve oldukça memnun kaldım. Şehrin en ücra köşelerine ofis açma inatlarını saymazsanız, bu adamlar işi biliyor.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Her neyse, paketler evime ulaştı, ilk farkettiğim monitörlerden birinin paketinin yırtık, diğerinin ambalajlı olduğuydu ve kıllandım tabii. Çok önemsemeyip paketleri açtığımda, paketi yırtık olan monitörün ekranında koruyucu olmadığını, diğerinde olduğunu farkettim ve bu da ürünün bana ulaşmadan önce kullanıldığını gayet belli ediyordu. İyi niyetimi korumaya çalışarak, önce ilk, sonra da açılmış olan monitörü sisteme bağladım ve çalıştılar. Hatta ilk Birkaç saat içinde bu olanları unutmuş gibiydim. Ve.. iş monitörlere ayar çekmeye gelince farkettim ki ambalajı yırtık, koruyucusu yapıştırılmamış olan bu monitörün MENU tuşlarından biri çalışmıyordu ve o tuş olmadan monitöre ayar yapmak mümkün değildi. Harika değil mi? Monitörü kim paketlediyse, benim ambalajı, koruyucuyu farketmeyecek kadar salak olduğumu, MENU tuşunun bozukluğunu ise “gözden kaçıracağımı” düşünmüş olmalı. Arızalı bir ürünü, sanki yeniymiş gibi paketleyip müşteriye yutturmaya çalışan zihniyet, yazının başında bahsettiğim iş ahlakından nasibini almamak oluyor. Eğer ikinci el ve arızalı bir ürün almak isteseydim GittiGidiyor&#8217;dan falan bulabilirdim, neden kullanılmamış bir ürünle aynı parayı vereyim? Vatan müşterilerini salak yerine koyuyor, o monitörün beş para etmeyeceği açıkken 350~ TL fiyat kesmesinin bir açıklaması yok.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Bunun üzerine, her yeterince rahatsız edilmiş ve siniri bozuk müşterinin yapacağı üzere Vatan&#8217;a ulaşmaya çalıştım. Bu pek kolay olmuyor tabii, o sırada mesai saati dışında olduklarından iletişim formundan mesaj gönderdim, sonraki gün öğlen saatlerinde otoriter sesli bir bayan tarafından arandım. Kendisinin “Vatan Bilgisayar&#8217;a mesaj göndermişsiniz” cümlesini kuruşundaki imayı anlamazlıktan gelmek çok zor oldu. Çünkü gönderdiğim mesaj “anlamayacağımızı mı sandınız”, “yapılan şey çok ayıp” gibi iğneleyici cümlelerle doldurulmuş ve öfkemi yansıtıyordu, arayan bayan da sağolsun neredeyse suçlayıcı bir şekilde bu cümleyi kurdu, ses tonundan benim anladığımo cümlenin devamı şu şekilde: “Vatan Bilgisayar&#8217;a mesaj göndermişsiniz. Neden yaptınız ki bunu? İşimiz gücümüz var arkadaşım. Bozuk gönderdiysek bozuk kullan. Trip atma bana.” Her neyse, mesajı yazarken “kargoyu üzerime yıkmayı düşünmeyin bile” dediğimi hatırlamış olacak ki, UPS üzerinden gönderirseniz kargoyu da biz karşılıyoruz dedi. Buradan sanki lütuf edermiş gibi bir anlam çıkardım, tabii siz karşılayacaksınız lan? Yok bana ödetseydiniz.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Bu kadarla kalsa iyi, bu sorunlar olurken, aynı anda benim birkaç gün içinde çıkacağım tatil planlarım devam ediyordu ve tatile çıkmadan önce bu işi sonlandırmalıydım ki paketi bir an önce alabileyim, evde beni bulabilmiş olsunlar ve konu kapansın. Tabii UPS saat 6&#8242;dan sonra dağıtıma çıkmadığından “yarın alalım, bir gün geç gitsin” dedi, tatil amacıyla kabul edemeyeceğimden UPS&#8217;in ofisine gidip elden bırakmak zorunda kaldım, bunun da bana 20 lira taksi ücreti olarak döndüğünü unutmayalım tabii, o zahmete girene kadar kargoyu ben öderdim, Vatan zahmet etmesin, hatta ürünü adam gibi göndersin kurye de ödetsin bana, yediğim kazığın haddi hesabı kalmış mı ki o dakikadan sonra? Her neyse, müşteri hizmetlerini aramaktı, taksisiydi bilmemnesiydi derken bana giren bu “ekstra giderler”den dolayı kimseyi suçlayamamak da ayrı bir şey. Hem arızalı monitör alıp, hem vakit kaybedip bir de üstüne para kaybedince Vatan&#8217;ın anasının adresini sorası geliyor insanın, kusura bakmasınlar. Yine paralel olarak: ben bu monitörü aldıktan bir gün sonra Vatan %15 indirim kampanyasına dahil edip 20şer lira indirdi o monitörlerin fiyatını, ekstradan 40 TL fazla ödediğimle kaldım. Bu 40 liranın üzerine 20 lira taksi ücreti ve henüz gelmeyen telefon faturalarımı eklerseniz çok hoş bir tablo çıkıyor ortaya.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;" align="left"><span style="font-weight: normal;">Devam edelim, taksiyle paketi bıraktıktan sonra, sonraki gün Vatan&#8217;ı aramaya hiç zahmet etmeden, UPS&#8217;i aradım. UPS sistemine saat akşam 7den önce son kayıt girmediğini söylediler ve 7de aradım tekrardan(bu her “aradım” için bir telefon görüşmesi gideri daha ekleyiniz.) paketi ulaştırdıklarını öğrendim. Bu da demek ki işin bana kalan kısmı sonunda bitmişti. Bu daha dün oldu. Vatan&#8217;ı aradığımda bilindik “şimdi mesai saatleri dışındayız” geyiğine maruz kaldım elbette. Vatan&#8217;ın Internet sitesinde Saat 10 – 19:30 Ürün Değişim ve Iade Hizmeti yazması tamamen aldatmaca, yemeyiniz. O saatten önce de ulaşsa onları pek ilgilendirmiyor. Tabii telefonla “yine” ulaşamadığım  Vatan&#8217;a bir e-posta daha gönderdim. O e-postanın üzerinden 24 saatten fazla geçti ama cevap alamadım, hafta içi olduğunu da düşünürsek call centerdaki elemanlar halı sahaya kaçmadıysa, bu e-postalarla neden ilgilenmiyorlar bir fikrim yok. Sonraki gün tekrar aramak üzere vazgeçtim bende tırmalamaktan.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Şimdi sanacaksınız ki, sonraki gün uyandım, Vatan&#8217;dan bir temsilci beni aradı, ya da e-postama yanıt verdi falan. Tabii ki hayır! Vatan&#8217;ı aradığımda moron bir otomatik cevaplama zımbırtısından başka hiçkimseden yanıt alamadım ve o da doğru olduğunu 100 kez kontrol ettiğim tuşa her bastığımda aynı sıkıcı sesle “yanlış tuşa bastınız” şeklinde ısrar etti. Kastırmaktan vazgeçip bir saat kadar sonra akrabama denettirdiğimde kendisinin “12.sırada” olduğunu ve uzun süre bir sıra bile ilerleyemediğini öğrendim.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Oha Vatan! 12.sıra nedir bir kere? Ekmek kuyruğuna girmiyoruz arkadaşım burada. Bir şey sorup kapatacağım yani, bu da başbakanın özel hattı falan değil. Hadi 12 kişi birden yüklendi cevaplayamadınız, o 12 zavallıdan çarptığınız paralarla oraya en az iki call center çalışanı daha alırdınız. Sonuç: bir başka başarısız girişim. UPS&#8217;e göre paket zamanında ulaşmış, yani önceki gün ulaşmış. Vatan&#8217;a göreyse.. Ne bileyim lan? Vatan&#8217;a ulaşabilen cennetlik zaten. Biraz zaman geçsin tekrar deneyeyim diye düşünüp yeniden aradığımda: “mesai saatlerimizin dışında..” şimdi buna ben anca assktir derim. Sabahın 10unda mı arayalım illa ulan? Bu mu? Tabii gün içinde de e-postalara cevap gelmediğini belirteyim.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Bu yazının bu kısmına kadar olan bölümü olayların son gününde yazmıştım, sonradan yazıyı göndermeyi ihmal ettiğim için geri kalanını da anlatayım:</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Sonraki gün Vatan&#8217;ın müşteri hizmetleri yerine mağazalarından birini(sanırım Topkapı) arayıp merkez ofisinin telefon numarasını aldım. Buradan ulaştığım temsilci için sırada beklemeyişimi hayretlerle karşıladım diyebilirim. İsteyince olabiliyormuş! Buradan, henüz gerekli testlerin yapılmadığını öğrendim. Ulan neyi test ediyorsunuz bu kadar birader? 3 günde monitörü kırıp döküp göndermiş olamam ya? Madem o kadar test ediyordun niye bana bozuk ürün gönderdin?</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Monitörün bir türlü gelemeyeceğine ve Vatan&#8217;ın bu işi iyice bok edeceğine emin olduğumdan, siparişimi iptal etmelerine karar verip HepsiBurada&#8217;dan yeni bir sipariş verdim, bu siparişe daha fazla para ödeyecek olsam da bir halta benzeyen bir servis çok yeterliydi o an için. HB&#8217;da siparişim onaylandıktan kısa süre sonra ise Vatan&#8217;ı arayıp iptal edin dediğimde “nakliyata verdik” denildi. Bu adamlara bir kez daha inanıp-salak bir günümde olmalıyım- HB&#8217;deki siparişimi iptal ettim. Ardından öğrendim ki o olay da “beyaz yalan” sınıfına giriyormuş. En sonunda bir kaç günlük ekstra zahmetin ardından bir başka temsilci bana mail adresim üzerinden form gönderip imzalamamı istedi. Şimdi buradaki komiklik şu: burası bir ev, tarayıcım yok, faks cihazım da. Bunun üzerine zeki Vatan çalışanları paintte imza atmamı istediler. Öhm. Yani bu zeki buluşa denilecek laf bulamıyorum. Paintte atılan bir imzanın ne kadar kolay kopyalanabileceğini, ve bir o kadar anlamsız ve geçersiz olduğunu geçtim, o kadar bekledikten sonra ekstradan paperwork haketmiyor olmalıyım!</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Vatan tüm bu çektirdiği zahmetlerden sonra, ürünü bir şekilde kargoya vermeyi becerdi. Tabii o kadar kolay oldu sanılmasın, arada en az  bir 5~ telefon görüşmesi ve dil dökme vardır. Zirâ bir ürünü geri alıp yerine yenisini koymanın iki hafta alabilmesinden ben bunu anlıyorum. En sonunda, üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen hala inanamadığım bir şekilde, yeni monitör, bu sefer kullanılmamış bir şekilde elime ulaştı ve tüm bu zahmet bir halta yaradı. Tabii ben çoktan bu zahmetli işlerle uğraşırken, tatilimi günlerce ertelemiş, vakit ve para kaybetmiştim bile. İşin en gülünç yanı da, gönderilen yeni ürünün aynı modelin farklı bir üretimi-sanırım üretim yeri farklı- olmasından ötürü ayaklarının daha kaliteli, menülerinin az değişik ve bildirim ışığının daha parlak olması oldu, sebebi de Penta&#8217;dan yenisinin getirtilmiş-hatta bu karambolde Penta&#8217;nın logolu kartları bile kutudan alınmamış zaten- olması. Kısacası para verdiğim ürünün kalitesi bile şansa bırakılabiliyor Vatan&#8217;da.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">Eğer bir yerden ürün temin edecekseniz, bu Vatan OLMASIN! Kolay kolay hiç bir satıcıya karşı cephe almam, ancak “10 Kontör kazanmak için tıklayın!” bannerları kadar bile güvenilir olmayan bir yer daha varsa o Vatan Bilgisayar, Computer, ne halta odur. Vatan&#8217;dan aldığınız ürün, eksik, geç gelebilir, başına her iş gelebilir, yarın bir gün bozulursa 30 gün beklersiniz, kimseye de ulaşamazsınız, müşteri hizmetlerine ulaşabilenlere %10 indirim yapsalar yeridir. Buraya yaptığınız her arıza bildirimi, sizin en az 20 kez ittirmeniz olmadan işlemez ve her seferinde size gerek telefon, gerek ulaşım masrafı olarak girdikçe girer. Müşteri hizmetleri kendi suçunu size yıkabilir, yalan söyleyebilir, gönderilen ürün “piyangodan çıkabilir”. Eğer gerçekten çok umutsuz bir durumdaysanız ve kampanyalı bir ürün alacak olursanız bile, YAP-MA-YIN! Değmez. Çin malı alın, Vatan&#8217;dan almayın. Ben değil, konuşan tamamen tecrübe.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="left">
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/linux-dunyasindan/benzer-problem-farkli-bakis-acisi" rel="bookmark" title="Permanent Link: Benzer problem, farklı bakış açısı.. :)">Benzer problem, farklı bakış açısı.. <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2010/kisisel-bolge/amazon-co-uk-dan-alisveris-yapmak" rel="bookmark" title="Permanent Link: Amazon.co.uk &#8216;dan Alışveriş Yapmak">Amazon.co.uk &#8216;dan Alışveriş Yapmak</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/logitech-servis-deneyimim" rel="bookmark" title="Permanent Link: Logitech Servis Deneyimim">Logitech Servis Deneyimim</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2009/kisisel-bolge/logitech-yeni-g9umu-gonderdi" rel="bookmark" title="Permanent Link: Logitech Yeni G9umu Gönderdi">Logitech Yeni G9umu Gönderdi</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/bilisim/olimpik-oyunlar-icin-vista-uygun-degil" rel="bookmark" title="Permanent Link: Olimpik Oyunlar için Vista Uygun Değil">Olimpik Oyunlar için Vista Uygun Değil</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/kisisel-bolge/nereden-alisveris-yapilmaz-vatan-bilgisayar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MacOSX Deneyimlerim</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/mac-osx-deneyimlerim</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/mac-osx-deneyimlerim#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 00:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=615</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>Şimdiye kadar Maclerden özenle uzak kalmış biri olarak(sevmiyorum seni Apple!) geçenlerde ister istemez Mac kullanmak zorunda kaldım. Bir adet Intel G5 üzerinden MacOSX kullanmış oldum ve kesinlikle alışılmışın dışında bir tecrübe oldu benim için. O sistemi halen kullanıyorum hatta. Bir hafta kadar önce, iş için bana ayrılmış bilgisayarın bir Mac olduğunu ve benim MacOSX ile hiç aram olmadığını düşününce, biraz araştırma yapmam gerekti.</em></p>
<p></p>
<p>Öncelikle, bir MacOSX ancak ve ancak Mac ile kullanılmalıdır! Intel işlemcisi var diye PCye MacOSX, Mac&#8217;e Windows falan kurma acayiplikleri işletim sisteminin tasarımını berbat etmenin alemi yok. Mac&#8217;lerin <strong>nettop</strong> adı verilen Monitör + Kasa birleşik tasarımına bayıldığımı da ekleyeyim. Mac&#8217;in klavyesi, tasarımı, renk seçimi, Mighty Mouse&#8217;u -ayrıca değineceğim- her şeyi MacOSX ile uyumlu bir tasarım yaratma amacında. Bir MacOSX en güzel deneyimi ancak Mac ile yaşatır.</p>
<p>Gelelim donanımsal bazı farklılıklara. Öncelikle Mighty Mouse denen fareden bahsedeyim. Mighty Mouse aslında tuşsuz bir mouse, ya da tek tuşlu diyebiliriz. Ancak dokunuşlara oldukça hassas olan bu alet parmağınızı nereye koyduğunuza  göre sağ mı sol mu tıkladığınızı belirliyor. Buna alışana kadar gün yüzü görmemiş küfürler edebilirsiniz.  Mouseun ortasındaki kısım(trackpad mi deniyordu bunlara?) her yöne dönebiliyor, ayrıca eğer basmayı becerebilirseniz kendisi üçüncü bir tuş yerine de  geçiyor. Klavyenin de benzer şekilde, WinKey&#8217;den arındırılmış, Insert tuşu yerine &#8220;yardım et&#8221; tuşu olan, CTRL&#8217;nin Alt&#8217;ın bir acayipleştiği, 16 tane fonksiyon tuşunun olduğu bir klavye olduğunu söylemeliyim. Yani alışana kadar maymun olacaksınız arkadaş. Ayrıca tüm bu süper tasarımlı aletlerin bir G9, bir G15&#8242;inizle boy ölçüşemeyeceğini bilin, iş sınıfı şeyler hepsi. Tasarımdaki ufak ayrıntılar çok hoş, mesela ön paneldeki, bilgisayar boot ederken yanıp sönen ışık, normalde aslında hiç yokmuş gibi görünüyor, kameranın-her modelde var mıdır bilemiyorum- yerleşimi de çok iyi düşünülmüş.</p>
<p>Mac, işlev olarak pek bir şey vaat etmeyen bir bilgisayar olduğundan, CD sürücüden CD almak bile bu alette alışılmışın dışında olabiliyor, şöyle ki, donanımsal bir tuş olmayabiliyor mesela. CDye sağ tıklayıp &#8220;Çıkar&#8221; demezseniz çıkmamakta direniyor. Tüm portların monitörün(yani kasanın) üzerinde yan yana durduğunu, bu görüntünün de oldukça sevimli olduğunu söylemeliyim. O güç tuşuna basarken bile şık bir cihaz kullandığınızı biliyorsunuz. Ha tabii sonra o şık cihazın güç tuşunun yanında reboot tuşu olmadığı geliyor aklınıza, canınız sıkılıyor.</p>
<p>Her neyse, konu MacOSX, Mac&#8217;in donanım muhabbetini burada kesmek istiyorum. Alışılamayacak zorlukta değil zaten. MacOSX&#8217;i ilk açtığımda o hafifçe dönen &#8220;yükleme ekranı&#8221;, ve hemen ardından sorgusuzca masaüstüne şutlanmanız, bana a) bu sistemin kullanıcı dostu olduğunu b) benim kullanıcı dostu işletim sistemlerini sevmediğimi farkettirdi. Kubuntu&#8217;mu açarken çıkan o güzel açılış çıktılarını burada göremiyorum. Eğer WinVista kullandıysanız, yeşili gri yapın, MacOSX&#8217;in açılışı öyle işte.</p>
<p>MacOSX kullanırken beni en çok etkileyen, sistemin aşırı derecede &#8220;sağlam&#8221; , tek parça halinde duruyor oluşuydu. Tabii kaputun altında durum pek öyle sayılmaz ama verdiği his bu yönde. Her uygulama birbiriyle az çok ilintili ve hepsi çok çok çok görsel. Mesela GNU/Linux&#8217;ta da kullandığım VirtualBox, burada sanki başka bir yazılımmışcasına güzel görünüyor. Sisteme kurduğunuz her yazılımda aynı hissi alıyorsunuz. Bu tabii çok şımartıcı. KDE&#8217;de olmayan, GNOME kullanıcılarının aşina oldukları sol taraftaki birbirinden bağımsız ikonlar Mac&#8217;de de var, oradan Bluetooth&#8217;u, AirPort(a.k.a Kablosuz)&#8217;u, IM istemcinizi falan ayarlayabiliyorsunuz. Bu tabii ki çok şık, biri KDE geliştiricilerine bunu anlatsa iyi olur!</p>
<p>Arabirimde çok etkileyici ve şuan KDE4&#8242;a da uyguladığım şeylerden biri, dock. Linux üzerinde bütün dockları(Cairo,Kiba,Avant..) denemiş olmama rağmen hiç dock kullanmamış ve bunun gerekliliğini anlamamıştım. Bir kaç doz MacOSX seansından sonra şimdi AWN kullanıyorum ve eski görev yöneticim çokdan çöpü boyladı bile. (&#8220;Kubuntu Masaüstlerim&#8221; yazımda yeni halini görebilirsiniz) İkinci bir güzellikse dashboard. Plasma&#8217;nın da bir dashboardı var fakat oldukça saçma bir şekilde, buraya eklediğiniz widgetler siz dashboardı kapatınca da desktopta bir yer ediniveriyorlar! O zaman dashboardın bir anlamı olmuyor tabii. Laf aramızda, bunu MacOSX-imsi yapan bir hack var, türkçeleştirip yayınlamayı düşünüyorum, anahtar kelime: aseigo&#8217;nun blogu.  Hackleseniz bile, yine de MacOSX&#8217;in dashboardı daha görsel.</p>
<p>Benim çok beğendiğim, KDE3.5&#8242;de yapılabilen ama 4&#8242;e nedense adam gibi port edilemeyen-hackleri varmış galiba, bilemiyorum- bir güzellik de global menü. Bunu en kolay şöyle açıklayabilirim: GNOME&#8217;da bildiğiniz üzere 2 panel vardır, üst ve alt. MacOSX&#8217;de de varsayılan 2 paneldir. Alt panel docktur, açılan uygulamalar ve uygulama kısayolları bulunur. Üst panelde kontrol ikonları, menü kısayolları ve kocaman bir global menü alanı vardır. O alanda, bizlerin her uygulamada ayrı ayrı görmek zorunda kaldığı &#8220;Dosya Düzen Görünüm Geçmiş Yer İmleri..&#8221; şeklinde giden liste mevcuttur, o panel zaten ince olduğundan fazla yer de kaplamaz, sizi de yer israfından kurtarır, oldukça da şıktır. Hangi uygulamaya tıklarsanız, aktif uygulamanın menülerini gösterir. Halen &#8220;anlamadım ben&#8221; diyorsanız bir kaç MacOSX ekran görüntüsüne bakın, olayı kavrarsınız.</p>
<p>Madem tasarımdan girdik, oradan devam edelim, zaten en çok bir fikir edinebildiğim kısmı o oldu. MacOSX compositing efektleri konusunda sınıfta kalıyor. Tabii rakibi Windows kadar başarılı diyebiliriz ama bir Compiz Fusion, hatta bir KWin bulamayacaksınız.  Belki üçüncü parti uygulamalarla oluyordur. Ben dockun zıplaması-Kiba&#8217;nın fizik hesaplamaları yanında çocuk oyuncağı gibi- ve Cover/Pencere minimize etme efektleri dışında dişe dokunur bir efekt  göremedim. MacOSX&#8217;in varsayılan tasarımı, 3 OS arasında en görseli diyebilirim, bu haliyle hem KDE4&#8242;ün varsayılanından hem GNOME hem de WinVista&#8217;dan daha şık. Fakat elbette ki GNU/Linux&#8217;taki kadar kişiselleştirilebilir değil, masaüstü yöneticisi sabit, erişiminiz oldukça kısıtlı böyle şeylere. Yani istediğini elde etmeye alışkın Linux kullanıcıları rahatsız olabilirler, Windows kullananlar için pek bir fark olmayacak.</p>
<p>Tamam, tasarım konusu bu kadar. MacOSX&#8217;in en önemli ve en ilham verici kısmı bu olduğu için böyle detaylı tuttum. MacOSX&#8217;in uygulama desteği de hiç fena değil, özgür yazılımların bir çoğu port edilmiş. Bunlara örnek olarak halen kullanmakta olduğum Eclipse,GIMP(Photoshop varken acayip olabiliyor tabii GIMPte inat etmek), XAMPP, VirtualBox ve daha bir çoğu var. Sıklıkla tanıdık uygulamalara denk geleceksiniz. Windows&#8217;taki uygulama çöplüğü tabii ki mevcut değil. Yalnız bu sistemde doğru düzgün bir paket yöneticisi olmaması can sıkıcı. &#8220;sudo apt-get install&#8221; a alışmış ellerim burada indir,kur,bekle,next,next,i agree yapmaktan rahatsızlık duydu. MacOSX uygulamalarının hoş bir yanıysa, tek parça olabilmeleri. Mesela bir IRC istemcisi indirdiniz, içinden sadece tek bir dosya çıkıyor, onu Applications klasörüne kopyalayıp oradan tıklamayla açıyorsunuz, tüm uygulama sanki o tek dosyaymış gibi oluyor.</p>
<p>Dosya yönetimi mevzusu biraz rahatsız etti beni, ayarı her neredeyse bilemiyorum ama, bir dosyayı doğrudan silmek için gereken o &#8220;çok özel&#8221; kısayolu bilmediğimden her seferinde o verinin önce çöp kutusuna gitmesinden bıktım artık. Bir context menüye adam gibi &#8220;Sadece Sil&#8221; fonksiyonu eklenemez miydi?</p>
<p>Kısayollar ve işlevsellik konusu sıkıntılı. Kullanma süreniz arttıkça alışılıyordur elbette ama ben burada halen süreç yöneticimi açamıyorum! Ya da terminale tek tuşla ulaşamıyorum. Yakuake benzeri uygulamalar olduğunu duymuş olsam da, paket yöneticisi olmadığından bir başka next,next,i agree yapmamak için aramak da istemiyorum aslında. Bu tür kısayollar arasında evrensel sayılabilecek olan CTRL + C bile ALT + C idi ben kullanırken. Ya da epostalardaki [at] işaretini yapmak için parmaklarınızın farklı bir şekil alması gerekiyordu, bu tip sorunlar var. Marijinal olacağım diye bilinen her kısayolu değiştirip can sıkmanın alemi yok, değil mi Apple? Konuyla ilgili ufak bir not olarak, ttyX konsolların olmadığı işletim sistemi gerçek olamaz, olmamalı.</p>
<p>Fonksiyon tuşlarının 16ya çıkması MacOSX de daha kolay &#8220;şımarma&#8221; imkanı tanımış. Yanlış anımsamıyorsam, F12 ile dashboarda hemen çıkabiliyor, tek bir fonksiyon tuşuna dokunarak tüm pencereleri önünüzde listeleyebiliyor, ya da hepsinin kenara kayıp masaüstüne dönmeyi yine tek fonksiyon tuşuyla yapabiliyorsunuz.  Bu çok şık, afilli bir şey, hem de daha rahat bir çalışma alanı sunuyor. İşin sürücü tanıma kısmına pek giremedim, MacOSX zaten Mac donanımıyla gelince tanıması gereken 2 şey kalmıştı, kulaklık ve flash belleğim. Eh bu ikisi işletim sistemlerinin en kolay tanıdıkları şeylerdir zaten.</p>
<p>Bunların dışında çok büyük farklılıklarla karşılaşmadım, arabirimi kendine has olan tek şeyiydi. Gerisi hem GNU/Linux&#8217;tan &#8220;esinlenmiş&#8221;, hem de WinVista tarafından oldukça &#8220;esinlenilmiş&#8221; şeyler, eğer bu ikisini kullandıysanız MacOSX size müthiş yenilikler getirmeyecek.  Sistemin dosya ağacı bile Linux&#8217;tan tanıdığınız /usr gibi klasörler mevcut, tabanı benzediğinden. Uygulamaların ikilik dosyaları ya da duruma göre kısayolları-MacOSX kısayol işine pek de sıcak bakmıyormuş gibi geldi bana- Applications klasöründe mevcut.</p>
<p>Performans ve stabilite aslında çok önemli mevzular olmasına rağmen bu konuda henüz çok bir şey söyleyemiyorum, MacOSX&#8217;lerin etkileyici tasarımlarının altında güçsüz bir altyapı yattığını hepimiz duyuyoruz ama birinci elden test etme fırsatım olmadı. Macler genelde dünyanın parasını verip, 3 liralık teknolojiye 5 lira ödettirdiğinden sistemler zaten iyi, haliyle hızlı da çalışıyor. Aynı sistemde bir GNU/Linux falan uçardı herhalde. Ara ara CPU saçmasapan tavan yapıyor, onu saymazsak sistem bir şekilde kendine yol buluyor. Yalnız RAMden çok yediğini söyleyebilirim, ne yaparsam yapayım hep bir şekilde Swap kullanma inadını sürdürdü kendisi. Sistem çok stabil gelmedi bana, bazen saçmasapan hatalar ya da yanlışlıkla Finder&#8217;ı bozmanız, uygulamaların adam gibi listelenmeyişi gibi şeyler olabiliyor, bunlar sanırım ortalama bir süre için zaman ayırdığınızda çözülmeyecek şeyler değillerdir, bunların dışında da ciddi bir eksiklik görmedim ben. Tabii bunu şimdi söylemem bir hafta sonra sistemin açılmaması gibi bir şeyle karşılaşmayacağım anlamına da gelmez,  çünkü oldukça yeni bir kullanıcıyım.</p>
<p>Benim için, özetle MacOSX, arabirimi ve görselliğiyle hayranlık uyandırıcı ve ilham verici, öyle ki daha önceden bu tasarıma alışmayanlar, docku, panelleri, dashboardı kullandıkça çok sevecekler. Renk kullanımı ve teması da en iyi varsayılan OS olmasını sağlıyor görsellik açısından, fakat iş kişiselleştirme olunca GNU/Linux çok daha önplanda, çünkü ne kadar uğraşırsanız uğraşın, MacOSX&#8217;de bir şey olmayınca olmuyor. Sizin müdahale etme opsiyonunuz da kısıtlı. Görsellik dışında bu sisteme özel ekstra artı olarak söylenebilecek çok fazla şey yok, Mac&#8217;lerin oldukça şık olduğu ve kalite hissi uyandırdığını zaten söylemiştim. Sonuç olarak genel kullanımda, Windows&#8217;tan bir kaç gömlek üstün görünüyor, bir GNU/Linux olamayacağı ise çok açık, elbette Apple&#8217;da bu &#8220;kullanıcı dostu&#8221; yüzünü korumak istiyor ve bir GNU/Linux olma yolunda değil.</p>
<p>Eğer unuttuğum, görmediğim başka güzel ve mümkünse diğer OSlarda fazla alışılmadık(Time Machine falan iyi hoş da biliyoruz onları) özellikler varsa, yorum atın.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2007/bilisim/apple-mac-os-x-10410u-cikartti" rel="bookmark" title="Permanent Link: Apple, Mac OS X 10.4.10&#8242;u Çıkarttı">Apple, Mac OS X 10.4.10&#8242;u Çıkarttı</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/fenerbahce-4-1-galatasaray-dominating" rel="bookmark" title="Permanent Link: Fenerbahçe 4 &#8211; 1 Galatasaray &#8211; Dominating!">Fenerbahçe 4 &#8211; 1 Galatasaray &#8211; Dominating!</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/linux-dunyasindan/mac-windows-ve-linux" rel="bookmark" title="Permanent Link: Mac, Windows ve Linux">Mac, Windows ve Linux</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/bilisim/appledan-bir-giydirme-daha" rel="bookmark" title="Permanent Link: Apple&#8217;dan bir giydirme daha">Apple&#8217;dan bir giydirme daha</a></li><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/linux-dunyasindan/ilk-kde4-deneyimlerim" rel="bookmark" title="Permanent Link: İlk KDE4 Deneyimlerim..">İlk KDE4 Deneyimlerim..</a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/mac-osx-deneyimlerim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAID Türleri</title>
		<link>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/raid-turleri</link>
		<comments>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/raid-turleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 03:57:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aranel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aranelsurion.org/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bu zamana kadar hiç denememiş ve hiç araştırmamış olduğum için kendimi suçladığım şeylerden biri de RAID. Ya da özetle, sabit diskleri birleştirme türleri. Bu konuda Türkçe fazla makale de bulamadım, neyse ki ek$isözlük ile Wikipedia&#8217;yı üst üste koydunuz mu istediğinizi elde edebiliyorsunuz. Ben de &#8220;bu gün ne öğrendim&#8221; dedim, yazdım öğrendiklerimi, işte RAID&#8217;in yanındaki o sayılar böyle böyle oluyormuş:</p>
<p><br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/9b/RAID_0.svg/150px-RAID_0.svg.png" alt="RAID 0" /><br />
<strong>RAID 0:</strong> Bu en temel olanı. Tek yaptığı iki sabit diski bir taneymiş gibi kabullenmek. Yani iki tane 100 GB sabit diski birleştirip 200 GB sabit disk sahibi oluyorsunuz. Fakat bu disklerden biri bozulursa diğerindeki veriler de bozulmuş oluyor. Ciddi bir handikap tabii.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b7/RAID_1.svg/150px-RAID_1.svg.png" alt="RAID 1" /><br />
<strong>RAID 1: </strong>Çok basitçe, mirroring yapar. En az iki disk gerekir, birindeki verilerin aynısını diğerine de kopyalar, böylece disklerden biri bozulursa diğerinde bir yedek olmuş olur. Yedeklemek için avantaj, ancak 2 diski bir disk gibi kullanacağınızdan alan ve dolayısıyla para kaybı.</p>
<p><strong>RAID 2: </strong>Veri bir diske yazılırken, diğer disklere de ECC yazılır. Pek kullanılmıyor diye biliyorum.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/f9/RAID_3.svg/300px-RAID_3.svg.png" alt="RAID 3" /><br />
<strong>RAID 3: </strong>Byte-seviyesinde bölüp, disklerden birini parity diski yapar. Performansı oldukça iyi olmasına rağmen birden fazla isteğe aynı anda cevap vermekte gecikir. Okuma sırasında Parity kontrol edilir. Çok nadir kullanılır.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/ad/RAID_4.svg/300px-RAID_4.svg.png" alt="RAID 4" /><br />
<strong>RAID 4: </strong>Blok-seviyesinde çalışır. RAID 3 ile benzer mantıkta, disklerden biri parity diski olur.  Farkı, disklerin birbirinden bağımsız olarak çalışabilmesidir.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/64/RAID_5.svg/300px-RAID_5.svg.png alt=" alt="" /><br />
<strong>RAID 5: </strong>En az 3 disk gerektirir, blok-seviyesinde çalışır. Bu yöntemde parity diski adanmaz. Her diskteki parity verisi bir diğer diske yazılır. Böylece bir disk başarısız olursa veri yeniden oluşturulabilmiş olur. N &#8211; 1 adet sabit diskiniz varmış gibi çalışır. Disklerden biri bozulursa sistem yavaşlar.</p>
<p><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/7/70/RAID_6.svg/300px-RAID_6.svg.png" alt="RAID 6" /><br />
<strong>RAID 6: </strong>4 diskle yapılır, mantığı RAID 5 ile hemen hemen aynıdır, parity diski adamak yerine parity verisi farklı disklere yazılır. Performans anlamında çok bir şey vaat etmese de sistemdeki 2 disk birden bozulsa bile veri yeniden oluşturulabilir.</p>
<hr /><h2>İlgili Yazılar:</h2><ul><li><a href="http://www.aranelsurion.org/2008/kisisel-bolge/oyungezer-temmuz-sayisi-super" rel="bookmark" title="Permanent Link: Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! :)">Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! <img src='http://www.aranelsurion.org/wp-content/plugins/smilies-themer/Silk/emoticon_smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </a></li></ul><hr /><small>2007 - 20xx<br /> Aranel Surion'un Blogu. (Dijital Parmakizi:<br /> c073d28377f852746662bb706db575c6)</small>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.aranelsurion.org/2009/bilisim/raid-turleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

