Turkish Localization (turkish-l10n) 0.1 – Maemo 5

Turkish Localization 0.1 & Türkçe Yerelleştirme 0.1 (turkish_l10n_0.1)

Garage sayfası: https://garage.maemo.org/projects/turkish-l10n/

Açıklama
Nokia N900′de kullanılan Maemo 5 işletim sistem arayüzünü Türkçe diline çeviren paket. Bu paket, Maemo 5 arayüzünün ve varsayılan olarak getirdiği paketlerin ve GTK2.0 ile Ovi Maps çevirilerini içerir. Üçüncü parti yazılım desteği sunmamaktadır. Yazılımını Türkçe paketiyle uyumlu şekilde Türkçe dilinde çıkartmak isteyen geliştiriciler, dil paketlerini şuraya yükleyebilirler:
/usr/share/locale/tr_CY/LC_MESSAGES/

Bu paket, Nokia tarafından dağıtılmamış uygulama çevirilerini içermez.

GNU/GPL lisanslıdır ve ücretsiz olarak dağıtılır. Hiç bir şekilde ticari amaçlarla kullanılamaz, yeniden satılamaz, izinsiz olarak ticari projelerde kullanılamaz, ürünle birlikte ekstra fonksiyon olarak pazarlanamaz.

Bu yazının tamamını oku »

3840×1080 Duvar Kağıtları

Çift ekranım hakkında halen detaylı bir deneyim yazısı yazamadım ama, en azından çift monitör kullananlara bir faydam dokunacak sanıyorum. Bildiğiniz üzere 3840×1080  (2 tane 1920×1080) çözünürlükte duvar kağıtları pek bulunmuyor, ben ufak bir Google yaptıktan sonra bir kaç tane bulabildim, gerisini de farklı boyutlarda ya da 2 duvar kağıdının birleşimi şeklinde falanca17 hazırladı. Kendisine yardımı için tekrar teşekkür ediyorum :)

3840x1
3840x2

Bu yazının tamamını oku »

Second Life: Para Kazanmak

Second Life, çok özetle, hayatın sanal ve çok kullanıcılı bir simulasyonudur. Burada içerik kullanıcılar tarafından üretilir ve bu sebeple sınırsız eşya,script,kıyafet,mekan görme şansınız vardır, Second Lifeda üniversite de vardır, futbol sahası da, camii de-evet o da-. Daha fazla bilgiyi Internet’te hemen her yerde bulabileceğinizden açıklamayı bir kenara bırakıyorum. İlk hesabınızı açtığınızda farkedeceğiniz şey, karakterinizin hiç bir şeye benzemediği, etraftaki herkesin son derece karizmatik göründüğü ve sizin cebinizde 0 L$ (Linden doları, para birimi.) olduğu olacak. Bunu değiştirmek elbette mümkün.

Bu yazının tamamını oku »

Nereden Alışveriş YAPILMAZ: Vatan Bilgisayar

(Not: Olaylar yaklaşık 1 ay kadar önce oldu, vakit bulup üzerine yazamadım. Ama bu sayede hikayenin devamını da ekleme şansı kazandım.)

İş ahlakı nedir? Bence ticari anlamda iş ahlakı, verdiğiniz paranın karşılığını ya da şirket açısından düşünüldüğünde sunduğunuz hizmet karşılığı ücret almaktır. Bunu çok farklı düzlemlerde tartışıp, kapitalizmdi, komünizmdi ayırıp didiklemek istemiyorum, işin içinde ürün/para dengesi varsa iş ahlakı budur. Bu tanımı genişletirsek, Türkiye’de iş ahlakına uygun kurum bulunmadığını görürüz, mesela elektrik dağıtımını ele alırsak, aylık olarak ödediğiniz sabit ücretlendirme karşılığında o ay boyunca istediğiniz an elektrik servisinden yararlanabilmeniz gerekir. Ya da Türk Telekom’a ayda 49YTL gömüyorsanız, hızın size reklamda sunulduğu teorik değeri(100~kb/sn) yakalayabilmesi gerekir. Eğer her ay elektrik faturanızı günü gününe ve eksiksiz yatırıyorsanız, karşılığında elektriğinizin hiç kesilmemesini beklemeniz doğaldır. Tabii Hiçbir şey dört dörtlük, mükemmel olamayacağından hatalar olabilir ve müşteri bunu tolere etmelidir. Yani ayda yılda bir elektriğin kesilmesi tolere edilebilirdir. Ancak yaptığınız uyduruk sözleşmeye kıçını dayayıp, haftada bir evin elektriğini kesen şirketin yaptığı, yasal olabilir ancak etik değildir. %100 Uptime veremiyorsa veremediği servisi ücretten indirmesi lazımdır.

Bu yazının tamamını oku »

Keygen Müziği (Cracktro)

Popüler kültür ortalığı kasıp kavuradursun, popüler olmayan ama sanki sanat olan değerleri  sürekli arkamızda bırakıyormuşuz hissinden kurtulamıyorum. Artık dilimize keygen müziği olarak yerleşen ve inatçı sceneler olmasa çoktan unutulup gidecek olsa da, şimdiki acayip müzik zevkine, sıkıcı texte-aşk konusu bir parçada daha işlenirse çıldırabilirim, mesela- uyum sağlayamıyorsa da, evet, bence dünyanın en iyi yapımları arasında adlarını yazdırmalılar.

Bu yazının tamamını oku »

Symbian Oyunlarım

Nokia N96 kullanmaya başladığımı ve telefon-ve Symbian- hakkında baya detaylı bir yazıyı daha önceleri blogumda yazmıştım. Bir smartphone alıyorsam tüm ihtiyaçlarımı ve elbette eğlence ihtiyacımı karşılamasını beklerim. Beni tanıyanlar zaten oyunları ne kadar çok sevdiğimi de biliyorlardır. Evet, bir GNU/Linux kullanıcısı ve yazılımla ilgilenen biri için oyun oynamak komik gelebilir ama, ben oyunları seviyorum ve sıkı bir oyuncuyum da. Zaman kısıtlamam yüzünden oyunları sonuna kadar kurcalamayasam da her çıkan oyunun tadına bakmaya çalışıyorum. Eh, trafikte sıkışınca, uzun bir yolculukta, metroda, beklerken, dinlenirken yapacak bir şeyler lazım, mobil oyunlar tam bu zaman aralıklarını doldurmak için yaratılmış gibiler. MSN’de Oğuzhan ile konuşurken bana oyunlar hakkında yazmamı önerdi ben de farkettim ki gerçekten telefonumda epey oyun oynuyormuşum. Gerçi şimdi oynadıklarım ilk aldığımda yüklediklerim kadar çok değil ama, yine de idare edecektir:

Bu yazının tamamını oku »

MacOSX Deneyimlerim

Şimdiye kadar Maclerden özenle uzak kalmış biri olarak(sevmiyorum seni Apple!) geçenlerde ister istemez Mac kullanmak zorunda kaldım. Bir adet Intel G5 üzerinden MacOSX kullanmış oldum ve kesinlikle alışılmışın dışında bir tecrübe oldu benim için. O sistemi halen kullanıyorum hatta. Bir hafta kadar önce, iş için bana ayrılmış bilgisayarın bir Mac olduğunu ve benim MacOSX ile hiç aram olmadığını düşününce, biraz araştırma yapmam gerekti.

Bu yazının tamamını oku »

RAID Türleri

Bu zamana kadar hiç denememiş ve hiç araştırmamış olduğum için kendimi suçladığım şeylerden biri de RAID. Ya da özetle, sabit diskleri birleştirme türleri. Bu konuda Türkçe fazla makale de bulamadım, neyse ki ek$isözlük ile Wikipedia’yı üst üste koydunuz mu istediğinizi elde edebiliyorsunuz. Ben de “bu gün ne öğrendim” dedim, yazdım öğrendiklerimi, işte RAID’in yanındaki o sayılar böyle böyle oluyormuş:

Bu yazının tamamını oku »

Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.
Bu yazının tamamını oku »

Symbian İzlenimlerim

İzlenim dedim yanlış anlaşılmasın, ajandası var, mesaj kutusu şöyle şeklinde değil. Bu tip incelemeleri her yerde bulursunuz, bu sığlıkta açıklamaların da mantığını hiç anlamamışımdır. Ajandası var, OMG! Bu bir devrim. Hayır değil. Telefon alırken eğer önce megapikseline, bataryasına falan bakıyorsanız bu yazıyı anlamsız bulabilirsiniz. Ben öyle yapmıyorum, benim için telefonun işletim sistemi en önemli şeyidir. hızı, stabilliği, güvenliği, uygulama desteği, hack kapasitesi, kodlarının korumalı olup olmayışı, popülaritesi. En çok bunlar önemli. İki çift laf edeyim diye telefon almıyorum anlayacağınız.

Bu yazının tamamını oku »