OpenSOZLUK

“Tomorrow is the only day in the year that appeals to a lazy man.” ~Jimmy Lyons

Bilmeyenler için; OpenSOZLUK benim kendimi geliştirme amaçlı giriştiğim bir PHP (dolayısıyla CSS/HTML/SQL ve istemeye istemeye JS) projesi, amacı açık kaynaklı, patlayıp çatlamayan, saçmasapan lisans problemleri olmayan bir interaktif sözlük yazılımı oluşturmak, yani “kendi minik ek$i-sözlük  klonlarımızı host etmek” amacı var diyebiliriz.

OpenSOZLUK üzerine sonunda çalışmaya başlayabildim, hatta sallantıda diyebileceğimiz CSS bilgim ve yeni yeni geliştiğim Gimp ile (öyle bir yetenek düşmanıyımdır ki, Gimp’le bunları yapabildiğime halen inanamıyorum diyeyim, büyüksün Gimp!) default şablon adayı bile hazırladım ona, biraz fazla devlet dairesi gibi oldu, aslında aklımdaki tasarım çok renkli, canlı, web2.0 bir şeydi ama oturup çizebilecek bir adam olmadığımdan en azından şimdilik basit bir şey yapmayı tercih ettim. Şablon desteği sayesinde belki ileride daha farklı tasarımlar da çıkarabilirim ortaya (aslında renkleri değiştirsem bu da canlı görünebilir), ya da bu işi benden daha iyi yapabilecek birileri el atabilir de. Her şekilde, “teorik olarak” çalışan bir tasarıma bakıp bu benim eserim diyebilmek zevkli oluyormuş.

Sıfırdan bir şeylere girişmenin gerçekten yorucu olduğunu farkettirdi bana OpenSOZLUK, ve hazır bir sistemi alıp dayayıp döşemek, düzenlemek gibi olmuyor gerçekten, gönüllü bir projede uğraşmak misli misli zor geliyor insana. Bunun yanında, bazı şeylerle de aramı iyileştirmemi sağladı tabii. Mesela PHP’de neredeyse hiç kullanmadığım fopen() -öğrenmesi 10sn falanmış tabii-, .htaccess ve mod_rewrite, “tasarımla kod nasıl ayrılır”, ” fonksiyon neden yazıyoruz ki”, ” ne demek o kadar SQL sorgusu yavaşlatır yeaa” gibi olayları hafif hafif çözdüm diyebilirim. Freenode’daki ##php kanalındaki arkadaşlar da beklemediğim kadar (RTFM veya Let me google it for you linki bekliyordum) yardımcı oluyorlar sağolsunlar :)

Bir kaç not olarak; IDE olarak Netbeans iddiamda kararlıyım, gerçekten her anlamda etkili bir yazılım bu, işleri çok kolaylaştırıyor. XHTML’in ömrü dolmaya yakın diyorlar, XML ile aranız yoksa HTML 4/5 en iyisi. XHTML 2 sanırım iptal edilmiş, HTML 5′in de ne kadar kapsamlı olduğuna bakılırsa haksız bir iddia sayılmaz. CSS’de ufak bir hackle footerı en aşağı kaydırabiliyorsunuz. (SVN’deki style.css’de bir örneği var) Daha aklıma gelmeyen şeyler de vardır bir sürü.

Projeye yardım etmek, bana akıl vermek (“Knowledge is power. Guard it well.”), şunu olmamış bunu yapamamışsın bik bik etmek (bunun da faydası oluyor bir anlamda) isteyenler çekinmesin, her yönden bana ulaşabilirsiniz.

SVN ve Proje takibi: projeler.aranelsurion.org

İzlenesi Animeler

Anime izlemeye daha yeni başladım sayılır ama şimdiden bir çok güzel seriyi bitirecek vaktim oldu, bazı seriler o kadar eğlenceli, bazıları o kadar derin oluyor ki çizgilerle anlatılabilen hikayelere şaşırıp kalıyorsunuz, sanat işte böyle bir şey olmalı. Hangi medyanın üzerine durduğuyla değil içeriğiyle sanat. Eğer siz de benim gibi 300-500 bölümlük devasa serileri takip edecek vakit bulamıyorsanız, denemenizi önereceğim bir kaç güzel anime var burada:

1. Death Note: Daha önce buna bir yazı ayırmıştım hatta. Kesinlikle izlenmesi lazım. Sebepleri de burada.
2. Elfen Lied: Fantastik, kısa ve eğlenceli bir anime. Kafa bulandırmadan, anlatmak istediğini anlatıp gidiyor. Sonu için bile izlenebilir.
3. Serial Experiments Lain: Bunu üçüncülüğe düşürmemin tek sebebi kafa kaynatıcı olması. İlginizi vermezseniz ya da anlatmak istediği konuya ilgi duymuyorsanız 10 küsür bölümü bitirip “ee neydi lan bu?!” diye kalabilirsiniz. Yok benim izlediğim anime bana da bir şeyler katmalı, tasarımıyla alkış toplamalı diyorsanız mutlaka izlemeniz gerekiyor.
4. School Days: Kategori dışı diyeyim buna. Tür olarak Drama,Ecchi ve Komedi diyebiliriz zira kısa sürmesine rağmen 2-3 bölümde bir resmen tür değiştiriyor School Days. Önce komik, sonra Ecchi ve sonra da dramatik bir kapanışla bitiyor. Bir kaç bölümü hariç de sıkmıyor üstelik, sadece karakterleri için bile izlenir. (Setsuna <3)
5. Shuffle!: Bunun henüz başlarındayım ama gidişata bakarak diyebilirim ki, kafa dağıtmak için Shuffle. Hatta ağır bir animeyle arka arkaya koyarsanız en iyisi. Fazla düşündürmeden, yormadan, mantık aratmadan güldürüp eğlendirip gidiyor Shuffle. Karakterlerinin çok ilgimi cezbettiklerini söyleyemeyeceğim ama, aralarındaki ilişkileri falan takip edebilirsiniz. Ya da en güzeli fazla sallamayıp kafa dinlendirici olarak kullanabilirsiniz.

Halen bu güzelliklerle tanışmadıysanız geç kalmış değilsiniz. İzlemek için sizden ekstra bir birikim, japon kültürüne derin bir ilgi de istenmiyor üstelik, hepsi kendi çapında oldukça rahat izleniyor, detaya boğarak öldürmüyor. Ben izlemek için Animefreak.tv adresini kullanıyorum, mümkünse İngilizce dilde izlemeye çalışın, diğer dillerdeki (ve Türkçe’deki) çeviriler rezil rezil ve rezil olabiliyor.

Konu-dışı: Kaçırdınız ama, oyunlarla ilgilenenler Steam Summer Sale’dan umarım bir şeyler kapabilmiştir. Ben epey bir şey kaptım, 5-10 dolara harika şeyler sattılar. Steam’i izleyin, haberiniz olsun, bence.