Kadim Topraklar

Uzak Diyarlar kapandıktan sonra, yenilikçi , hızlı ve geniş özellikleri olan bir MUDun eksikliği hissedilmeye başlandı, hem de çok :) Bu sebeple  4 Ölümsüz (Yönetici) olarak Kadim Topraklar projesine başladık, şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.kadimtopraklar.org

“MUD Nedir?” derseniz, çok basit anlamda çok oyunculu metin tabanlı oyun, fakat metin tabanlı olması sizi aldatmasın, MUDlar son derece karmaşık ve gelişkin yapılı yazılımlar aslında. MUDları, diğer “Role Playing Game” lerden ayıran asıl şey ise, gerçekten “Role Playing” olabilmesi. Tamamen text tabanlı olduğu için, rol kesmekte sınır tanımıyorsunuz.

Eskilerden birilerinin(Randalin Gamwood muydu o? :) ) dediği gibi : “MUD oyuncuları trendleri değil düşlerini izleyenlerden çıkar.”

Oyuna ulaşmak için, basit bir TELNET istemcisi yeterli olacaktır, fakat karakter kodlamalarında sorun çıkartabilir bunlar. Bu açıdan, kapsamlı bir istemci tercih edebilirsiniz, Windows için MUSHClient , Linux için KildClient oldukça iyi yazılımlar, ikiside sitede var. Sadece alışmaya çalışın, ve önyargılı olmayın. Son olarak ; Bağımlılık yapıcıdır, dikkatli olun! :)

Açık Mektup

Buradan yüce devletimize sesleniyorum! Efendim, durum şudur ki ; yaptığım kişisel araştırmalar sonucunda IQmün 30 un üstünde olduğunu üzülerek farketmiş durumdayım, tabii ki IQsü “bu denli yüksek” olan insanların toplumda bulunması büyük bir sorundur. Bu sebeple beni yasaklamanızı, engellemenizi, erişimime çomak sokmanızı rica ediyorum. Lütfen biri beni durdursun. Lütfen bloguma erişimi yasaklayın, engelleyin, anasayfaya 8-9 tane kırmızı ünlem falan da koyun ki artistik görünsün. Böylece “devletimi seviyorum ben”ciler de mutlu olabilsinler, değil mi ama ? Hatta buradan ülkemizin pek sayın başbakanına da iki çift lafı borç bilirim : “Engellemeyeni sksinler mi ?”

Bu girdiyi fazla uzatmak istemiyorum, zirâ yüce devletimizin ve “süper-ultra-mega harika” hukuk kuruluşlarının önünde engelleyecek bir sürü site, yapacak bir sürü iş vardır, kendilerinin vaktini çalmamak gerekiyor, sonuçta o baskıcı ve faşist beyinleriniz(pardon, ona halen beyin deniyor mu?) bu yazıyı fazlasıyla uzun görecek ve okumayacaklardır sanıyorum. Hem kaldı ki, siz zaten istediğiniz haltı yiyorsunuz, halkın ne istediği nasıl düşündüğü kimin umrunda, haksız mıyım ? Halk kimmiş ki zaten, ayaklar baş olursa kıyamet kopar arkadaş!

O değilde, hayatım boyunca yaptığım ilginç salaklıklardan birisi, ülkemin Suudi Arabistan , Birleşik Arap Emirlikleri , İran gibi ülkelerden daha modern olduğunu sanmaktır, oysa ki görüyoruz ki öyle değilmiş, sonuçta siz de engelliyorsunuz YouTUBE‘u, onlarda. durum eşit. Hayır yani, bu “mühtehcen” siteye fastwebproxy.net gibi vekillerle halen ulaşılabilmesi de ayrı rezalet yani, oysa ki devletin dediği dediktir, devletin vurduğu yerde gül biter bi’ kere!

Son olarak ; Bu YouTUBE bizi pek siklemiyor afedersiniz. Sebebi ne olabilir ? Bokunu çıkardınız, ondan mı acaba ?

İstiklal Marşı ?

Lafmacun adlı sözlük oluşumunda bulduğum çok harika bir entryi paylaşmak istedim.

istiklal marşının “kahraman ırkım” gibi ırkçı, “hakka tapan milletim”, ya da “şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” gibi laiklik karşıtı ve “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” gibi uygarlık düşmanı sözler içermesi, böyle sözler içeren bir marşın 21. yüzyılda hala türkiyenin ulusal marşı olabilmesi ve türkiyenin dünyanın hala geçerli olan tek ırkçı ulusal marşına sahip olması nasıl yorumlanabilir? üstelik saltanatın ve hilafetin kaldırılmasına karşı çıkan mehmet akif’in şiirinin kemalistler tarafından günümüzde bu kadar savunulması da ayrı bir konu. marşın melodisinin zorluğundan dolayı söylenememesi de cabası. evrensel değerleri vurgulayan ve herkesin sesinin, nefesinin yeteceği bir marş kabul etmek bu kadar mı zor? evet aslında bu kadar zor. şiirler ve melodiler şiir ve melodi olma özelliklerini yitirip romantik bir irrasyonalizmin elinde kutsal değerlere dönüştüklerinde, üstelik yasalarla koruma altına alındıklarında onların içeriğini ya da biçimini tartışmak bile bir tabuya dokunmak anlamına geliyor.

Ayrıca yanılmıyorsam marşın bestesi aslında “türkü” şeklinde, o yüzden okurken kasınç oluyor. Çünkü türküyü 3 kat yavaşlatıp bu hale getirdikleri söyleniyor, meğer her sabah türkü okuyormuşuz :)

Günlerin bu gün getirdiği..

Her ne kadar faşist devlet ve kuklası polisler , Taksim‘de terör estirmiş olsa da, sendikaların “insan hayatını koruma” sorumluluğu yüzünden en sonunda iptal edilmiş olsa da, KESK Genel Başkanı nın dediği gibi, Bu gün her yer Taksimdi! Kendi şehrimde yapılan mitinge de katıldım, son derece “olağanüstü” olduğunu söylemeliyim. Coşkumuzu her zaman oldugu gibi gösterdik, bizim olan bayramımızı kutladık, 1 Mayıs’ımızı kutladık. Çok eğlenceli olduğunu söyleyebilirim, herhangi bir arbede olmadı ama şunu söyleyebilirim ki, o coşkuyu o anı yaşayabilmek için polis copuna kesinlikle değer. Asla unutmayacağınıza emin olun. Gelecek seneye bu sefer İstanbul’da kutlamayı düşünüyorum :)

Halen kulaklarımdan gitmiyor ; “laylaylaylaylaay ampuul tayyyiiipp!” :P